Litvanya Tarihi

Litvanya Tarihine Genel Bir Bakış

Litvanya’nın tarihi bugünkü Litvanya topraklarının tarih öncesi dönemlerden günümüze kadar olan tarihini kapsamaktadır. Litvanya tarhinin başlangıcı, Buzul Çağının sona erdiği MÖ 1000 yılı civarında olduğu varsayılmaktadır. Litvanya tarihi boyunca; katliamlar, krizler, savaşlar ve tarihte yerini almış bir çok olaya şahit olmuştur.

Bu yazıda Litvanya’nın tarihi ve kültürleri incelenmektedir.

Litvanyalılar Kimlerdir?

Litvanya’ya MÖ 2500 yıllarında ilk Hint- Avrupa kavimleri yerleşmiştir ve MÖ 2000 civarında Baltık halklarının etnik bilinci oluşmaya başlamıştır. İlkçağ ve Ortaçağ’da mevcut olan çeşitli Baltık halkları tarih boyunca yok olmuşlar ve Litvanlar ve Letonlar bugüne ulaşmışlardır. 11. yüzyılda Litvanya Kiev Knezliği’nin bir parçası olarak tanımlanmaktadır ancak 12. yüzyıla doğru Litvancılık bilinci oluşmaya başlamış ve 13. yüzyıl başlarında Litvanya Grandüklüğü oluşmuştur. Litvanlar Avrupa’da Hristiyanlığı en geç kabul eden uluslar arasında yer almaktadır. Litvanya 13. yüzyılda birçok kez Altın Orda Devleti tarafından istila edilmiştir.

Lehistan - Litvanya Birliği, Avrupa tarihinde; Birinci Lehistan Cumhuriyeti, İki Ulus Cumhuriyeti, İki Ulus Cumhuriyeti veya İki Halk Birliği gibi isimler almıştır. Lehistan ve Litvanya devletlerinin birleşmesi sonucu ortaya çıkan Litvanya, 17. yüzyıl Avrupa’sının en büyük ülkelerinden biri olarak görülmektedir.

Devlet Olmandan Önce Litvanya

Devlet olmadan önce Litvanya’da, milattan önce 2 bin ve 3 bin yılları arasında ülke topraklarında Hint- Avrupa halklarının göçü başlamıştır. Hint -Avrupa halkları, yerli halklarla karışmıştır ve Baltık uluslarını oluşturmuşlardır. Başlangıçta parçalanmış Baltık kabileleri tarafından yerleşilen Litvanya, Mindaguas tarafından 1230 yılında birleştirilmiş ve Mindaugas 6 Temmuz 1253’te taç giyerek Litvanya’nın ilk kralı olmuştur.

1263 yılında Mindaugas’a karşı yapılan suikast ile birlikte; Litvanya Paganları, Haçlı Seferleri ve Töton Şovalyeleri’nin hedefi haline gelmiştir. Yaşanan çatışmalardan sonra Litvanya Büyük Dükalığı, Rus Knezliklerinin topraklarına doğru genişlemeye başlamıştır. 14. yüzyılın sonlarına doğru; Belarus, Ukrayna, Polonya’nın bir bölümünü ele geçiren Litvanya, Avrupanın en büyük ülkesi haline gelmiş ve Litvanya Dükalığı, doğu ve batının arasında çoklu bir kültür mirasına sahip doğal sınırlara ulaşmış bir devlet halini almıştır.

Litvanya’da Erken Yerleşimler

Litvanya’da erken yerleşimleri yapan ilk insanlar, son buzul döneminin sonunda buzulların geri çekilmesinin ardından MÖ onuncu bin yılın ikinci yarısında Litvanya topraklarına gelmiştir. Tarihçi Marija Gimbutas’a göre, Litvanya’ya ilk insanlarJutland yarımadası ve günümüz Polonyasından gelmiştir. Bu dönemin insanları, gezici avcı olarak yaşam sürmüş ve istikrarlı bir yerleşim yeri oluşturmamışlardır. MÖ 8. bin yılda iklimin fazla ısınmasından sonra ormanlar gelişmiştir ve bu süreçte Litvanya insanları yerleşik hayata geçiş sağlayarak yerel avcılığa, toplayıcılığa ve tatlı su balıkçılığına başlamışlardır.

MÖ 5 bin yıl boyunca bazı hayvanları evcilleştirmiş ve daha büyük konutlar inşa edilmeye başlanmıştır. Tarım; MÖ 3. bin yıla kadar, sert iklim ve uygun araçların eksikliğinden dolayı henüz ortaya çıkmamıştır. Zanaat ve ticaret bu dönemde oluşmaya başlamıştır.

Litvanya’da Baltık Kabileleri

Litvanya’da Baltık Kabileleri; ilk Litvanya halkı, Baltlar olarak bilinen eski bir grubun kolu olarak bilinmektedir. Baltların ana kabile bölümleri arasında Batı Baltık Eski Prusyalılar ve Yotvingler ile Doğu Baltık Litvanyalılar ve Letonyalılar olarak bilinmektedir. Baltık kabilelerinde, Hint- Avrupa dillerinin bir biçimi konuşulmaktadır. Samogitliler, Selonyalılar, Kuronlular ve Senegalliler gibi bazı eski Baltık grupları, Litvanya ve Letonyalılar arasına karışmışlardır. Bazı Baltık grupları ise Töton Düzeni Devleti (Eski Prusyalılar, Yotvingliler, Sambiyalılar, Skalvyalılar ve Galindliler) tarafından işgale uğramışlar ve yok olmuşlardır.

Baltık kabileleri, Roma İmparatorluğu ile yakın ve kültürel ilişkiler kuramamışlardır ancak ticari ilişkiler sürdürmüşlerdir. Aşağı ve orta Nerman Nehri boyunca yer alan Litvanya, Samogitia’yı ve daha doğuda bulunan Aukstaitija’yı barındırmaktadır.

Litvanya Devleti’nin Ortaya Çıkışı

Litvanya Devleti; 9. yüzyıldan 11. yüzyıla kadar, kıyı Baltları, Vikingler tarafından baskınlara maruz kalmış ve Danimarka krallarının haraç istemleriyle karşı karşıya kalmışlardır. 10. ve 11. yüzyıllarda, Litvanya toprakları Kiev Rus’a haraç ödeyen topraklar arasında yer almıştır ve Bilge Yaroslav, 1040 yılından itibaren Litvanya’yı işgal eden Ruten hükümdarlar arasında yer almaktadır. 12. yüzyılın ortalarından itibaren, Ruten topraklarını işgal edenler Litvanyalılar olmuşlardır.

12. yüzyıl sonrasında, Litvanya ve Polonya güçlerinin karıştığı karşılıklı baskınlar gerçekleşmiştir ve iki ülke Yotvinglerin topraklarıyla ayrılmışlardır. 12. yüzyılın sonlarından Litvanya askeri gücü toplanmış ve askeri güç, dış baskınlar, yağma ve köle ticaretinde kullanılmıştır. Askeri ve parasal faaliyetler, sosyal farklılaşmayı teşvik etmiş, Litvanya’daki iktidar mücadelesini tetiklemiş ve Litvanya Büyük Dükalığı’nın temelleri atılmaya başlanmıştır. Litvanya kuruluş tarihi 16 Şubat 1918 yılında gerçekleşmiştir.

Litvanya Büyük Dükalığı (13. yüzyıl-1569)

Litvanya Büyük Dükalığı; 12. yüzyıl ile 1795 arasında varlığını sürdürmüş bir devlettir. Aukstaitija bölgesindeki çok tanrılı Baltık Kabilelerden biri olan Litvanlar tarafından kurulmuştur. Sonraları Kiev Knezliği’nin büyük bir kısmını ve diğer Slav topraklarını bünyesine geçirerek bugünkü Belarus, Letonya, Litvanya’nın tamamı ile Moldova, Polonya, Rusya ve Ukrayna’nın bir kısmını kapsar hale gelmiştir. 15. yüzyılda Avrupa’daki en geniş sınırlara sahip ülke konumuna gelmiştir.

Litvan topraklarının birleşmesi 12. yüzyılın sonlarına doğru başlamıştır. Büyük Düklüğün ilk hükümdarı olan Mindaugas, Litvanya Kralı olarak taç giymiştir. Litvanya, Gediminas’ın oğlu olan Algirdas döneminde ilerleme kaydetmeye başlamıştır.

Algirdas’ın ardılı Jogaila, 1386’da Krewo Birliği’ni imzalayarak Litvanya’nın Hristiyanlığa girişi ve Lehistan Krallığı ile Litvanya Büyük Düklüğü arasında hanedan birliği kurulmasını sağlamıştır. Vytautas döneminde ülkenin sınırları genişlemiş ve 1410 yılında Grunwald Savaşı’nda Töton Şövalyeleri bozguna uğratılmıştır. Vytautas’ın ölümünün ardından Litvanya’nın Lehistan ile olan ilişkilerinin düşüşe geçmesiyle Litvan soyluları, Lehistan ile olan birliğe son verme girişiminde bulunmuşlardır ancak Moskova Knezliği ile yapılan savaşlar birliğin korunmasını sağlamıştır.

1569 tarihli Lublin Birliği’nin sonucu olarak Lehistan- Litvanya birliği kurulmuştur. Bu federasyon içinde Litvanya Büyük Düklüğü ayrı bir siyasi yapıya ve kendine ait ordu, hazine, hükümet ve yasalara sahip olmuştur.

13.-14. Yüzyıllarda Litvanya Devleti

13. ve 14. yüzyılların başlarından itibaren, Baltık kabileleri arasında işbirliği ve koordinasyon nedeniyle yabancı askeri geziler gerçekleştirilmiştir. 1201 ile 1236 yılları arasında, o zamanlarda Livonya Düzeni tarafından fethedilen Rutenia, Polonya, Letonya ve Estonya’ya bu türden kırk sefer düzenlenmiştir .1213 tarihinde Pskov yağmalanmış ve yıkılmıştır. 1219 senesinde yirmi bir Litvanyalı şef, Galicia- Volhynia eyaletiyle Baltık kabilelerinin birleşimini kanıtlayan bir anlaşma imzalamıştır.

13. yüzyılın başlarından itibaren, Alman haçlı askeri düzeni Kılıçların Livonian Kardeşleri Daugava Nehri’nin ağzında ve Cermen Şövalyeleri Chelmno Land’de kurulmuş ve nüfusu Hristiyanlaştırma amacıyla Litvanya’nın bazı bölgelerine ek olarak, şimdilerde Letonya ve Estonya olan bölgenin çoğunu fethetmeye başlamışlardır. Buna karşılık, bir dizi küçük Baltık kabilesi Mindaguas yönetimi altında birleşmişlerdir.

Litvanya’da Mindaugas ve Krallığı

Litvanya’da Mindaugas ve Krallığı; 13. yüzyılın başlarından itibaren, iki Alman haçlı askeri düzeni, Kılıçların Livonian Kardeşleri adı verilen ve Cermen Şövalyeleri, sırasıyla Daugava Nehri’nin ağzında ve Chelmno Land’de kurulmuştur. Nüfusu Hristiyanlaştırma bahanesiyle, Litvanya’nın bazı bölgelerine ek olarak, şimdilerde Letonya ve Estonya olan bölgenin çoğunu fethetmeye başlamışlardır. Buna karşılık, bir dizi küçük Baltık kabilesi Mindaguas yönetimi altında birleşmişlerdir.

1260’ta Carmen Düzeni’nin durumu 1236’da Papa, Litvanyalılara karşı bir haçlı seferi ilan etmiştir. Mindaguas’ın rakibi Vykintas tarafından yönetilen Samogitler, 1236 tarihinde kardeşleri Töton Şövalyeleri ile birleşmeye zorlayan Saule Savaşı’nda Livonyalı kardeşleri ve müttefiklerini yenmişlerdir. Litvanya, tarikatın iki kolu arasında kalmıştır.

1240 civarında, Mindaugas tüm Aukstaitija’ya hükmetmiştir ve Kara Rutenya bölgesini fethetmiştir. Mindaugas, kontrolünü diğer bölgelere yayma, rakiplerini öldürme ardından akrabaları ve rakip klanların üyelerini doğuya, Rutenya’yı fethedip yerleşebilmeleri için gönderme sürecini başlatmış ve amacına ulaşılmıştır ancak oluşan isyanı bastıramamıştır. Galiçya’nın Ruhenian dükü Daniel, Kara Rutenya’yı kurtarmak için bir fırsat görmüştür ve 1249- 1250 yılları arasında Mindaugas’ın rakipleri olan, Yotvingians, Samogitians ve Livonya Tölon Şövalyelerini içeren güçlü bir Mindaugas karşıtı koalisyon kurmuştur.

1250 tarihinde Mindaugas, Cermen Düzeni ile bir antlaşma yapmıştır ve vaftiz olmayı kabul etmiştir ardından bir kraliyet tacı karşılığında batı Litvanya’daki bazı topraklar üzerindeki iddiasından vazgeçmiştir. 17 Temmuz 1251 yılında Papa IV. Masum, Chelmno Piskoposuna Mindaugas’ı Litvanya Kralı olarak taçlandırmasını, Litvanya için piskopos atamasını ve bir katedral inşa etmesini emreden antlaşmayı imzalamıştır. 1253’te Mindaugas taç giymiştir ve Litvanya tarihinde ilk ve tek kez Litvanya Krallığı kurulmuştur.

1260 yılında, Durbe Savaşı’nda Cermen Şövalyelerine karşı galip gelen Samogitliler, Hristiyan dinini terk etmesi koşuluyla Mindaugas’ın yönetimine boyun eğmeyi kabul etmişlerdir. Mindaguas Litvanya devletinin başlıca kurucusu ünvanını taşımaktadır.

Litvanya Traidenis, Baltık Kabilelerinin Cermen Fetihleri

Litvanya Traidenis, Baltık Kabilelerinin Cermen Fetihleri; Mindaugas’ın 1263’te Pskov ve Treniota’lı Daumantas tarafından öldürülmesiyle ülkede büyük huzursuzluk ve iç savaş başlamıştır. Litvanya topraklarının yönetimini devralan Treniota, Tautvilas’ı öldürmüştür ancak 1264’te de kendisi öldürülmüştür. Ölümlerin ardından yönetime Mindaguas’ın oğlu, Vaisvilkas geçmiştir. Vaisvilkas, bir Ortodoks Hristiyan ve Rutenya’ya yerleştiği bilinen ilk Litvanya dükü ünvanına sahip olmuş ancak 1267’de öldürülmüştür. Vaisvilkas’ın ardından tahta Traidenis geçmiştir ve döneminin en uzun kralı olmuştur. Tradenis tüm Litvanya topraklarını tekrar birleştirmiştir ve defalarca Rutenya ve Polonya’ya başarılı baskınlar düzenlemiştir.

Traidenis’in ölümünden sonra, Alman Şövalyeleri Batı Baltık kabilelerinin fetihlerini tamamlamış ve tarikatın iki kolunu birbirine bağlamak için Litvanya’ya, özellikle Samogitya’ya odaklanabilmişlerdir. 1274’te Büyük Prusya İsyanı’nın soma ermesinin ardından ve Eski Prusya kabilesinin fethinden sonra oluşan fırsat neticesinde, Töton Şövalyeleri Baltık kabilelerini fethetmeye başlamışlardır.

Vytenis, Litvanya’nın Gediminas Yönetimindeki Büyük Genişlemesi

Vyentis, Litvanya’nın Gediminas yönetimindeki büyük genişlemesinde, üyeleri Litvanya’nın büyük yerli hanedanını oluşturmak üzere olan Gediminas ailesi, 1285’te Butigeidis’in altındaki Büyük Dükalık hükümetini devralmıştır. Vyentis, Gediminas ailesiyle 1298 civarında etkili bir şekilde savaşmış ve neredeyse Litvanya’yı Riga’nın Alman şehirleriyle ittifak etmeyi başarmıştır. Buna karşılık Prusya Şövalyeleri, 1299- 1300 yıllarında Samogitya’da Litvanya hükümdarına karşı isyan başlatmıştır. Gediminas aynı zamanda Cermen Şövalyeleri ile savaşmıştır ve 1322- 1323’te Riga hükümetiyle işbirliği yaparak, Şövalyeler ile Riga Başpiskoposu Friedrich von Pernstein arasındaki çatışmadan yararlanmaya çalışmıştır.

Gediminas, Papa John XXII ve Avrupa’daki diğer güç merkezleriyle ile iş birliği içinde olarak Litvanya’nın uluslararası bağlantılarını genişletmiş ve Alman sömürgecilerini Litvanya’ya yerleşmeye davet etmiştir. Bu dönemde Litvanya’nın Hristiyanlaşmasına yönelik fırsatlar, papanın elçileri tarafından araştırılsa da başarılı olunamamıştır. Mindaguas zamanından beri, ülkenin yöneticileri Litvanya’nın kültürel izolasyonunu kırmaya ve şövalyelerden korunmaya çalışmışlardır ancak başarılı olamamışlardır. 1328- 1340 yılları arasında şövalye akınlarının devam etmesine, Litvanya’lılar Prusya ve Letonya akınlarıyla karşılık vermiştir.

Gdiminas’ın saltanatı, Litvanya tarihinde Rutenya’ya kadar olan toprak genişlemesi nedeniyle, ülkenin büyük bir güç olarak tanındığı ilk dönemi oluşturmuştur. Cermen Şovalyelerine karşı savunmayı karşılayabilmek için doğuya doğru genişlemesi önem arz etmiştir ve Gediminas, Litvanya’nın doğu genişlemesini, 1230’lu yıllardan itibaren Moğolların Rus işgaline sponsor olan Moğollara meydan okuyarak başarmıştır. Kiev Rus siyasi yapısının çökmesi, Litvanya’nın yararlanabileceği kısmi bir güç boşluğu yaratmıştır. İttifaklar ve fatihler yoluyla, Moskova Prensliği ile rekabet halinde kalarak, sonunda eski Kiev Rus’unun batı ve güney kısımlarının geniş alanlarının kontrolünü ele geçirmişlerdir. Gediminas’ın fetihleri arasında batı Smolensk bölgesi, güney Polonya ve 1330 civarında Gediminas’ın kardeşi Fiodor tarafından yönetilen Kiev bulunmaktadır. Gediminas’ın devleti, Moskova’nın etkisine karşı bir denge sağlamış ve Pskov, Veliky Novgorod ve Tver’ın Ruten prenslikleri ile iyi ilişkiler kurmuştur.

Litvanya’da Algirdas ve Kestutis

1318 civarında, Gediminas’ın büyük oğlu Algirdas, Vitebsk Prensi Yaroslav’ın kızı Vitebsk’li Maria ile evlenmiş ve prensliği yönetmek için Vitebsk’e yerleşmiştir. 1345’ten itibaren Algirdas, Litvanya’yı Büyük Dük olarak devralmıştır.

Cermen Düzeni ile Töton Düzeni ile yapılan 1345’ten beri devam etmekte olan savaşta 1348’de Litvanyalılar Şövalyeler tarafından yenilgiye uğratılmışlardır. Kestutis, Polonya Kralı Casimir’den Litvanya’yı Hristiyanlığa bağlı bir ülke olarak değiştirmek umuduyla papa ile arabuluculuk yapmasını istemiştir ancak sonuç alamamıştır ve Polonya 1349’da Litvanya’dan Halych bölgesini ve daha kuzeyde bulunan bazı Rutenya topraklarını almıştır. Litvanya’nın durumu, Algirdas’ın Tver Prensliği ile ittifak kurduğu 1350’den itibaren düzelmeye başlamıştır. Halych’in 1352 yılında Litvanya tarafından terk edilmesi Polonya ile arasına barış getirmiştir. Bu ittifaklar ile güvence altına alınan Algirdas ve Kestutis, Litvanya topraklarını daha da genişletmek için politikalarını uygulamaya başlayabilmişlerdir.

1359 yılında Bryansk alınmıştır ve 1362 yılında Algirdas, Moğolları yendikten sonra, Mavi Sular savaşında Kiev’i ele geçirmiştir. Kestutis, Carmen Şövalyeleri ve dahil edilen Avrupalı savaşçılar tarafından yapılan saldırıları püskürtmeye çalışmış ve Litvanyalıların hayatta kalması için savaşmıştır. Kestutis birçok kez Prusya’daki Cermen mülklerine de saldırmıştır ancak Şövalyeler 1362’de Kaunas’ı almışlardır. Polonya ile olan anlaşmazlık kendini yenilemiş ve Litvanya’nın Volodymyr dahil Volhynia’nın bir bölümünden vazgeçmek zorunda kaldığı bir barışla bu durum çözülmüştür. 1367 yılında Livonya Şövalyeleri ile bir barış imzalanmıştır. 1368, 1370 ve 1372 yıllarında Algirdas, Moskova Büyük Dükalığını işgal etmiş ve her işgalinin ardından Moskova’ya daha da yaklaşmıştır. Algirdas’ın son işgal girişiminden sonra ebedi bir barış antlaşması olan Lyubutsk Antlaşması imzalanmıştır. Litvanya’nın Lyubutsk Antlaşmasına özellikle şövalyeler ile olan çatışması sebebiyle ihtiyaç duyduğu bilinmektedir.

Litvanya’da Jogaila’nın Kęstutis, Vytautas ile Çatışması

Litvanya’da Jogaila’nın Kestutis, Vytautas ile çatışması; Algirdas’ın ölümünün ardından, Kestutis hala hayattayken, Algirdas’ın oğlu Jogaila tahta geçmiştir. Bu dönemde Cermen baskısı zirveye ulaşmış ve Jogaila, Litvanya’nın Rutenya imparatorluğunu korumak için Samogitya’yı savunmayı bırakma eğilimi göstermeye başlamıştır. Şövalyeler Jogaila ve Kestutis arasındaki farkları istismar etmeye başlamışlardır ve 1379’da eski dük ile ayrı bir ateşkes sağlamışlardır. Jogaila Cermen Düzeni’ne teklifte bulunmuştur ve Kestutis’in ilke ve çıkarlarına aykırı olarak Cermen Düzeni ile 1380 yılında gizli bir şekilde Dovydiskes Antlaşması’nı imzalamıştır. Kestutis, yeğenini desteklemeyi bırakmış ve 1381 yılında Jogaila’yı tahttan indirmek için Vilnius’a girmiştir. Bu sebeple Litvanya’da bir iç savaş başlamıştır. Kestutis’in 1382 yılında Cermen mülklerine karşılığı yaptığı iki baskın, geçmişteki yaşanmış olayları geri getirmiş ancak Jogaila, amcasının yokluğunda Vilnius’u geri almıştır. Ardından Kestutis yakalanmıştır ve Jogalia’nın gözetiminde öldürülmüştür.

Jogalia, 1382 yılında Dubysa Antlaşmasını kabul etmiştir. Bu antlaşma, Jogalia’nın Katolikliğe geçmesini ve Samogitya’nın yarısının Cermen Şövalyelerine devredilmesini içeren bir ateşkes olarak bilinmektedir. Vytautas, babasından miras kaldığını düşündüğü Trakai Dükalığı dahil olmak üzere Şövalyelerin desteğini aramak için Prusya’ya gitmiştir. Jogaila’nın kuzeni ve şövalyelerin taleplerine boyun eğmeyi reddetmesi, 1383 yılında Litvanya’nın ortak işgali ile sonuçlanmıştır. Vytaunas, tüm düklüğü ele geçirmeyi başaramayınca, büyük dükle temas kurmuştur. Büyük dükten Grondo, Podlaise ve Brest bölgelerini aldıktan sonra, Vytautas 1384 yılında taraf değiştirmiş ve tarikat tarafından kendisine emanet edilen sınır kalelerini yok etmiştir. 1384 yılında iki Litvanya dükü birlikte hareket ederek tarikatın yönettiği topraklara başarılı bir sefer düzenlemişlerdir.

3.–14. Yüzyıllarda Litvanya Toplumu

14
. yüzyıllarda Litvanya toplumu; Gediminid ve Rurik hanedanlarının prensleri ve Giedraitis, Olshanski ve Svirski gibi ailelerden gelen eski Kuginas şeflerinin torunları tarafından yönetilmekteydi. Askeri ve idari hizmetleri için Litvanyalı boyarlar, kamu katkılarından, ödemelerinden ve Rutenya toprak bağışlarından muaf tutularak telafi edilmiş ve kırsal işçilerin çoğunluğu özgür bırakılmıştır.

Rutenya prensleri ve birçok Litvanyalı prens Ortodoks inanışını benimsemişlerdir. Yığma Rutenya kiliseleri ve manastırları, bilgin keşişleri, yazılarını ve dini sanat koleksiyonlarını barındırmaktadır. Litvanya’nın Ortodoks tebaası tarafından doldurulan ve kiliselerini içeren Ruten mahallesi, 14. yüzyıldan itibaren Vilnius’ta bulunmaktadır. Vilnius’taki büyük düklerin meclisinde, Kilise Slavcası eğitimi almış, resmi kayıt tutma için kullanışlı bir Ruten dili olan Chancery Slavonic’i geliştiren bir Ortodoks din adamları görev yapmaktadır. Büyük Dükalığın belgelerinin en önemlileri olan Litvanya Metrica, Litvanya Günlükleri ve Litvanya Tüzükleri Ruten dilinde yazılmıştır.

Kasabalar, Levonya ve Prusyanın aksine daha az gelişme göstermişlerdir. Sadece Trakai ve Kaunas Rutenya dışında bulunan şehirler olarak bilinmektedir. Siyasi merkez olarak Kermave ve Kreva seçilmiştir. 14. yüzyılda Vilnius şehri önemli bir sosyal, kültürel ve ticaret merkezi olarak gelişme göstermiştir.

Litvanya devleti patrimonyal bir güç yapısını sürdürmüştür. Gediminid yönetimi kalıtsallığını sürdürmüştür ancak hükümdar halefi olarak en yetenekli oğul belirlenmesine karar verilmiştir. Büyük devlet, aynı zamanda adli ve askeri konularda da yetkilendirilen atanmış görevliler tarafından yönetilen bir bölgesel birimler hiyerarşisine dönüşmüştür.

Litvanyalılar, Aukstaitian ve Samogitian lehçelerinde konuşmuşlar ancak kabile özellikleri kaybolmuş ve Lietuva adının artan kullanımı, Litvanya’nın gelişen ayrı kimlik duygusunun bir kanıtı olarak görülmüştür. Oluşan Litvanya feodal sistemi, aile klan yapısı, köylülük ve bazı kölelik gibi daha önceki toplumsal örgütlenmenin bir çok yönünü korumuştur.

Litvanya’nın Polonya ile Hanedan Birliği, Devletin Hristiyanlaşması

Litvanya’nın Polonya ile Hanedan Birliği, devletin Hristiyanlaşması; Litvanyalı savaş düklerinin gücü güneye ve doğuya doğru genişledikçe, kültürlü Doğu Slav Rutenleri, Litvanya yönetici sınıfı üzerinde etkili olmuşturr. Onlarla birlikte Doğu Ortodoks Hristiyan dininin Kilise Slav ayinini, Litvanya mahkemesinin birkaç yüzyıl boyunca belge üretme ihtiyaçlarına hizmet etmek üzere geliştirilmiş yazılı dili ve kanunlar sistemini getirmişlerdir. Bu sayede Rutenyalılar, Vilnius’u Kiev Rus uygarlığının önemli bir merkezi haline getirmiştir. Jogaila’nın 1385 yılında Krewo Birliği’nde Katolikliği kabul ettiği zamana kadar, krallığındaki birçok kurum ve aile üyeleri, büyük ölçüde Ortodoks Hristiyanlığın içinde asimile olmuş ve Ruslaştırılmıştır.

Litvanya’da Jogaila’nın Katolik Dönüşümü ve Kuralı

Hristiyan Jogaila’nın Rutenya tasviri Riga’daki Alman yerleşimciler, tüccarlar ve misyonerler elde edilenler de dahil olmak üzere Katolik nüfuzu ve temasları imparatorluğun gerçek anlamda Litvanya olarak bilinen kuzeybatı bölgesi çevresinde bir süredir artmaktadır. Fransisken ve Dominik keşiş tarikatları, Gediminas zamanından beri Vilnius’ta mevcut olmuşlardır. 1349’da Kestutis ve 1358 yılında Algirdas, Papa, Kutsal Roma İmparatorluğu ve Polonya kralı ile Hristiyanlaştırmayı müzakere etmiştir. Litvanya’nın Hristiyanlaşması böylece hem Katolik hem de Ortodoks yönleri içermeye başlamıştır. Töton şövalyeleri tarafından zorla uygulanan din değiştirme, aslında Batı Hıristiyanlığının büyük dükalıkta ilerlemesini geciktiren bir engel durumuna gelmiştir.

14 Ağustos 1385 yılında imzalanan Kreva Yasası ile Jogaila vaftiz edilmiş, vaftiz adı Wladyslaw olarak değiştirilmiştir. Jogaila’nın vaftiz törenini ve taç giyme törenini Litvanya’nın nihai ve resmi Hristiyanlaştırılması izlemiştir. Jogaila’nın sarayına ve takipçilerine Katolikliğe geçmeleri için verdiği emirler, Cermen Şövalyelerini askeri saldırılar yoluyla zorla din değiştirme uygulamalarının gerekçesinden yoksun bırakmak anlamına gelmiştir. 1403 yılında Papa, Düzenin Litvanya’ya karşı savaş yürütmesini yasaklamıştır ve Litvanya’nın varlığına yönelik tehdit tamamen ortadan kaldırılmıştır.

Litvanya Vytautas Altında Zirvede

Vytautas;1392-1430 yılları arasında; Litvanya ve Rutenya’yı kapsayan Litvanya Büyük Dükalığı’nı yöneten bir hükümdardır. 1385’te Vytautas, Polonya ile Kreva Birliği’ne katılmış ve 1386’da Katolik töreniyle vaftiz olarak Alexander ismini almayı kabul etmiştir.

1395’te Vytautas Smolensk’i fethetmiş ve 1397’de Altın Orda’nın bir koluna karşı bir sefer düzenlemiştir.. Vytautas, kendi iç ve Rutenya hedeflerini sürdürmek için özgürlük arayışı içinde, 1398 Salyns Antlaşması’nda Samogitya’nın büyük bir bölümünü Töton Tarikatı’na vermek zorunda kalmıştır. Vytautas kısa süre sonra bölgeyi geri almak için Polonya kralının yardımını gerektiren bir girişimde bulunmuştur.

Vytautas saltanatı sırasında, Litvanya toprak genişlemesinin zirvesine ulaşmıştır, ancak tüm Rutenya’yı boyun eğdirme konusundaki iddialı palanları, 1399’da Altın Orda tarafından Vorskla Nehri savaşı’ndaki yenilgisiyle engellenmiştir. Vytautas, savaş alanından küçük bir birlikle kaçarak hayatta kalmıştır ve Polonya ile kalıcı bir ittifaka duyulan ihtiyacı anlamıştır.

Batıda güvende olan Vytautas, dikkatini yeniden doğuya çevirmiştir. 1401 ve 1408 yılları arasında yürütülen kampanyalar Smolensk, Pskov, Moskova ve Veliky Novgorod ile ilgili görülmektedir. Smolensk korunmuş ve Pskov Veliky Novgorod Litvanya’ya bağımlı hale gelmiştir ve 1408’de Ugra Antlaşması, Büyük Dükalık ile Moskova arasında büyük bir savaşın gerçekleşmediği kalıcı bir bölgesel bölünme üzerinde anlaşmaya varılmıştır.

Grunwald Muharebesi, ortaçağ Avrupa’daki en büyük savaşlardan birisi olmaktadır ve Litvanya tarihinin en önemli zaferlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Cermen Düzeni ile kesin savaştan önce 1409’da Vytautas tarafından desteklenen bir Samogite ayaklanması yaşanmıştır. Litvanya ve Polonya ittifakı 15 Temmuz 1410’da Grunwald Muharebesinde şövalyeleri yenmeyi başarmıştır, ancak müttefik orduları şövalyelerin kale başkenti Marienburg’u alamamıştır.

Vytautas’ın en büyük başarıları ve tanınırlığı, hayatının sonunda, Kırım Hanlığı ve Volga Tatarları onun etkisi altına girdiğinde gelmiştir. Moskova Prensi I. Vasily 1425’te ölmüştür ve Vytautas, kızı Vasili’nin dul eşi Litvanya Sofya ile birlikte Moskova Büyük Dükalığı’nı yönetmiştir. 1426 ve 1428 yıllarında Vytautas, imparatorluğunun doğu eteklerini başarılı bir şekilde gemiş ve yerel prenslerden büyük haraçlar toplamıştır. Pskov ve Veliki Novgorod, 1426 ve 1428’de Büyük Dükalığa dahil edilmiştir. 1429’daki Lutsk Kongresi’nde Vytautas, Kutsal Roma İmparatoru Sigismund ve Jogaila ile Litvanya Kralı olarak taç giyme töreni hakkında görüşmüştür. Bu hırs yerine getirilmek üzereyken, son dakika entrikaları sebebiyle başarıya ulaşamamıştır ve Vytautas’ın ölümüyle noktalanmıştır.

Vytautas;1392- 1430 yılları arasında; Litvanya ve Rutenya’yı kapsayan Litvanya Büyük Dükalığı’nı yöneten bir hükümdardır. 1385’te Vytautas, Polonya ile Kreva Birliği’ne katılmış ve 1386’da Katolik töreniyle vaftiz olarak Alexander ismini almayı kabul etmiştir.

15. Yüzyılın İlk Yarısında Litvanya’daki Gelişmeler

15. yüzyılın ilk yarısında Litvanya’daki gelişmeler; Polonya ile hanedan bağlantısı, yerli Litvanyalı soylular arasında daha az bir ölçüde doğudan gelen Ruten boyları arasında, Litvanyalı yerliler arasında dini, siyasi ve kültürel bağlara ve Batı etkisinin artmasına yol açmıştır. Katolikler, Vytautas’ın 1413’te Horodlo Birliği’nde resmi olarak ilan edilen politikaları nedeniyle ayrıcalıklı muamele ve göreve erişim hakkı verilmiştir. Bu politikalar, soyluların Katolikliğe geçmeleri için baskıyı artırmıştır. Dönem boyunca, askeri bir güç olarak da önemli olan zengin toprak sahipleri tabakası doğmuş ve bunlara kendilerine atanan feodal sınıfı eşlik etmiştir. Vilnius ve diğer şehirlerle Alman hukuk sistemi uygulanmıştır. El sanatları ve ticaret hızla gelişmiş, hukuk firmaları ağı, ilkokullar kurulmuştur ve yıllıklar yazılmaya başlanmıştır.

Jagiellon Hükümdarları Altında Litvanya

Jagiellon Hükümdarları Altında Litvanya; Jogaila tarafından kurulan Jagiellonian hanedanı, 1386 ve 1572 yılları arasında sürekli olarak Polonya ve Litvanya’ya hükmetmiştir. Vytautas’ın 1430 yılında ölümünden sonra başka bir iç savaş patlak vermiş ve Litvanya rakip varisler tarafından yönetilmiştir. Bundan sonra, Litvanya soyluları, Jagiellonian hanedanından tek taraflı olarak büyük dükler seçerek Polonya ve Litvanya arasındaki birliği ilk kez kırmıştır. 1440 yılında Litvanya Büyük Dükleri, Jogaila’nın ikinci oğlu Casimir’i Büyük Dükalığa yükseltmiştir. Sorun olarak görülen bu yükselme, Casimir’in 1446 yılında Polonyalılar tarafından kral seçilmesiyle çözülmüştür. 1492 yılında Jogaila’nın torunu Johann Albert Polonya kralı olurken, torunu Alexander Litvanya Büyük Dükü olmuştur. İki devlet arasında kalıcı bir bağlantı, Alman cephesinde Polonya, 1466 yılında Diken Barışına ve Piast hanedanının toprak kayıplarının çoğunun restorasyonuna yol açan mücadelesini sürdürmüştür. 1525 yılında lait Prusya dükalığı kurulmuştur. Prusya Dukasının varlığı hem Litvanya’nın hem de Polonya’nın geleceğini önemli ölçüde etkilemiştir.

Tatar Kırım Hanlığı, 1475 tarihinden itibaren Osmanlı İmparatorluğu’nun egemenliğini tanımıştır. Köle ve ganimet arayışı içinde olan Tatarlar, Litvanya Büyük Dükalığı’nın büyük bölümlerine baskınlar düzenlemişlerdir, 1482 yılında Kiev’i yakmışlardır ve 1505 tarihinde Karadeniz kıyısındaki Vilnius topraklarına yaklaşmışlardır. Son iki Jagiellonian kralı, güneydoğu bölgelerinde Kazak askeri kastının ortaya çıkması ve Moskova Büyük Dükalığı’nın artan gücü nedeniyle Tatar baskınlarının yoğunluğunun azaldığı görülmüştür.

Kuzeyde, Livonya Savaşı, Livonya Düzeni’nin geleneksel bölgesi olan Livonya’nın stratejik ve ekonomik açıdan önemli olan bir bölgesi üzerinde gerçekleşmiştir. Livonya Konfederasyonu 1557 yılında Posen Antlaşması’nda Polonya-Litvanya tarafından aranan Livonya, daha sonra Sigismund II. tarafından Polonya tacına dahil edilmiştir. Bu gelişmeler, Rusya’nın Korkunç Ivan’ını 1558’den itibaren Livonya’ya ve daha sonra Litvanya’ya saldırılar başlatmaya yöneltmiştir. 1563 yılında Polotsk’un büyük dük kalesi düşmüştür. 1564 yılında Ula Muharebesinde bir Litvanya zaferi gerçekleşmiştir, ancak Polots’un yeniden bir fethi gerçekleşmemiştir. Rus, İsveç ve Polonya- Litvanya garnizonları Livonya’yı bölmüşlerdir.

Daha Entegre Birliğe Doğru Litvanya

1508 yılında Polonyalı Sajm ilk önce Litvanya’yı Moskova’ya karşı savunmayı kabul etmiştir ve bir ordu kurulmuştur. Polonya soylularının infaz hareketi, Moskova’nın saldırılarına karşı Polonya tacının desteğine giderek daha fazla güvendiği için Büyük Dükalık’ın tam ilhakı çağrısında bulunmuştur. Bu sorun, Polonya ile Litvanya arasındaki kişisel birliği sürdürmek için bir varisi olmayan son Jagiellonian kralı ve Litvanya Büyük Dükü Sigismund II. Augustus’un saltanatı sırasında daha da kötüleşmiştir. 1563 yılındaki Vilnius Ayrıcalığı’nda Sigismund, Büyük Dükalığın Ortodoks boylarına daha önce Vytautas ve halefleri tarafından kısıtlanan tüm siyasi hakları iade etmiştir; bundan böyle soyluların tüm üyeleri eşit sayılmaya başlanmıştır. Seçim mahkemeleri 1565 ve 1566 yıllarında kurulmuş ve 1566 tarihli İkinci Litvanya Statüsü, Polonya sistemi üzerinde modellenen bir yerel ofisler hiyerarşisi oluşturulmuştur. Litvanya Yasama Meclisi, Polonya Sejm’i ile aynı resmi ilkeleri üstlenmiştir.

Sigismund II. Augustus, ölümünden sonra birliğin korunmasını sağlamak için kararlı adımlar atmıştır. Lublin’de tartışılan Ocak 1569 Polonya Sejm’i, Sigismund’un ısrarı üzerine Litvanyalı beyler tarafından ziyaret edilmiştir. Sigismund, Büyük Dükalığın Volyn ve Podlaskie Voyvodalıklarının Polonya Kraliyetine dahil edildiğini duyurarak yanıt vermişlerdir. Yakında büyük Kiev ve Bratslav voyvodalıkları ilhak edilmiştir. Eski güneydoğu Büyük Dükalığı’ndaki Rutenyalı boyarları, ayrıcalıklı Polonya soylularının üyeleri haline geldikleri için, çoğunlukla toprak transferlerini kabul etmişlerdir. Ancak kral, birçok inatçı milletvekilini Litvanya tarafı için önemli olan uzlaşmalar üzerinde anlaşmaya çağırmıştır. Sigismund başlangıçta Polonya- Litvanya devletini büyük bir güç olarak tutmayı başarsa da uzun vadeli başarı sağlayamamıştır.

Litvanya Rönesansı

Litvanya rönesansı; 16. yüzyılından 17. yüzyılın ortalarına kadar, Litvanya’da kültür, sanat ve eğitim, Rönesans ve Protestan Reformu ile birlikte daha da gelişmiştir. Reformun Lutenya fikirleri 1520’lerde Livonya Konfederasyonu’na girmiştir ve Lutheranizm kısa bir süre sonra bölgenin kentsel alanlarında baskın din olurken, Litvanya Katolik kalmıştır.

Litvanya şehirlerinde İtalyan mimarisi etkin olmuştur. Ayrıca aynı dönemde, Litvanca dilinde ilk basımı metinler ortaya çıkmıştır ve yazılı Litvanca dilinin oluşumu başlamıştır. Bu süreç, Litvanyalı akademisyenler Abraomas Kulvietis, Stanislovas Rapalionis, Martynas Mazvydas ve Mikalojus Dauska tarafından yönetilmiştir.

Polonya Litvanya Birliği (1569-1795)

Polonya Litvanya Birliği; Lublin Birliği, Litvanya-Polonya ilişkilerini tek bir hükümdarı paylaşan iki egemen devletin ilişkilerinden tek bir Polonya- Litvanya konfederasyonuna dönüştürülmüştür. Litvanyalılar doğu sınırlarını Ruslardan korumak için bu birliğe ihtiyaç duyarken, Polonya, küçük ama daha modern topraklar aramıştır. Litvanya, tüm Ukrayna’yı Polonya’ya devretmeyi kabul etmiştir.

Birleşmeden hemen sonra, Polonyalılar ve Litvanyalılar Livonya’yı fethetmiştir. Alman yönetimindeki Courland ve Prusya dukalıkları, Polonya- Litvanya derebeylikleri haline gelmiştir. Diğer doğu ve kuzey güçlerinin baskısı artmış ve bir dönüm noktası sayılan Polonya ve Litvanya’nın, Ruslar ve İsveç tarafından işgali gerçekleşmiştir. Vilnius, Rus Kazakları tarafından kutsallaştırılmıştır.

Yaşanan işgalden Litvanya ve Polonya kurtulabilmiştir, ancak bu darbeden sonra bir daha eski gücüne geri dönememiştir. Jagirllonian hanedanının tamamen tükenmesinden sonra, Monarşi bir seçim haline gelmiştir ve her yeni hükümdar soylulara giderek daha fazla hak vermeye başlamıştır. Bu şekilde Polonya- Litvanya, hakların çoğunu soylular olarak bilinen erkeklerin yaklaşık %10’una ait olduğu, nüfusun geri kalanının ise, soylu demokrasi’nin siyasi sistemine sahip olmuştur.

17. yüzyılın sonlarında soylular, herhangi bir asilzadenin katılmadığı herhangi bir siyasi kararı durdurabileceği Liberum Veto hakkına sahip olmuşlardır. Devlet, Radvila ve Sapiega gibi çeşitli soylu aileler arasındaki iç çatışmalarla daha da zayıflamıştır.

Kültürel olarak, Litvanya Reformla birlikte Katolik bir ülke olarak kurulmuştur. Büyük Dükalık nüfusunun %46’sı etnik Litvanyalı ve %40’ı Belaruslu olmuştur, ancak soylular giderek Polonlaşmışlardır ve soylu gördükleri Polonya dilini benimsemişlerdir. Polonya- Litvanya Topluluğunun Litvanyalı konuşmacılarının çoğu okuma yazma bilmediğinden, etnik Litvanya kültürünün merkezi, Litvanyalıların nüfusunun çoğunluğunu oluşturduğu Prusya’daki Litvanya küçük bölgesine kaymıştır. Bu alanda Reform başarılı olmuştur ve yerel dillerde dini kitapların basılmasını teşvik etmiştir.

Polonya- Litvanya topluluğu içte ve dışta giderek zayıflamaya başlamıştır. 1722’de yakınlardaki üç büyük güç olan Avusturya- Macaristan, Prusya ve Rusya, ülkeyi bölmek için komplo kurmuşlardır. Liberum Veto’yu (dünyada ABD’den sonra ikinci büyük anayasa) kaldıran yeni bir anayasanın kabul edilmesi veya Tadeusz Kosciuszko’nun ayaklanması gibi durumu değiştirmeye yönelik son girişimler yetersiz ve gecikmeli olmuştur. Bu olaylardan sonra Polonya- Litvanya Topluluğu haritadan silinmiştir. Etnik Litvanya toprakları, 1795 tarihinde Rusya ve Pruslar tarafından fethedilmiştir.

Polonya ile Yeni Bir Birliğin Kurulması ile Litvanya

Polonya ile yeni bir birliğin kurulması ile Litvanya; 1569 Lublin Birliği ile Polonya ve Litvanya, Her İki Ulusun Cumhuriyeti olarak bilinen, ancak genellikle Polonya- Litvanya veya Polonya- Litvanya Topluluğu olarak bilinen yeni bir devlet kurmuşlardır. Resmi olarak Polonya Krallığı Tacı ve Litvanya Büyük Dükalığı’ndan oluşan İngiliz Milletler Topluluğu, soylular tarafından seçilen krallarla birlikte Polonya ve Litvanya soyluları tarafından yönetilmekteydi. Birliğin ortak bir dış politikası- gelenekleri ve para birimi bulunmaktadır. 1581 tarihinde yüksek mahkeme olan Litvanya Mahkemesi kurulmuştur.

Litvanya’da Diller

Litvanya’da diller; 16. yüzyılda ortaya çıkmıştır. Litvanya dilinde yazılmış ilk metinler, 1525’ten kalma Rabbin Duası adlı Amentü ile Ave Maria’nın Litvanca çevirileri olarak bilinmektedir. Yalnızca dinsel metinlerde kullanılan Edebi Litvanca, pek çok özelliğiyle Litvanca’dan ayrılmaktadır. Sözcük sonlarına getirilen ekler modern edebi Litvancadakilerden daha uzundur. Sözcük dağarcığı diğer Slav dillerinden daha fazla etkilenmiştir.

1800’lü yıllardan Litvanca’nın; Baltık Denizi kıyısında Aşağı Litvanca lehçesi, şiir dilinde Yüksek Doğu Litvanca lehçesi, Doğu Prusya sınırındaki bölgede ise Yüksek Batı Litvanca lehçesi kullanılmaktaydı. 32 harflik bir Latin alfabesiyle yazılan çağdaş edebi dil, Jonas Jablonskis’in geliştirmiş olduğu Yüksek Batı Litvanca lehçesine dayanmaktadır.

Litvanca kaynağını ilk Hint- Avrupa dillerindeki çoğu özelliği koruyup barındırmaya devam etmiştir. Bu özellikler arasında Litvanya dili, isim ve fiillerde iki sayı belirten biçimler ve Eski Litvanca’da çoğu kalma kalınde kullanılan -su eki sayılabilmektedir.

Litvanya’da Din

Litvanya’da; Büyük Dükalığın ağırlıklı olarak Doğu Slav nüfusu büyük ölçüde Doğu Ortodoks olarak bilinmektedir ve Litvanya devletinin soylularının çoğu Ortodoks olarak kalmıştır. Litvanya İmparatorluğu’nun sıradan insanlarından farklı olarak, soyluların büyük bir kısmı 1569’da Lublin Birliği döneminde Batı Hıristiyanlığına dönmüştür. Protestan Reform hareketinden sonra, birçok soylu aile 1550’lerde ve 1560’larda Kalvinizm’e geçmiştir ve bir nesil sonra, Commonwealth’deki karşı- Reformasyon eğilimleri doğrultusunda, Roma Katolikliğine geçmişlerdir.

1750 yılına gelindiğinde, nominal Katolikler Commonwealth nüfusunun yaklaşık %80’ini oluşturmaktadır, soylu vatandaşların büyük çoğunluğunu ve tüm yasama organını oluşturmaktaydı. Doğuda Doğu Ortodoks Kilisesi taraftarları bulunmaktadır, ancak Büyük Dükalıktaki Katolikler zamanla bölünmüşlerdir. 1800’e gelindiğinde, Uniate’lilerin 2 milyondan fazlası Ortodoks inanışına geçmişlerdir ve 1839’da bu sayı 1.6 milyona ulaşmıştır. Son yıllara kadar Litvanya’da görülen dinler arasında Katolik ve Ortodoks Hristiyanlık, Musevilik ve Müslümanlık sayılabilmektedir.

Litvanya’da Grand Duchy, İhtişamı ve Düşüşü

Litvanya’da Grand Duchy, İhtişamı ve Düşüşü; Lublin Birliği ve iki ülkenin entegrasyonuna rağmen, Litvanya Topluluğu içinde büyük bir dükalık olarak varlığını sürdürmüştür. Bir ordunun ve bir hazinenin yanı sıra ayrı yasalara da sahip olduğu bilinmektedir. Lublin Birliği zamanında, Kral Sigismund II. Augustus, Ukrayna’yı ve diğer bölgeleri Litvanya’dan çıkarmıştır ve bu bölgeleri doğrudan Polonya tacına dahil etmiştir. Büyük Dükalık, etnik Litvanya çekirdek ülkelerine ek olarak, Belarus ve batı Rusya’nın bazı kısımlarıda kalmıştır. 1573 tarihinden itibaren, Polonya Kralları ve Litvanya Büyük Dükleri her zaman aynı kişi olarak bilinmiştir ve benzersiz bir aristokratik siyasi sistem olan Altın Özgürlükte giderek daha fazla ayrıcalık alan soylular tarafından seçilmişlerdir. Bu ayrıcalıklar, özellikle Veto Liberum, siyasi anarşiye ve nihayetinde devletin dağılmasına yol açmıştır.

Gerçek Litvanya’nın geleneksel etnografik bölgeleri Commonwealth, 1648’de Ukrayna’daki Khmelnytskyi Ayaklanması ile başlayan bir dizi savaşla ciddi şekilde zayıflamıştır. 1655-1661 tarihlerinde Kuzey Savaşları sırasında, Litvanya toprakları ve ekonomisi, İsveç ordusu tarafından harap edilmiştir. Tufan ve Vilnius Rus kuvvetleri tarafından yıkılıp yağmalanmıştır. Henüz tamamen iyileşmeyen Litvanya, Büyük Kuzey Savaşında yeniden harap olmuştur. Savaşa ek olarak, İngiliz Milletler Topluluğu, Büyük Kuzey Savaşı’ndaki veba ve kıtlığın patlak vermesinden etkilenmiştir. Bu afetler ülke nüfusunun yaklaşık %40’ının kaybına neden olmuştur. Yabancı güçler, özellikle Rusya, Commonwealth’in iç siyasetinde baskın aktörler haline gelmişlerdir. Polonya ve Litvanya’nın güçlü kodamanları tarafından kontrol ve manipüle edilen ve sıklıkla çatışan soyluların sayısız fraksiyonu, reformları önlemek için altın özgürlüklerini kullanmışlardır. Radziwills gibi bazı Litvanyalı klanlar, Commonwealth’deki en güçlü soylular arasında sayılmaktadırlar.

3 Mayıs 1791 Anayasası, Commonwealth’in gecikmiş reform sürecinin bir doruk noktası sayılmaktadır. Litvanya ve Polonya’yı daha yakından entegre etmeye çalışmıştır, ancak ayrılık iki ulusun ek karşılıklı garantisi ile korunmuştur. Polonya-Litvanya Topluluğu’nun 1772, 73 ve 75 yılındaki bölümleri varlığına son vermiştir ve Litvanya Büyük Dükalığı’nn Dükalık topraklarının %90’ının işgal eden Rus İmparatorluğu ile Prusya Krallığı arasında bölünmüştür. 1795 senesinin üçüncü bölümü, Polonyalıların ve Litvanyalıların devletlerini korumak için yürüttükleri son savaş olan Kosciuszko ayaklanmasının başarısızlığından sonra gerçekleşmiştir.

İmparatorluk Rusyası Altında Litvanya, I. Dünya Savaşı (1795–1918)

Polonya- Litvanya Toluluğu’nun bölünmesiyle beraber Rus İmparatorluğu Litvanya’nın çoğunluğunu kontrol etmiştir. Bu dönemde Polonyalılar ve Litvanyalılar, iki kez Rus yönetimine isyan etmişlerdir, ancak her iki girişimde başarısız olmuştur. Ayaklanmalardan sonra, Çar Nicholas I. Ruslaşma programına başlamıştır. 1864- 1918 yılları arasında Litvanya’da milliyetçilik başlamış ve dilin canlanması, Litvanya gazeteleri Ausra ve Varpas’ın yayınlanması ile başlayarak, daha sonra çoğu tarihi Litvanya Büyük Dükalığı’nı yücelten Litvanca şiir ve kitapların yazılmasıyla devam etmiştir.

Litvanya’da Commonwealth Sonrası Dönem (1795-1864); Litvanya Milliyetçiliğinin Temelleri

Polonya- Litvanya Toluluğu’nun bölünmesinden sonra, Rus İmparatorluğu, Litvanya’nın çoğunluğunu kontrol etmiştir. 1903 yılında Çar I. Alexander, eski Cizvit Akademisi’ni Rus İmparatorluğu’nun en büyüğü olan Vilnius İmparatorluk Üniversitesi olacak şekilde yeniden canlandırmış ve yükseltmiştir. Üniversite ve bölgesel eğitim sistemi, Çar adına Prens Adam Czartoryski tarafından yönetilmiştir.

1812 Yılında Litvanyalılar, Napolyon Bonapart’ın Grande Armee’sini kurtarıcı olarak karşılamışlardır ve birçoğu Fransız ordusunun yenilgisi ve geri çekilmesinden sonra, Çar Alexander, Vilnius Üniversitesini açık tutmaya karar vermiştir.

Polonyalılar ve Litvanyalılar, 1830- 1831 ve 1863- 1864 yıllarında olmak üzere iki kez Rus yönetimine isyan etmişlerdir, ancak her iki girişimde başarısız olmuştur. Kasım ayaklanmasından sonra, Çar Nicholas I. Ruslaşma programına başlamıştır ve Vilnius Üniversitesi kapatılmıştır. Litvanya, Kuzeybatı Krayı adı verilen yeni bir idari bölgenin parçası olmuştur. Baskıya rağmen, eski Litvanya Büyük Dükalığı’ndaki Polonya dil dersleri ve kültürel yaşam, Ocak ayaklanmasının başarısızlığına kadar büyük ölçüde devam edebilmiştir. Litvanya’nın tüzükleri 1840’a kadar Rus İmparatorluğu tarafından iptal edilmemiştir ve serflik, tüm Rus İmparatorluğu’na uygulanan 1861 genel kuruluş reformunun bir parçası olarak kaldırılmıştır. Eski Büyük Dükalığın Belarus kısmında önemli olan Uniate Kilisesi, 1839 yılında Ortodoks Kilisesine dahil edilmiştir.

Adam Mickiewicz’in Litvanya iç bölgesi, ilgili ortaçağ efsaneleriyle duygusal olarak bağlantılı Polonya şiiri, ortaya çıkan Litvanya ulusal hareketinin ideolojik temellerini etkilemiştir. Vilnius Üniversitesi’nde Mickiewicz ile birlikte çalışan Simonas Daukantas, Commonwealth öncesi Litvanya diline dayalı yerel kültürün yenilenmesini desteklemiştir. Bu düşünceleri göz önünde bulundurarak, 1822’de Litvanya’nın tarihini yazmıştır. Teodor Narbutt, Polonya’da kapsamlı bir eski Litvanya Ulusu Tarihi isimli eseri yazmıştır ve bu eserde, parlak günleri 1569 yılından Lublin Birliği ile sona eren tarihi Litvanya kavramını sunmuştur.

Litvanya’da Modern Ulusal Kimliğin Oluşumu ve Kendi Kendini Yönetme Çabası (1864–1918)

1864 yılında Ocak Ayaklanmasının başarısızlığı, Polonya ile olan bağlantının birçok Litvanyalı için modası geçmiş gibi görünmesine neden olmuştur. Rus milliyetçileri, eski Litvanya Büyük Dükalığı’nın topraklarını, Rusya ile yeniden birleştirilmesi gereken bir doğu Slav bölgesi olarak görmüşlerdir. Ancak takip eden yıllarda, farklı sosyal geçmişlere ve kanaatlere sahip, çoğunlukla Lehe konuşan Litvanya ulusal hareketi ortaya çıkmıştır. Eski Litvanya Büyük Dükalığı’nın restorasyonu bu hareketin amacı olmaktan çıkmış ve liderlerin toprak hırsları, tarihsel olarak Litvanyalı olarak gördükleri topraklarla sınırlı kalmıştır.

1864 Litvanca dua kitabı, Latince karakterlerle basılmştır ve yasaklanmıştır. 1864 yılında Litvanya ve Latin alfabesi küçük okullarda yasaklanmıştır. Litvanya dilinde basım yasağı, Litvanya’nın sözde Rus başlangıçlarının Rus milliyetçisi restorasyon politikasını yansıtmaktadır. Çarlık makamları, Litvanya basın yasağı ve kültür ve eğitim kurumlarının kapatılması da dahil olmak üzere bir dizi Ruslaştırma politikası uygulamıştır.

Dilin canlanması, Litvanya gazeteleri Ausra ve Varpas’ın yayınlanması ile başlamış ve tarihi Litvanya Büyük Dükalığı’nı yücelten Litvanyaca şiir ve kitapların yazılmasıyla daha varlıklı katmanlara ayrılmıştır. Canlanma hareketinin en ünlü iki figürü, Jonas Basanavicius ve Vincas Kudirka, varlıklı Litvanya köylerinden gelmiştir ve Suvalkai bölgesindeki Marijampole ortaokuluna gitmiştir.

Canlanma büyüdükçe, Rus politikası sertleşmiştir. Litvanya basınına yönelik yasaklama devam ederken, Katolik kiliselerine yönelik saldırılar düzenlenmiştir. Ancak 19. yüzyılın sonlarında dil yasağı kaldırılmıştır.

Çok sayıda Litvanyalı, Litvanya’daki kıtlığın ardından 1867- 1868 yıllarında Amerika Birleşik Devletleri’ne göç etmiştir. 1868 ve 1914 arasında yaklaşık 635.000 kişi, Litvanya’yı terk etmiştir. Litvanya şehirleri ve kasabaları Rus egemenliği altında büyümüşlerdir, ancak ülke Avrupa standartlarına göre şekil almış ve iş olanakları sınırlı kalmıştır. Birçok Litvanyalı da Riga ve Saint Petersburg gibi Rus İmparatorluğu’nun sanayi merkezlerine gitmiştir. Litvanya şehirlerinin çoğu, Litvanca konuşmayan Yahudiler ve Polonyalılar tarafından yönetilmiştir.

1905 Rus Devrimi sırasında, Vilnius’taki Vilnius Büyük Seimas’ı olarak bilinen büyük bir Litvanyalı temsilciler kongresi, 5 Aralık’ta Litvanya için eyalet özerkliği talep etmiştir. 1905 ayaklanması sonucunda Çarlık rejimi baltık devletlerine ana dillerinde eğitim ve kamu konuşmalarında kullanma izni verilmiştir. Latin karakterleri, Kiril alfabesinin yerini almıştır. Rus liberalleri bile Baltık Alman hegemonyası altında da olsa özerkliği kabul etmeye hazır olmamamışlardır.

Birinci Dünya Savaşı’nda düşmanlıkların başlamasından sonra Almanya, 1915’te Litvanya ve Kurland’ı işgal etmiştir. Vilnius, 19 Eylül 1915’te Almanların eline geçmiştir. Hem çarlık Rusyasına hem de Litvanya milliyetçiliğine karşı Almanya ile ittifak, Baltık Almanları için gerçek bir olasılık haline gelmeye başlamıştır. Litvanya, Alman işgal hükümeti altında Ober Ost’a dahil edilmiştir.

Litvanya’da Bağımsızlık (1918–1940)

16 Şubat 1918 yılında Litvanya Bağımsızlık Yasasının kabul edilmesi, Litvanya Kurucu Meclisi’nin Nisan 1920’de seçilmesi, Litvanya’da otoriter dönemde; Litvanya’nın üçüncü Seimas’ı Mayıs 1926 senesinde seçilmesi, 1918 ve 1940 yılları arasında gerçekleşmeye başlayan Litvanya Bağımsızlık tarihi adına önemli olaylardır.

Litvanya Bağımsızlık Bildirgesi

Alman işgal hükümeti, Litvanyalıların Almanya’ya bağlılıklarını ilan etmeleri ve bir ilhakı kabul etmeleri talebiyle 18 Eylül ve 22 Eylül 1917 tarihleri arasında Vilnius Konferansı’nın toplanmasına izin vermiştir. Konferansçıların amacı, Rus İmparatorluğu, Polonya ve Alman İmparatorluğu’ndan bağımsız olacak etnik kimliğe ve dile dayalı bir Litvanya devleti kurma süreci başlatmaktır. Jonas Basanavicius liderliğindeki Konsey, 11 Aralık 1917 yılında Litvanya’nın bağımsızlığını bir Alman himayesi olarak ilan etmiştir ve ardından 16 Şubat 1918 yılında doğrudan Litvanya Bağımsızlık Yasasını kabul etmiştir. Batı Cephesindeki kayıplarla zayıflamış Almanlar böyle bir bildiriyi desteklememişlerdir ve fiili bağımsızlık kurma girişimlerini engellemişlerdir. Alman İmparatorluğuna dahil olmayı önlemek için Litvanyalılar, Kral Mindaugas II.’yi Litvanya Krallığı’nın itibari hükümdarı olarak seçmiştir ancak II. Mindaugas tahta geçmemiştir.

1918 başlarında Brest- Litovsk Antlaşması hükümleriyle Rusya’yı I. Dünya Savaşı’ndan çıkarmadaki başarısına rağmen, Almanya savaşı kaybetmiştir ve 11 Kasım 1918 yılında Compiegne Ateşkes Antlaşmasını imzalamıştır. 16 Aralık 1918 yılında Litvanya Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti de dahil olmak üzere bir dizi kukla devlet kurmuşlardır. Aralık ayının sonunda, Kızıl Ordu Litvanya sınırlarına ulaşmıştır ve Litvanya- Sovyet Savaşını başlatmıştır.

1 Ocak 1919 yılında Alman işgal ordusu Vilnius’tan çekilmiştir ve şehri Polonya savunma güçlerine teslim etmiştir. Litvanya hükümeti Vilnius’u tahliye etmiştir ve batıya, Litvanya’nın geçici başkenti olan Kaunas’a taşınmıştır. Vilnius, 5 Ocak 1919 yılında Sovyet Kızıl Ordusu tarafından ele geçirilmiştir. Sovyet Kuvvetleri, Ocak 1919 yılının ortasına kadar Litvanya topraklarının yaklaşık 3’te 2’sini kontrol etmiştir. Vilnius, Litvanya Sovyet Cumhuriyetinin ve Litvanya- Beyaz Rusya Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin başkenti konumuna gelmiştir.

Nisan 1919 yılından itibaren, Litvanya- Sovyet Savaşı ile paralel olarak sürmüştür. Polonya birlikleri 21 Nisan 1919 yılında Vilnius’u Sovyetlerden ele almıştır. Mayıs 1919 yılının ortalarında, General Silvestras Zukauskas komutasındaki Litvanya’da Sovyetlere karşı bir saldırı başlatmıştır. Ağustos 1919 yılının sonunda, Sovyetler Litvanya topraklarından atılmışlardır. Litvanya ordusu daha sonra kuzey Litvanya’yı işgal eden paramiliter Batı Rus Gönüllü Ordusuna karşı konuşlandırılmıştır. 1919 yılının sonunda Batı Rus Gönüllüleri yenilmiştir ve Litvanya Bağımsızlık Savaşlarının ilk aşaması sona ermiştir.

Litvanya’da Demokratik Dönem

Litvanya’da demokratik dönem; Litvanya Kurucu Meclisi’nin, Nisan 1920 yılında seçilmiş, Haziran’da üçüncü geçici anayasayı kabul etmiş ve 12 Temmuz 1920 yılında Sovyet- Litvanya Barış Antlaşması’nı imzalamışlardır. Anlaşmada Sovyetler Birliği, tam bağımsız Litvanya’yı ve tartışmalı Vilnius Bölgesi üzerindeki iddialarını tanımıştır. Litvanya, Polonya’ya karşı hareket eden Sovyet güçlerinin topraklarından geçişine gizlice izin vermiştir. Temmuz 1920 yılında Sovyet ordusu, Vilnius’u Polonya güçlerinden ikinci kez ele almıştır. Vilnius, Sovyet saldırısının yenilgisinin ardından 26 Ağustos 1920 yılında Litvanyalılara geri verilmiştir. Polonya ordusu geri dönmüştür ve Sovyet- Litvanya Antlaşması Polonya ve Litvanya arasındaki düşmanları artırmıştır. Daha fazla çatışmayı önlemek için, 7 Ekim 1920 yılında Polonya ile Suwalki Anlaşması imzalanmış ancak hiçbir zaman yürürlüğe girmemiştir. Polonyalı General Lucjan Eligowski, 8 Ekim 1920 yılında Litvanya’yı işgal etmiştir ve ertesi gün Viltius’u fethetmiştir. 12 Ekim 1920 yıllarında doğu Litvanya’da kısa ömürlü bir orta Litvanya Cumhuriyeti kurmuştur.

Kaunas, 19 yıl boyunca Litvanya’nın geçici başkenti iken, Vilnius bölgesi Polonya yönetimi altında kalmıştır. 1922 yılında orta Litvanya’da parlamento seçimleri yapılmıştır, Yahudiler, Litvanyalılar ve Belaruslular tarafından boykot edilmişlerdir ve ardından 24 Mart 1922 tarihinde Polonyalılar tarafından ilhak edilmişlerdir. Büyükelçiler konferansı Mart 1923 yılında Vilnius’u Polonya’ya vermiştir. Litvanya bu kararı kabul etmemiş ve Polonya ile tüm ilişkileri koparmıştır. İki ülke, 1920 ve 1938 yılları arasındai Vilnius için savaş haline girmişlerdir.

Klaipeda Ayaklanması sırasında Litvanyalı istancılar, Polonya’dan gelen tehditler nedeniyle Ekim 1920’de ertelenen Kurucu Meclis, yeniden toplanmıştır ve yeni devlete gerekli bir çok reformu başlatmışlardır. Litvanya uluslararası tanınırlık ve Milletler Cemiyeti üyeliğini kazanmış, bir toprak yasasını çıkartmış, ulusal para birimi (Litas) tanıtmış ve Ağustos 1922’de nihai bir anayasa çıkarmıştır. Litvanya Seimas (Parlamento) ile demokratik devlet seçilmiştir. Litvanya’nın İlk Seimas’ı Ekim 1922’de seçilmiştir, ancak oylar 38’den 38’e eşit bölündüğü için hükümet kurulamamıştır ve dağılmak zorunda kalmıştır. Tek kalıcı başarısı Klaipeda Anlaşması olarak bilinmektedir.

Litvanya, Batı Avrupa’daki Ruhr krizinden yararlanmıştır ve Doğu Prusya’dan Versay Antlaşması’na göre ayrılan ve Milletler Cemiyeti tarafından desteklenen bir Fransız idaresine bağlanan Klaipeda Bölgesini ele geçirmiştir. Bölge, Mayıs 1924’te Litvanya’nın Özerk bölgesi olarak kurulmuştur. Litvanya için, ülkenin Baltık Denizi’ne tek erişimini sağlamıştır ve önemli bir sanayi merkezi olmuştur, ancak bölgenin çok sayıdaki Alman sakini, 1930’larda Litvanya yönetimine direnmiştir. Klaipeda İsyanı, Litvanya’da II. Dünya Savaşı’ndan önceki son silahlı çatışma olarak bilinmektedir.

Litvanya’da Otoriter Dönem

Litvanya’da otoriter dönemde; Litvanya’nın üçüncü Seimas’ı Mayıs 1926 senesinde seçilmiştir. İlk kez Litvanya Hristiyan Demokrat Partisi liderliğindeki blok çoğunluğu kaybetmiştir ve muhalefete geçmiştir. Sovyet Litvanya Saldırmazlık Paktı’nı imzaladığı için sert bir şekilde eleştirilmiştir ve Litvanya’yı Bolşeviklendirme ile suçlanmıştır. Hükümet Aralık 1926 yılında Litvanya darbesi sırasında görevden alınmıştır. Ordu tarafından düzenlenen darbe, Litvanya Milliyetçileri Birliği ve Litvanya Hristiyan Demokratları tarafından desteklenmiştir. Antanas Smetona’yı cumhurbaşkanı, Augustinas Voldemaras’ı da başbakan olarak atamışlardır. Smetona, Haziran 1940’a kadar otoriter bir lider olarak kalmıştır.

Seimas, darbenin sadece geçici bir önlem olduğunu ve Litvanya’yı demokrasiye döndürmek için seçimlerin çağrılacağını düşünmüştür. Bunun yerine, yasama organı Mayıs 1927 yılında feshedilmiştir. 1927’nin ilerleyen dönemlerinde, Sosyal Demokratlar ve diğer sol partilerin üyeleri Smetona’ya karşı bir ayaklanma düzenlemeye çalışmışlardır ancak bastırılmışlardır. Voldemaras giderek Smetona’dan bağımsız hale gelmiştir ve 1929 yılında istifa etmek zorunda kalmıştır. 1930’da üç kez ve 1934’te bir kez başarısız bir şekilde iktidara dönme girişiminde bulunmuştur.

Nazi Partisi Almanya’da iktidara geldiğinde Naziler Klaipeda Bölgesi’nin kaybını kabul etmek istemedikleri için Alman- Litvanya ilişkileri önemli ölçüde kötülemiştir. 1934’te Litvanya’da lliderleri Ernst Neumann ve Theodor von Sass da dahil olmak üzere yaklaşık 100 kişiyi hapis cezasına çarptırılmasıyla, Litvanya’nın ana ticaret ortaklarından biri olan Almanya Litvanya’ya ambargo ilan etmiştir. Buna karşılık, Litvanya ihracatını Büyük Britanya’ya kaydırmıştır.

Avusturya’nın Nazi Almanyası (Anschluss) tarafından ilhak edilmesinin ardından, Polonya Mart ayında 1938 Polonya ültimatomunu Litvanya’ya sunmuştur. Daha zayıf bir orduya sahip olan ve uluslararası destek alamayan Litvanya, ültimatomu kabul etmiştir. Adolf Hitler, Dubysa Nehri’ne kadar olan güneybatı Litvanya’nın bir Alman askeri tarafından ele geçirilmesini emretmiştir ve silahlı kuvvetleri Litvanya’nın kabulü haberine kadar seferber edilmiştir. Polonya ve Litvanya arasındaki ilişkiler, ültimatomun kabul edilmesinden sonra büyük ölçüde normalleşmiştir ve taraflar demiryolu taşımacılığı, posta ve diğer iletişim araçlarına ilişkin antlaşmalar imzalamışlardır.

Litvanya, Vilnius üzerindeki ihtilafta Polonya’yı destekleyen Fransa ve Estonya gibi güçlere karşı Almanya ve Sovyetler Birliği’ne diplomatik destek sunmuştur, ancak hem Almanya hem de Sovyetler Birliği, Litvanya’nın topraklarını ve bağımsızlığını alıkoymuştur. Aralık 1938 yılında Klaipeda’daki Nazi seçim başarısının ardından Almanya, tüm bölgenin kontrolünü güvence altına almak için harekete geçmeye karar vermiştir. 15 Mart’ta Litvanya dışişleri bakanı Joachim von Ribbentrop’tan Litvanya’ya 1939 Alman ültimatomunu almıştır. Litvanya hükümeti silahlı bir müdahaleden kaçınmak için sunulan ültimatomu kabul etmiş ve Klaipeda Bölgesi, Alman İmparatorluğu’nun Doğu Prusya eyaletine dahil edilmiştir. Bu durumdan sonra Smetona, muhalefet üyelerini içeren yeni bir hükümet kurmuştur. Klaipeda’nın kaybı Litvanya ekonomisine büyük bir darbe olmuştur ve ülke Alman nüfuz alanına girmiştir. Almanya ve Sovyetler Birliği, Ağustos 1939’da Molotov- Ribberntrop Paktı’nı imzalayıp Doğu Avrupa’yı etki alanlarına böldüğünde, Litvanya ilk başta Almanya’ya atanmıştır, ancak Smetona’nın Polonya’nın Alman işgaline katılmayı reddetmesinden sonra bu durum değişmiştir.

Litvanya’da II. Dünya Savaşı (1939–1945)

II. Dünya Savaşı’ndan kısa süre önce başlayan ve 1940- 1941 yılları arasında işgal edilen topraklardan insanların Sovyetler Birliği tarafından sınır dışı edilmesi, Litvanya’nın Nazi Almanyası tarafından işgali, Litvanya’nın Nazi işgalinin ilk günlerinde Litvanya, Kaunas’ta yaşayan Kaunas Pogromu’nda Yahudilerin katliamı, Litvanya’da II. Dünya savaşında yaşanan önemli olaylardır.

Litvanya’da Birinci Sovyet İşgali

Litvanya’da birinci Sovyet işgali; Molotov- Ribbentrop Paktı’nın Alman- Sovyet Sınır Antlaşması tarafından düzenlenen gizli protokolleri, Doğu Avrupa’yı Sovyet ve Nazi etki alanlarına bölmüştür. Polonya’nın müteakip işgali sırasında Kızıl Ordu, Litvanyalılar tarafından başkentleri olarak kabul edilen Vilnius’u ele geçirmiştir. 10 Ekim 1939 tarihli Sovyet- Litvanya Karşılıklı Yardım Paktına göre, Sovyetler Birliği ülke içinde 20.000 Sovyet askerinin konuşlandırılması karşılığında Vilnius ve çevresini Litvanya’ya devretmiştir. Letonya ve Estonya ile Karşılıklı Yardım Anlaşmaları imzalanmıştır. Finlandiya anlaşmayı reddedince, Kış Savaşı patlak vermiştir.

Litvanyalı direniş savaşçıları, 1941 Kaunas’ta tutuklanan Kızıl Ordu Komitesine liderlik etmektedir. Finlandiya’daki Kış Savaşı sona erdiğinde, Sovyetler Litvanya üzerindeki diplomatik baskıları artırmıştır ve 14 Haziran’da Litvanya’ya 1940 Sovyet ültimatomunu yayınlamıştır. Ültimatom, yeni bir Sovyet yanlısı hükümetin kurulmasını, belirsiz sayıda Rus askerinin kabul edilmesini talep etmiştir. Sovyet birlikleri ülke içinde konuşlanmış iken, Litvanya ültimatomu kabul etmiştir. Sovyet temsilcisi Vladimir Dekanozov, Halk Hükümeti olarak bilinen ve Jostas Paleckis başkanlığındaki yeni Sovyet yanlısı hükümeti kurmuştur ve sözde Halk Semimaları için gösteri seçimleri düzenlenmiştir. 21 Temmuz’daki ilk oturumunda, Halk Seimaları oybirliğiyle Litvanya’yı Litvanya Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’ne dönüştürmek için oy kullanmıştır ve Sovyetler Birliği’ne katılmak için dilekçe vermiştir.

İşgalin hemen ardından, bütün topraklar devletleştirilmiştir. Yoksul köylüler arasında yeni rejime destek sağlamak için büyük çiftlikler küçük toprak sahiplerine dağıtılmıştır. Bankaların, daha büyük işletmelerin ve gayrimenkullerin kamulaştırılması, üretimde büyük mal kıtlığına neden olan kesintilere uğramıştır.

Litvanya’nın Nazi Almanyası Tarafından İşgali (1941–1944)

22 Haziran 1941’de Nazi Almanyası, Barbarossa Operasyonu ile Sovyetler Birliğini işgal etmiştir. Alman kuvvetleri hızla hareket etmiştir ve nadiren Sovyet direnişiyle karşılaşmıştır. Vilnius 24 Haziran 1941’de ele geçirilmiştir ve Almanya bir hafta içinde tüm Litvanya’yı kontrol etmiştir. Geri çekilen Sovyet güçleri, çoğunluğu etnik Litvanyalı olan 1000 ile 1500 kişiyi öldürmüştür. Litvanya Aktivist Cephesi Hükümeti kurulmuştur.

Başlangıçta, Alman kuvvetleri ve bazı Litvanyalılar aradında önemli bir işbirliği bulunmaktadır. Litvanyalılar Tautinio Drbo Apsaugos Batalionas ve Schutzmannschaft polis taburlarına, Litvanya’nın düzenli ordusuna dönüştürüleceği umudu ile katılmıştır. Bunun yerine, bu birimler Almanlar tarafından soykırımın işlenmesinde yardımcı olarak kullanılmıştır. En dikkate değer direniş örgütü olan Litvanya’nın Kurtuluşu Yüksek Komitesi 1943’te kurulmuştur. Bir uzlaşma olarak, Litvanyalı general Povilas Plechavicius kısa ömürlü Litvanya Bölgesel Savunma Gücünü kurmuştur.

Litvanya’daki Soykırım; toplu infazlar, Getto dönemi ve nihai tasfiye olarak üçe ayrılmıştır. Einsatzgruppe (Hareket Grupları), Litvanya’da Alman işgalinin ilk günlerinde infazlara başlamıştır. İnfazlar Naziler ve Litvanyalı işbirlikçileri tarafından Kaunas, Vilnius’ta ve kırsal kesimde gerçekleştirilmiştir. Litvanyalı Yahudilerin tahmini %80’i, 1942’den önce öldürülmüştür. Hayatta kalan 43.000 Yahudi Vilnius Gettosu, Kaunas Gettosu, Siauliai Gettosu ve Svencionys Gettosunda toplanmıştır ve Alman askeri endüstrisinin yararına çalışmaya zorlanmıştır. 1943’te Gettolar toplama kamplarına dönüştürülmüştür. Bu kamplardan yalnızca 2000- 3000 Litvanya Yahudisi kurtarılmıştır.

Litvanya’da İkinci Sovyet İşgali

Litvanya’da ikinci Sovyet işgali; 1944 yılında, Sovyet Kızıl Ordusu doğu Litvanya’ya ulaşmıştır. Temmuz 1944’e gelindiğinde, Vilnius çevresindeki bölge, Ostra Brama Operasyonu sırasında Almanların elindeki şehri ele geçirmeye çalışan Armia Krajowa’nın Polonyalı Direniş savaşçılarının kontrolü altına girmiştir. Kızıl Ordu, 13 Temmuz’da Polonya’nın yardımıyla Vilnius’u ele geçirmiştir. Sovyetler Birliği Litvanya’yı yeniden işgal etmiş ve Joseph Stalin 1944’te başkenti Vilnius olan Litvanya Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’ni yeniden kurmuştur. Sovyetler, Amerika Birleşik Devletleri ve Büyük Britanya’nın bu ilhaka pasif anlaşmasını sağlamıştır. Ocak 1945’te Sovyet kuvvetleri Baltık kıyısındaki Klaipeda’yı ele geçirmiştir. Litvanya’daki en ağır fiziksel kayıplar, İkinci Dünya Savaşı sırasında Kızıl Ordu’nun Nazi işgalcilerini püskürttüğü 1944 ve 1954 yılları arasında Nazi ve Sovyet işgalleri altında 780.000 kişiyi kaybettiği tahmin edilmektedir.

Litvanya’da Sovyet Dönemi (1944–1990)

Litvanya’da Sovyet dönemi; 1944 deki Sovyet işgalinden 1953’te Stalin tarafından sürdürülmüştür. Litvanya silahlı direnişi, 1950’lerin ortalarında 30.000 kadar partizanın öldürülmesiyle sonuçlanmıştır. Litvanya’lılara yapılan soykırımdan sonra bölge nüfusunun yerini Sovyet yerleşimciler almıştır.

Sovyet ekonomisi, her şey herkese aittir ve bu nedenle her şey hiç kimseye ait değildir şeklindeki yaygın inanıştan rahatsız olmuştur ve Batı Avrupa ekonomisinin çok gerisinde kalmıştır. Litvanya ekonomisi Sovyetler Birliği içindeki en sağlam ekonomilerden biri olarak kalmıştır.

Litvanya’da Stalinist Terör ve Direniş (1944–1953)

Litvanya’da Stalinist terör ve direniş; 1941 ve 1952 yılları arasında Litvanya’dan yapılan Sovyet sürgünleri, on binlerce ailenin Sovyetler Birliği’nde özellikle Sibirya’da ve ülkenin diğer uzak bölgelerinde zorunlu yerleşimlere sürgün edilmesiyle sonuçlanmıştır. 1944 ile 1953 yılları arasında yaklaşık 120.000 kişi sınır dışı edilmiştir, ve binlerce kişi siyasi mahkum olmuştur. Sınır dışı edilenlerin birçoğu 1953’ten sonra Litvanya’ya dönmüştür. Yaklaşık 20.000 Litvanyalı partizan 1940’larda ve 1950’lerin başlarında Sovyet rejimine karşı başarısız bir savaşa katılmış, çoğu öldürülmüştür ya da sürülmüştür. 1945’te II. Dünya Savaşı’nın sonunda Almanların teslim olmasını takip eden yıllarda, Anti- Sovyet ayaklanma bağlamında 40 ile 60 bin sivil ve savaşçı telef olmuştur. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, savaş sırasında olduğundan çok daha fazla etnik Litvanyalı ölmüştür.

Litvanya’nın silahlı direnişi 1953’e kadar sürmüştür. Litvanya Özgürlük Savaşçıları Birliği’nin son resmi komutanı Adolfas Ramanauskas, Ekim 1956’da tutuklanmıştır ve Kasım 1957 yılında idam edilmiştir.

Litvanya Sovyet Dönemi (1953–1988)

Litvanya Sovyet dönemi; Sovyet makamları, Litvanya’yı Sovyetler Birliği’ne entegre etmenin ve endüstriyel gelişmeyi teşvik etmenin bir yolu olarak Litvanyalı olmayan işçilerin, özellikle Rusların göçüşünü teşvik etmiştir.

Savaş sonrası Vilnius’ta Ruslaştırmadan ziyade Litvanlaşma gerçekleşmiştir ve ulusal bir canlanmanın unsurları, Litvanya’nın bir Sovyet cumhuriyeti olarak var olduğu dönemi karakterize etmektedir. Litvanya’nın sınırları ve siyasi bütünlüğü, Joseph Stalin’in daha sonra, Polonyalıların çoğu Vilnius’tan kısmen yer değiştirmeleri zorunlu kılan Sovyet ve Litvanya komünist politikalarının uygulanması ile yeniden yerleştirilmiştir. Rus göçmenler tarafından Vilnius daha sonra Litvanyalılar tarafından giderek daha fazla yerleşmiştir ve Sovyet yönetiminin baskıcı ve sınırlayıcı koşulları altında Litvanya’nın ekonomisi, Sovyetler Birliği’nin diğer bölgelerine kıyasla iyi bir performans sergilemiştir.

Litvanya’daki ulusal gelişmeler, Sovyet komünistleri, Litvanyalı komünistler ve Litvanyalı aydınlar tarafından yürütülen uzlaşma anlaşmalarını takip etmiştir. Vilnius Üniversitesi, savaştan sonra yeniden açılmıştır, Litvanya dilinde faaliyet göstermiştir.

1953 yılında Stalin’in ölümü ile 1980’in ortalarında Mihail Gorbaçov’un reformları arasında Litvanya’da tarım kolleklifleştirilmiştir, mülkiyet kamulaştırılmıştır ve Sovyet sisteminin eleştirisi cezalandırılmıştır. Litvanya, seyahat kısıtlamaları nedeniyle Sovyet olmaya başlamıştır dünyadan büyük ölçüde izole kalmıştır. Katolik kilisesine yönelik zulüm devam etmiştir ve toplum büyük ölçüde yozlaştırılmıştır.

Litvanya’nın Yeniden Doğuşu (1988–1990)

1988 ortalarına kadar tüm siyasi, ekonomik ve kültürel yaşam Litvanya Komünist Partisi tarafından kontrol edilmiştir. Entelektüellerin önderliğinde, 1988 yılının ortalarında Litvanya yasalarının Sajudis Reform Hareketi kurulmuştur ve ülke çapında popülerlik kazanan bir demokratik ve ulusal haklar programı ilan edilmiştir. Sajüdis’ten esinlenen Litvanya SSR Yüksek Sovyeti, Litvanya yasalarının Sovyet yasaları üzerindeki üstünlüğüne ilişkin anayasal değişikliklerini kabul etmiştir, 1940’ta Litvanya’nın Sovyetler Birliği’nin bir parçası olarak ilan edilmesine ilişkin kararları iptal etmiştir, çok partili bir sistemi yasallaştırmıştır ve bir dizi yasayı kabul etmiştir. Çok sayıda CPL üyesi de Sajüdis’in fikirlerini desteklemiştir ve Sdüjis’in desteğiyle Algirdas Brazauskas, 1988’de CPL Merkez Komitesi Birinci Sekreteri seçilmiştir.

Molotov- Ribbentrop Paktı‘ndan 50 yıl sonra, 23 Ağustos 1989’da Letonyalılar, Litvanyalılar ve Estonyalılar, dünyanın dikkatini Baltık uluslarının kaderine çekmek için Tallinn’den Vilnius’a 600 kilometrelik bir insan zincirinde el ele vermişlerdir. İnsan zincirine Baltık Yolu adı verilmiştir. Aralık 1989’da Brazauskas liderliğindeki CPL, Sovyetler Birliği Komünist Partisi’nden bağımsızlığını ilan etmiş ve ayrı bir sosyal demokrat partisi haline gelmiştir ve 1990’da Litvanya Demokratik İşçi Partisi adını değiştirmiştir.

Letonya, Litvanya ve Estonya Ne Zaman Bağımsız Olmuşlardır?

Letonya 11 Ağustos 1920’de, Litvanya 11 Mart 1990’da ve Estonya 24 Şubat 1918’de bağımsız olmuşlardır.

Litvanya, Letonya ve Estonya Nasıl Bağımsız Olmuşlardır?

Estonya; Sovyetler Birliği’nin çökmesinden sonra Şarkı Devrimi ile, Letonya; Riga’nın düşmesiyle, Litvanya; Sovyet Rusya ile barış anlaşması imzalanmasıyla bağımsız olmuştur. Üç Baltık Devleti olan; Estonya, Letonya, Litvanya, Sovyetler birliğinin dağılmasıyla bağımsızlığını ilan etmiş devletlerdir.

Litvanya’da Onarılan Bağımsızlık (1990’dan günümüze)

1980’lerin sonlarında SSBC’yi Glasnost ve Perestroika yoluyla yenileme çabaları yeni bir siyasi atmosfer yaratmıştır. Muhalefette bir kitle reform hareketi, Sajüdis ortaya çıkmıştır.

Litvanya, Sovyet sonrası ilk seçimlerini 1992’de yapmıştır. Adını Litvanya Demokratik İşçi Partisi olarak değiştiren eski Komünist Parti, 141 sandalyenin 73’ünü kazanmıştır. Zaferine rağmen, LPDP politikaları tersine çevirmek yerine, hükümet ekonomiyi liberalleştirmiştir, Avrupa Konseyi’ne katılmıştır, Batı Avrupa Birliği’nin ortak üyesi olmuştur ve Avrupa Birliği’ne ve Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütüne üyeliğini sürdürmüştür.

İç anlaşmazlıklar, yolsuzluk suçlamaları ve ekonomik durgunluk, 1990’ların ortalarında hükümetin popülaritesinin düşmesine neden olmuştur. 1996’de, LPDP sadece 12 sandalye kazanmıştır ve hükümette Hristiyan Demokrat Parti ile Merkez Parti arasındaki bir koalisyon tarafından değiştirilmiştir. Yeni hükümet ekonomiyi daha da liberalleştirmeye ve yabancı sermayeyi çekmeye çalışmıştır. 1998’de ABD vatandaşı olarak kabul edilen ve yolsuzluğu önlemeye çalışan Valdas Adamkus cumhurbaşkanı seçilmiştir.

1990’ların ilk yarısı boyunca, Litvanya ekonomisi Rusya’ya bağımlı kalmıştır ve bu durgunluktan etkilenmiştir. 1990’ların sonunda Batı Avrupa ile olan ticaret payını çarpıcı biçimde artırmıştır ve 1991’de yüzde 1000’i aşan enflasyon, yüzde 10’un altına düşürülmüştür. Litvanya’nın popülist Liberal Demokrat Partisi lideri Rolandas Paksas, 2003 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Adamkus’u mağlup etmiştir. 2003’ten sonra Anayasa Mahkemesi en az üç kez anayasanın ihlal edildiğine karar verdiğinde, Paksas görevden alınmıştır. Seimas’ın başkanı başkan vekili olmuştur ve Adamkus 2004’te yapılan özel bir başkanlık seçimi ile ikinci dönemini kazanmıştır. Aynı yıl Litvanya hem AB’ye hem de NATO’ya tam üyelik kazanmıştır.

Mayıs 2008’e kadar ülke ekonomisi kötüleşmeye başlamıştır ve Avrupa Komisyonu, Litvanya’nın yüksek enflasyon nedeniyle Euro bölgesine katılım başvurusunu reddetmiştir. Kötüleşen ekonomi, başkentte şiddetli protestoları teşvik etmiştir. Değişim vaadiyle bağımsız olarak çalışan AB bütçe komiseri Dalia Grybauskaite, Mayıs 2009 cumhurbaşkanlığı seçimlerini yaklaşık %69 oyla kazanarak Litvanya’daki ilk kadın cumhurbaşkanı olmuştur. Grybauskaitė, ihracatı teşvik etme, AB yardımını uygulama ve küçük işletme sahiplerine vergi indirimleri sağlama sözü vermiştir.

Rusya ile ilişkiler 21. yüzyıla kadar gergin kalmaya devam etmiştir. 2006’da Rusya, Litvanya’nın ana petrol refinerisine tedarik vermeyi durdurmuştur ve ayrıca Litvanya’nın Sovyetler Birliği’nin 50 yıllık Litvanya işgali için tazminat talebini yerine getirmeyi reddetmiştir. 2008’de Litvanya parlamentosu, Sovyet veya Nazi sembollerinin kamu alanına açık sergilenmesini yasaklamıştır.

Litvanya Bağımsızlık Mücadelesi (1990–1991)

1990 başlarında, Sajudis tarafından desteklenen adaylar parlamento seçimlerini kazanmışlardır. 11 Mart 1990’da Litvanya SSC Yüksek Sovyeti, Litvanya Devleti’nin, Yeniden Kuruluş Yasasını ilan etmiştir. Baltık Cumhuriyetleri bağımsızlık mücadelesinin ön saflarında yer almıştır ve Litvanya bağımsızlık ilan eden Sovyet Cumhuriyetlerinden ilki olarak tarihte yerini almıştır. Sajüdia ulusal hareketinin lideri olan Vytautas Landsbergis, devlet başkanı olmuştur ve Kazimira Prunskiene Bakanlar Kuruluna liderlik etmiştir.

15 Mart’ta Sovyetler Birliği bağımsızlığın geri alınmasını talep etmiştir ve Litvanya’ya karşı siyasi ve ekonomik yaptırımlar uygulamaya başlamıştır. Litvanya’daki Ocak olayları sırasında- Sovyet yetkilileri sözde Ulusal Kurtuluş Komitesi’ne sponsor olarak seçilmiş hükümeti devirmeye çalışmışl, Vilnius televizyon kulesini ele geçirmiştir, silahsız siviller öldürülmüş ve 140 kişiyi yaralamıştır. İlk yardım haberleri, Indiana’da N9RD ve Illinois’de WB9Z çağrı işaretlerine sahip bir Amerikan amatör radyo operatörleri tarafından alınmıştır. Moskova- Litvanya bağımsızlık hareketini ezmeye çalışmayı bırakmış ve Litvanya hükümeti çalışmaya devam etmiştir.

9 Şubat 1991’deki ulusal referandum sırasında, oylamaya katılanların %90’ından fazlası bağımsız, demokratik Litvanya lehine oy kullanmıştır. Litvanya hükümeti Komünist Partiyi yasaklamıştır ve mülküne el konulmasını emretmiştir. Başarısız darbenin ardından, Litvanya 6 Eylül 1991’de geniş çapta uluslararası tanınırlık kazanmıştır.

Çağdaş Litvanya Cumhuriyeti (1991-günümüz)

Litvanya Komünist Partisi adını Litvanya Demokratik İşçi Partisi olarak değiştirmiştir ve 1992 Litvanya parlamento seçimlerinde Sajüdis’e karşı sandalye çoğunluğunu kazanmıştır. LDDP, bağımsız demokratik devleti inşa etmeye ve merkezi olarak planlanmış bir ekonomiden serbest piyasa ekonomisine geçişe devam etmiştir. 1996 Litvanya parlamento seçimlerinde, seçmenler eski Sajudis lideri Vytautas Landsbergis liderliğindeki sağcı Vatan Birliğine geri dönmüşlerdir.

Kapitalizme ekonomik geçişin bir parçası olarak, Litvanya devlete ait konuş gayrimenkullerini ve ticari işletmelerini satmak için bir özelleştirme kampanyası düzenlemiştir. Hükümet, özelleştirmede kullanılmak üzere gerçek para birimi yerine yatırım çekleri kullanmıştır. Litvanya’da özelleştirme küçük kuruluşlarla başlamıştır ve büyük işletmeler birkaç yıl sonra yabancı yatırımcıları çekmek amacıyla dövize satılmıştır. Yüksek enflasyon ve diğer gecikmeler nedeniyle, geçici bir para birimi olan Litvanya talonaları tanıtılmıştır. Haziran 1993’te Lita para birimi çıkarılmıştır ve 1994’te ABD dolarına ve 2002’de Euro’ya sabit bir döviz kuru ile kurulmasına karar verilmiştir.

Litvanya’nın tam bağımsızlık kazanmasına rağmen, Rus birliklerinin geri çekilmesi Ağustos 1993’te tamamlanmıştır. Bağımsızlık ilanından kısa bir süre sonra Litvanya Ulusal Savunma Gönüllü kuvvetleri ordusu ve Litvanya Tüfekçiler Birliği, Genç Tüfekçiler ve Litvanya İzciler gibi savaşlar arası paramiliter örgütler yeniden kurulmuştur.

Litvanya’nın yabancı liderlerle yeniden devletleştirilmesinin 100. yıldönümü kutlamaları 27 Nisan 1993’te Eyalet Ortaklığı Programının bir parçası olarak Pennsylvania Ulusal Muhafızları ile bir ortaklık kurulmuştur.

Batı ile daha yakın ilişkiler kurmak isteyen Litvanya, 1994 yılında Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) üyeliği için başvurmuştur. Litvanya, AB üyeliğinin gerekliliklerini yerine getirebilmek için planlı ekonomiden serbest piyasa ekonomisine geçmek zorunda kalmıştır. Mayıs 2001’de Litvanya, Dünya Ticaret Örgütü’nün 141. üyesi olmuştur. Ekim 2002’de Litvanya AB’ye bir ay sonra ise NATO’ya üye olmuştur.

Litvanya ekonomisi 2009 yılında Sovyetler Birliği’nden bağımsızlığın kazanmasından bu yana en kötü resesyonunu 2009’da yaşamıştır. 1 Ocak 2015’te Litvanya Euro bölgesine katılmıştır ve Baltık devletlerinin sonuncusu olarak Euro’yu benimsemiştir. Litvanya 4 Temmuz 2018’de resmi olarak OECD’ye katılmıştır.

Litvanya Tatarları Kimlerdir?

Lipka Tatarları olarakta bilinen Litvanya Tatarları, 6 asırlık bir zaman diliminde, Polonya, Litvanya ve Belarus’un sınırları içerisinde yaşayan, kendine özgü geleneklere ve yaşantıya sahip bir topluluktur. Tatarlar’ın ilk olarak Avrupa topraklarına göç etmeleri Altın Orda Devleti’nin içerisinde yaşadığı karışıklıklardan sonraki döneme denk gelmektedir.

14. yüzyılın başlarında Litvanya Büyük Dükalığı’na yerleşen Tatar topluluğunun ilk yerleşimcileri Şamanistik dinlerini korumayı denemişlerdir ve Hristiyan olmayan Litvanyalılar arasında sığınmacı olarak yaşamışlardır. Litvanya nüfusunu oluşturan etnik yapılar, Lipka Tatarlarını da etkilemiştir. 15. yüzyıldan itibaren ana dillerini kaybetmeye başlayan Lipka Tatarları, Beyaz Rusça, Litvanca ve Lehçe dillerini benimsemişlerdir. Litvanya Tatarları Türk ve Moğol boylarının torunlarındandır. Litvanya Tatarların çoğu Müslümanlık dinini benimsemişlerdir.

Litvanya Türkiye İlişkileri Nasıldır?

Litvanya ile Türkiye arasındaki siyasi ilişkiler olumlu bir seyir izlemektedir. Türkiye’nin Litvanya’nın NATO üyeliğini, Litvanya’nın Türkiye’nin AB üyeliğini desteklemesi iki ülke arasında işbirliği ve görüş alışverişini hızla artmıştır. Dönemin Litvanya Cumhurbaşkanı Dalia Grybauskaite, 7- 9 Aralık 2014 tarihinde Türkiye’yi ziyaret etmiştir.

Litvanya Dışişleri Bakanı Linkevicius’un darbe girişimi sonrasında Litvanya’nın Türkiye ile dayanışmasını göstermek üzere 22 Ağustos 2016 tarihinde Türkiye’yi ziyareti, NATO ve AB Dışişleri Bakanları arasında ilki temsil etmiştir. Litvanya politika ve siyaset yapısı bu ziyaret sonrası dahada iyiye gitme eğilimi göstermiştir.

Litvanya’nın Tarihi Yerleri Nelerdir?

Litvanya tarihi yerleri açısından ve Litvanya’daki tarihi eserler açısından oldukça zengin bir ülkedir.

Litvanya’nın tarihi yerleri aşağıda listelenmiştir.

  • Old Town (Eski Şehir)
  • Katedral Meydanı
  • Gediminas Kulesi
  • Litvanya Sanat Müzesi
  • Uzupis Cumhuriyeti
  • St. Annes Kilisesi
  • Soykırım Kurbanları Müzesi
  • Trakai Kalesi
  • M.K. Ciurlionis Ulusal Sanat Müzesi
  • Şafak Kapısı
  • Kursiu Nerija Milli Parkı
  • Litvanya Ulusal Müzesi
  • Kaunas Katedral Bazilikası
  • Yeşil Göller
Paylaş: