Polonyalı Yazarlar ve Polonya Edebiyatı

Polonya edebiyatı, Slav dillerinden biri olan Lehçe yazılar topluluğu olarak bilinmektedir. Polonya edebiyatı, yüzyıllar boyunca Polonya tarihinin çalkantılı olaylarını yansıtmış ve zaman zaman ulusun kültürel ve siyasi kimliğini sürdürmüştür.

Polonya, 10. yüzyılda bir Hristiyan ülkesi haline geldiğinde Latince edebi bir dil edinmiş ve önce kilisenin resmi dili sonrada erken Polonya edebiyatının dili olmuştur. Sonrasında Polonya dilinde edebiyat yavaş yavaş ortaya çıkmıştır. Polonya’nın Batı medeniyetinin kültür merkezlerinden uzaklığı ve sık sık yağmacı işgalciler tarafından saldırıya uğruyor olması, Polonya devletinde ulusal bir edebiyatın gelişimini kısmen engellemiştir. Polonya dilindeki en eski edebiyat parçaları 14. yüzyılda ortaya çıkmıştır.

Nobel Edebiyat Ödülü 1901’de kurulduğundan bugüne kadar Polonya’nın beş kazanan yazarı oldu. 1905’de Henryk Sienkiewicz, 1924 ‘de Władysław Reymont, 1980’de Czesław Miłosz, 1996’de Wisława Szymborska ve 2018’de alması gereken ödülü komite deki skandal dolayısıyla gecikmeli olarak 2019 yılında Olga Tokarczuk aldı.

Polonya Edebiyatı Dönemleri Nedir?

Polonya Edebiyatı; dönemi, sosyo-politik ve ekonomik durumlarına göre bir çok akım ve ekolü içerisinde bulundurur.

Polonya edebiyatı dönemleri aşağıda verilen 8 başlık içerisinde incelenebilir.

  • Orta Çağ Polonya Edebiyatı
  • Rönesans Döneminde Polonya Edebiyatı
  • Barok Akımı Etkisinde Polonya Edebiyatı
  • Aydınlanma Döneminde Polonya Edebiyatı
  • Romantizm Akımı Etkisinde Polonya Edebiyatı
  • Pozitivizm Akımı Etkisinde Polonya Edebiyatı
  • Genç Polonya Döneminde Polonya Edebiyatı
  • 20. Yüzyıl Polonya Edebiyatı

1- Orta Çağ Polonya Edebiyatı

Polonya, 966’da Hristiyan olmadan önce Polonya edebiyatından kayda değer bir edebi metin ortaya çıkmamıştır. Polonya’nın pagan sakinleri, Slav şarkılarına, efsanelerine ve inançlarına uzanan sözlü bir edebiyata sahiptir. Ancak erken Hristiyan yazarlar bunu anılmaya değer görmediler ve Latince edebi gelenek böylece yok oldu.

Latince ve Eski Polonya dillerinde yazılmış en belirgin orta çağ Polonya eserleri arasında , Kutsal Haç Vaazları başlıklı eski el yazması ile Kraliçe Sofia’nın Lehçe İncil’i yer alır. Czarnków Lu Janko’ya ait 14. yüzyıldan kalma Puławy Psalter da bu eserlere ek olarak verilebilir.

Polonya yerel dilindeki en erken metinler kutsal latin edebiyatından ağır bir şekilde etkilenmiştir. Polonya edebiyatında, Latince yazılmış eserlerin dışında bir edebi gelenek geliştiren eserlerden en önemlisi, Tanrı’nın Annesine yakaran bir ilahi olan Bogurodzica’dır.

Meryem ana’yı öven ilahi, Bogurodzica (Tanrı’nın anası), 15. yüzyılda yazılmıştır. Bogurodzica milli marş olarak da kullanılmıştır. Usta Polikarp’ın Ölümle Söyleşi’si (Rozmowa mistrza Polikarpa ze śmiercią) gibi Bogurodzica da matbaada Lehçe dilinde basılan ilk metinlerden birisi olmuştur.

2- Rönesans Döneminde Polonya Edebiyatı

Polonya dili Rönesans’ın gelişiyle birlikte, Latince ile eşit bir temelde kabul edilmiştir. Polonya kültürü ve sanatı da Jagiellon yönetimi altında geliştirilmiştir. Ayrıca Rönesansla birlikte Kallimach (Filippo Buonaccorsi) ve Conrad Celtis gibi birçok yabancı şair ve yazar Polonya’ya yerleşerek yeni edebi akımları beraberinde getirmiştir.

Polonyalı yazarlar, yurtdışında aynı zamanda yeni fikirler ve akımlar için bir eritme kazanı haline gelen Krakow Akademisi’nde okumuştur. 1488’de Krakow’da kurulan ve dünyanın ilk edebiyat topluluğu olan Sodalitas Litterarum Vistulana’nın (Vistula Edebiyat Derneği) en bilinen üyeleri; Conrad Celtes, Albert Brudzewski, Filip Callimachus ve Laurentius Corvinus’dir. Ayrıca Mikolaj Rej ve Jan Kochanowski gibi yazarlar da Polonya dili ve edebiyatı adına yenilikler getirmiş, Polonya dil bilgisinin temellerini atmışlardır.

3- Barok Akımı Etkisinde Polonya Edebiyatı

Polonya edebiyatında 1620-1764 yılları arası Barok dönemi olarak bilinir. Polonya’da Barok akımı, siyasi bir kariyere hazırlık kapsamında Latin klasiklerine dayalı eğitim sunan Jesuit liselerinin büyük ölçüde yaygınlaşmasından önemli ölçüde etkilenmiştir.

Polonya’daki şiir çalışmaları, hem Latince hem de Lehçe şiirler yazmanın pratik bilgisini gerektirmiş ve bu da ülke çapında şair ve nazımcıların sayısını artırmıştır.

Hümanist eğitimin meyveleri olarak bazı istisnai yazarlar da ortaya çımmıştır. Piotr Kochanowski (1566-1620), Torquato Tasso’nun Kudüs Teslim adlı çevirisini yapmıştır. Maciej Kazimierz Sarbiewski Latince yazılarıyla Avrupa ulusları arasında Horatius christianus (Hristiyan Horace) olarak tanınmıştır.

Epikürcü bir saray mensubu ve diplomat olan Jan Andrzej Morsztyn (1621-1693), sofistike şiirlerinde dünyevi zevklerin kahramanlığını övmüştür.

4- Aydınlanma Döneminde Polonya Edebiyatı

Polonya Aydınlanma Dönemi 1730 - 1740’lı yıllarda başlamış ve 18. yüzyılın ikinci yarısında zirve yapmıştır. Polonya’nın son kralı, Stanislaw August Poniatowski’nin döneminde Polonya’nın üçüncü ve son Bölünmesi (1795) ile keskin bir düşüşe geçmiştir. Ülkede yaşanan düşüş siyasi, kültürel ve ekonomik anlamda bir yıkım başlatmış böylelikle Polonya seçkinlerinin büyük göçüne yol açmıştır. Polonya’nın önde gelen Aydınlanma şairlerinden biri, “Şairlerin Prensi” olarak da bilinen Ignacy Krasicki (1735-1801)‘dir. Dönemin bir diğer önde gelen yazarı, seyahat anılarıyla efsaneleşen Polonyalı bir asilzade, Mısırbilimci, dilbilimci ve maceracı olan Jan Potocki (1761-1815) ‘dir. Aydınlanma 1822 civarında sona ermiş ve yerini Polonya Romantizmi almıştır.

5- Romantizm Akımı Etkisinde Polonya Edebiyatı

Polonya romantizmi, Avrupa’nın diğer bölgelerindeki romantizmin aksine, büyük ölçüde yabancı işgaline karşı bağımsızlık hareketi niteliğinde olmuştur. Polonya edebiyatının en büyük dönemi olarak kabul edilen romantizm akımı Polonya halkının ideallerini ve geleneksel yaşam tarzını yansıtmıştır.

Romantizmin yükselişi, 18. yüzyılın sonunda Polonya’nın bağımsızlığını kaybetmesiyle aynı zamana denk gelmiş ve büyük yazarlar bu ulusal trajediyi şiirlerine yansıtmışlardır. Polonya’nın trajik kaderini yorumlama vizyonu ve otoritesi üç büyük Romantik şair; Adam Mickiewicz ,Juliusz Słowacki ve Zygmunt Krasiński’dir. Sürgünde yazarak, Polonya’nın bağımsızlığının restorasyonuna olan inançlarını canlı tutmuşlardır. Şairlerin bu ilgi ve alakaları, Polonya Romantik hareketinin literatürüne güç ve tutku kazandırmıştır.

6- Pozitivizm Akımı Etkisinde Polonya Edebiyatı

Polonya pozitivizmi adını Auguste Comte’un Pozitivizm felsefesinden almıştır. Polonya’nın Pozitivist yazarları tarafından ele alınan sorunlar, kadınlar da dahil olmak üzere toplumun tüm üyeleri için eşit hakların kurulmasını içeren “organik çalışma” etrafında dönmüştür.

Polonyalı yazarlar, olumsuz koşullar ne olursa olsun, Polonya toplumunun tamamen entegre bir “sosyal organizma” olarak işlev görmesini sağlayacak yapıcı vatanseverlik konusunda halkı eğitmek için çalışmıştır. Polonya’nın Pozitivist dönemi, 20. yüzyılın başlarına ve Genç Polonya hareketinin ortaya çıkışına kadar sürmüştür.

7- Genç Polonya Döneminde Polonya Edebiyatı

Modernist olarak da bilinen Genç Polonya dönemi, 1890’de görsel sanatlar, edebiyat ve müzikten oluşmuştur. 1918 yılında ise Polonya’nın tekrar bağımsız olması ile de sona ermiştir. Genç Polonya dönemi iki kavram üzerine kurulmuştur. İlk aşaması, kendi pozitivizmin ideallerine güçlü bir estetik muhalefetle karakterize edilmiştir. Genç Polonya’nın bu erken felsefesini izleyen sanatçılar, çöküşe, sembolizme, insani değerler ile medeniyet arasındaki çatışmaya ve sanat için sanatın varlığına inanmışlardır. Bu eğilimi takip eden önde gelen yazarlar arasında Kazimierz Przerwa-Tetmajer, Stanisław Przybyszewski ve Jan Kasprowicz vardır. İkinci aşama ise genellikle neo-romantizm olarak adlandırılır.

Bu fikri takip eden sanatçılar ve yazarlar Stefan Żeromski tarafından örneklenen bir Polonya halkının kişisel misyon duygusu ile ilgili düzyazısı, Władysław Reymont ve Gabriela Zapolska’nın yapıtlarındaki toplumsal eşitsizliği kınaması, Stanisław Wyspiański’nin Polonya toplumunu ve Polonya devrimci tarihini eleştirmesi gibi çok çeşitli konuları ele almışlardır.

8- 20. Yüzyıl Polonya Edebiyatı

İkinci Dünya Savaşıyla birlikte başlayan bu dönem Polonya Edebiyatı için en zorlayıcı dönemlerden biridir. Polonya’da Alman ve Sovyet işgali yıllarında, tüm sanatsal yaşam dramatik bir şekilde tehlikeye girmiştir. Kültürel kurumlar kaybedildi. Polonya karmakarışıktı ve yazarlar dağılmıştır. Bazı Polonyalı yazarlar kendilerini toplama ve çalışma kamplarında ya da Nazi dönemi gettolarında bulmuştur.

Diğer Polonyalı yazarların bir kısmı ise ülke dışına sürülmüştür. Tuwim ve Wierzyński gibi yazarlar göç etti. Baczyński, Borowski, Gajcy gibi yazarlar dan birçoğu da Polonya yeraltı direniş hareketinin saflarına katılmıştır. Tüm edebi yayınlar çalışmalarını durdurmak zorunda kamıştır. Evde kalan yazarlar, konferanslar, şiir akşamları ve yazarların ve sanat kolaylaştırıcılarının evlerinde gizli toplantılar da dahil olmak üzere edebi hayatlarını bir gizlilik içerisinde düzenlemeye başlamışlardır. Bu tür toplantıların birçoğu Polonya’nın Varşova, Kraków ve Lwów şehirlerinde gerçekleştirimiştir. Çok sayıda Polonyalı yazar da Polonya ordusunda sürgünde savaştı veya sivil olarak da Holokost’a direnmiştir.

1945’den sonra Sovyet kurallarına göre, yayınlanan tüm metinler tamamen sansürlenmiştir. Polonya’nın işgali sırasında yazılan Polonya edebiyatının çoğu, Nałkowska, Rudnicki, Borowski ve diğerlerinin kitapları da dahil olmak üzere ancak II. Dünya Savaşı’nın bitiminden sonra basılabilmiştir.

1944-1956 yıllarında, yaklaşık 300.000 Polonyalı tutuklanmış ve bunların binlercesi uzun süreli hapis cezasına çarptırılmıştır. Siyasi mahkumlara karşı verilen 6.000 ölüm cezası vardı. İşlerini kaybetmekten korkan Borejsza’nın yayıncılık imparatorluğuyla bağlantılı birçok yazar, Polonya kültürünün Sovyetleştirilmesini benimsemiştir.

Polonya Edebiyatından Önemli 5 Kitap Nedir?

Polonya edebiyatında, adına sıkça rastlayabileceğimiz 5 başyapıt ve yazarlarından söz edilebilir. Bruno Schulz- Tarçın Dükkanları, Olga Tokarczuk-Koşucular, Witold Gombrowicz-Atlantik Ötesi, Stanislaw Lem-Aden ve Witold Gombrowicz-Kosmos kitapları Polonya dili ve edebiyatı adına önemli, örnek verilebilecek yazar ve eserlerdir.

1. Tarçın Dükkanları - Bruno Schulz

Bruno Schulz, Polonyalı Yahudi bir yazardır, aynı zamanda edebiyat eleştirmeni ve sanat öğretmenidir. Bruno Schulz 20. yüzyılın en büyük Polonyalı düzyazı stilistlerinden biri olarak kabul edilir. 1938’de Polonya Edebiyat Akademisi’nin prestijli Altın Defne ödülüne layık görüldü. Schulz’un 1940’ların başlarından bu yana kısa öyküleri ve bitmemiş romanı The Messiah dahil olmak üzere birçok eseri Holokost’ta kayboldu. Schulz, 1942’de evine yani Drohobycz Gettosu’na doğru bir somun ekmekle yürürken bir Gestapo subayı olan Alman bir Nazi tarafından vurularak öldürüldü.

Tarçın Dükkanları, 1934 yılında Bruno Schulz tarafından yazılan kısa öyküler koleksiyonudur. İlk olarak Lehçe olarak yayınlanan koleksiyon, 1963 yılında Celina Wieniewska tarafından İngilizce’ye çevrildi. Türkçeye de çevrilen Tarçın Dükkanları 344 sayfadır. Koleksiyonda aynı isimle bir de kısa öykü yer alır. Hikayenin anlatıcısının bahsettiği tarçın dükkanları, anlatıcının yaşadığı kasabanın merkezinde yer almaktadır. İçerisinde kısa öyküler bulunan Tarçın Dükkanları kitabı Polonya’nın kasaba yaşantısı aracılığı ile insanlığın evrensel hikâyesini okuyucuya aktarmayı amaçlamıştır. Bruno Schulz’un yazdıkları modern dünyanın habercisi olarak nitelenmiş ve öyküleri, yeniden keşfedildiği altmışlı yıllarda sansasyon yaratmıştır.

2. Koşucular , Olga Tokarczuk

Koşucular, Polonyalı yazar Olga Tokarczuk’un 116 parçadan oluşan romanıdır. Koşucular romanı 2007 yılında 416 sayfa olarak yayınlanmıştır. Başlangıçta Lehçe olarak yayınlanan roman Jennifer Croft tarafından İngilizce’ye çevrilmiştir. Roman isimsiz bir kadın tarafından anlatılmakta ve seyahat üzerine düşünceleri, insan vücudunun derinlemesine keşfiyle iç içe geçirerek yaşamı, ölümü, hareketi ve göçü ele almaktadır. Orijinal Lehçe başlık, sürekli hareket halinde olmanın kötülükten kaçınmak için bir numaralı çözüm olduğuna inanan bir mezhep olan kaçaklara (koşucular, bieguni ) atıfta bulunur.

Olga Tokarczuk, 2018 Nobel Edebiyat Ödülü’nün de sahibidir. Yazarın bir sonraki romanı 2009 yılında yayınlanan Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri Üzerinde’dir.

3. Atlantik Ötesi - Witold Gombrowicz

Polonyalı yazar Witold Gombrowicz tarafından 1953’te yayınlanan bir romandır. Kitap, bir kişinin uyruğunun ne olduğu ve ne anlama geldiği konusunda kapsamlı bir incelemedir. Atlantik Ötesi’nin dili, Polonya’nın kırsal soyluları arasında yaygın olan eski bir sözlü hikaye anlatımı biçimi olan “gawęda” tarzında yazıldığı için sıra dışıdır .

4. Aden - Stanislaw Lem

Aden, 1959 yılında yayınlanmış, Stanislaw Lem’in bilimkurgu romanıdır. İlk olarak 1989’da İngilizce olarak yayınlanmış, Türkçeye ilk kez Olgun Baydemir tarafından çevrilmiştir. Lem’in diğer romanları gibi özünde felsefi sorular içeren, teknoloji, keşif ve evrensellik çerçevesinde işlediği bir öyküdür. Diğer eserlerinden farklı olarak politik yönleri de bulunmaktadır. Kitabın orijinal dilindeki ismi Eden’ dir.

5. Kosmos - Witold Gombrowicz

Cosmos, Polonyalı yazar Witold Gombrowicz’in 1965 tarihli bir romanıdır. Romanın konusu, ülkede yalnızlığını arayan iki genç adamın etrafında döner. Roman Gombrowicz’in eserlerinde sıklıkla karşılaşıldığı gibi mizah içerir. Mizah kahramanın sergilediği paranoya ve kafa karışıklığının uç noktasında ortaya çıkar. Bu eserde yer alan ve yazarın yapıtlarında da yaygın olan temalar, kaotik bir varoluşta biçim ve anlam arayışı ve insan zihninin kırılgan doğasıdır. Roman, 1967 Uluslararası Edebiyat Ödülü’ne layık görülmüştür.

Önemli Polonyalı Yazarlar Kimlerdir?

Polonya halkı, Polonya Edebiyatına gönül vermiş önemli yazarları, onların yaşantılarına ışık tuttukları ve dönemin sıkıntı ve problemlerine değindikleri için benimsemişlerdir.

Polonya edebiyatı adına önemli yazarlar aşağıda verilmiştir.

  • Czesław Miłosz
  • Henryk Sienkiewicz
  • Olga Tokarczuk
  • Władysław Reymont
  • Stanisław Lem

1. Czesław Miłosz

Polonyalı şair, nesir yazarı, denemeci, edebiyat tarihçisi, çevirmen, diplomat olarak bilinen Czesław Miłosz; 30 Haziran 1930’da Szetejnie’de dünyaya gelmiş, 14 Ağustos 2004’te Krakow’da vefat etmiştir. 1944 yılında Janina née Dłuska isimli bir kadınla evlenmiştir. Evliliklerinden Anthony (1947) ve Piotr (1951) isimli iki çocuk dünyaya gelmiştir. 2. Dünya Savaşı’nın sona ermesinden sonra, karısıyla birlikte hayatının son günlerini yaşayacağı Amerika Birleşik Devletleri’ne taşındı.

1951–1993 yıllarında sürgünde bulunmuştur. 1960’a kadar Fransa’da, ardından Amerika Birleşik Devletleri’nde ve Polonya’da 1980’e kadar sansürlenmiştir. 20. yüzyılın en büyük Polonyalı şairi olarak kabul edilir. Kitapları 44 dile çevrilmiştir.

Czesław Miłosz’un önemli eserleri aşağıda verilmiştir.

  • Poem about the frozen time
  • Three winters
  • Poems
  • Salvation
  • Daylight
  • Treatise on Poetry

2. Henryk Sienkiewicz

Polonyalı yazar, Henryk Adam Aleksander Pius Sienkiewicz, 5 Mayıs 1846 tarihinde Wola Okrzejska Polonya da doğmuş, 15 Kasım 1916’de ise Vevey, İsviçre’de vefat etmiştir. 1905 yılında Nobel Ödülü’ne layık görülmüştür. Sonradan yoksul düşmüş soylu bir aileye mensup olan Henryk Sienkiewicz’in baba tarafı, Litvanya Büyük Dükalığı döneminde bölgeye yerleşen Tatarlardandır.

Sienkiewicz, Roma İmparatorluğu’nda Hristiyanların karşılaştıkları baskıları tasvir ettiği “Quo Vadis” isimli kitabıyla tanınır.

Ateş ve Kılıç isimli eserinde ise 17’nci yüzyılda Kırım Tatarları ile Zaporojya Kazaklarının Polonyalılarla giriştiği savaşı bir Polonyalı subayın etrafındaki olaylar çerçevesinde aktamrıştır.

Yazarın bazı önemli eserleri aşağıda verilmiştir.

  • Quo Vadis
  • Without dogma
  • The Teutonic Knights

3. Olga Tokarczuk

Olga Nawoja Tokarczuk, 29 Ocak 1962’de doğdu. Polonya’da kendi kuşağının en çok beğenilen ve ticari açıdan başarılı yazarlarından biri olarak tanımlanan Polonyalı yazar, aktivist ve toplumda kabul görmüş bir entelektüeldir. Tokarczuk solcu, vejetaryen, ateist ve feminist olarak da bilinir. Polonya’daki bazı gruplar tarafından vatansever olmayan, Hristiyan karşıtı ve eko-terörizmin destekçisi olarak eleştirilmiştir.

Tokarczuk, özellikle yazılarındaki mistik tonla dikkat çekmektedir. Jennifer Croft tarafından çevrilen romanı Flights, 2018’de Uluslararası Man Booker ödülünü kazanmıştır.

Olga Nawoja Tokarczuk’un önemli eserleri aşağıda listelenmiştir.

  • Podróż ludzi Księgi
  • E.E. Warszawa: Państwowy Instytut Wydawniczy
  • Prawiek i inne czasy [Primeval and Other Times]
  • Dom dzienny, dom nocny [House of Day, House of Night]
  • Ostatnie historie [Final Stories]

4. Władysław Reymont

Władysław Stanisław Reymont, 7 Mayıs 1867 Kobiele Wielkie Radomsko’da doğan, 5 Aralık 1925’te Varşova da vefat eden Polonyalı bir yazardır. Genç Polonyalılar isimli edebiyat topluluğunda yer alan Reymont 1924’te edebiyat dalında Nobel Ödülüne layık görülmüştür.

5. Stanisław Lem

Stanisław Herman Lem 12 Eylül 1921’de doğmuş, 27 Mart 2006’da vefat etmiştir. Fütüroloji ve edebiyat eleştirisi dahil olmak üzere çeşitli konularda denemeler yazmış Polonyalı bir felsefi-bilim kurgu yazarıdır. Dünya çapında Solaris’in yazarı olarak tanınır. Yazarın başyapıtı sayılan Solaris, Andrei Tarkovski tarafından 1972’de, Steven Soderbergh tarafından da 2002’de filme çekilmiştir. Solaris’te, iletişimin ne olduğunu sorgulayan Lem’in metinlerindeki ortak nokta ironi duygusu olmuştur. Ursula K. Le Guin ve Philip K. Dick’le birlikte bilimkurgu edebiyatının ciddiye alınmasını sağlayan yazarlar arasında sayılan Stanislaw Lem, felsefeye ve dilbilime ilham kaynağı olarak görülen metinler üretmiştir. Lem’in, toplam da 41 dile çevrilip 45 milyonun üzerinde kopyasının satıldığı eserlerinin birçoğunun hikâyesi hiciv ve mizah içermektedir. 1976’da Theodore Sturgeon, Lem’in dünyadaki en çok okunan bilim-kurgu yazarı olduğunu yazdı.

Yazarın en bilinen eserleri aşağıda verilmiştir:

  • Eden
  • The Man from Mars
  • Hospital of the Transfiguration
  • The Astronauts
  • The Magellanic Cloud

Polonya Kültürü Polonya Edebiyatını Nasıl Etkilemiştir?

Polonya kültürü, coğrafyasının ve karmaşık bin yıllık tarihiyle yakından bağlantılı olan farklı tarihsel evriminin ürünüdür. Polonya kültürü, sanat, müzik, felsefe, matematik, bilim, siyaset ve edebiyata önemli katkılarıyla batı medeniyetinin ve batı dünyasının önemli bir bölümünü oluşturur. Polonya kültürü, Cermen, Baltık, Latin ve daha az ölçüde iç içe geçmiş bağlarından derinden etkilenmiştir. Bizans ve Osmanlı kültürlerinin yanı sıra Polonya’da yaşayan diğer birçok etnik grup ve azınlıkla sürekli diyalog halindedir. Bugünlerde de Polonya halkı geleneksel olarak yurtdışından gelen sanatçılara misafirperver ve diğer ülkelerde popüler olan kültürel ve sanatsal trendleri takip etmeye istekli olarak görülmektedir.

Dil Edebiyatın temel taşı olduğu gibi kültürün de taşıyıcısıdır. Bir milletin yarattığı edebiyat, o milletin kültür birikiminin bir yansımasıdır. Kültür toplumun tarihi gelişme süreci içinde meydana getirdiği maddi ve manevi değerlerin bütününü ifade ederken edebiyat da kültürün içinde yer alır. Polonya Kültürü de Polonya edebiyatının içerisinde ustaca yer almıştır.

Polonyaya Gidecekler için Edebiyat Müzesi Önerileri

Polonya da ziyaret edilebilecek önemli kütüphane ve edebiyat müzeleri aşağıda listelenmiştir:

  • Adam Mickiewicz Edebiyat Müzesi
  • Łazienki Kraliyet Müzesi
  • Polin,Polonyalı Yahudilerin tarihi müzesi
  • Stacja ‘Kultura’ Kütüphanesi
  • Warsaw Üniversitesi Kütüphanesi

Polonya’daki edebiyat müzeleri turistlerin de ilgisini çeken kültürel noktalardan birisidir. Polonya edebiyat müzelerini ziyaret edecek Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının Polonya Vizesi alması gerekmektedir.

Paylaş: