Lüksemburg Tarihi

Lüksemburg Tarihi ve Önemli Olaylar

Batı Avrupa’da bir ülke olan Lüksemburg, 963 yılından günümüze kadar uzanan 1058 yıllık bir geçmişe sahiptir. Lüksemburg, diğer uygarlıklar gibi tarihinde katliamlar, açlıklar, savaşlar ve ülke kültüründe ve halkında derin izler bırakan birçok olay yaşanmış bir ülkedir. Bu makalede, Lüksemburg’un tarihine dair bilgilere ve ülke tarihindeki önemli olaylara yer verilmiştir.

Lüksemburglular Kimlerdir?

Lüksemburgluların kökeni, Demir Çağı’nda Lüksemburg bölgesinde yaşayan ve avcılık ve çiftçilikle uğraşan bir Kelt kavmine dayanmaktadır. Lüksemburg, Batı Avrupa’da yer almaktadır ve Belçika, Almanya ve Fransa ülkelerine komşudur. Yakın coğrafyaları nedeniyle Lüksemburglular, Fransız ve Alman ırklarıyla benzer özellikler taşımaktadırlar. Komşu ülkelerin Lüksemburglular üzerindeki etkisi, yerli dilin yanında, ülkede Almanca ve Fransızca dillerinin de kullanılmasında görülebilmektedir.

Milattan sonra 963 yılında başladığı düşünülen Lüksemburg tarihi boyunca, ülke toprakları evlilik, savaş ve derebeylik ilişkilerinin etkisiyle genişlemiştir. 13. yüzyılın başlarında Avrupa’nın büyük bir kısmına hükmeden Lüksemburg Kontu, Almanların Kralı ve daha sonra Kutsal Roma İmratatoru ünvanını taşımıştır.

Lüksemburg, yirminci yüzyılda Belçika, Fransa, Almanya, İtalya ve Portekiz’den yoğun biçimde göç almıştır. Lüksemburg nüfus sayımlarında, Lüksemburgluların %45’e yakın bir kısmının diğer Avrupa ülkelerinden göç ettikleri tespit edilmiştir. Yugoslav Savaşları’nın etkisiyle Lüksemburg Bosna-Hersek, Karadağ ve Sırbistan’dan göç almıştır. Her yıl Lüksemburg’a 10.000 yeni göçmen gelmektedir.

Lüksemburg adı, Eski Almanca’da küçük anlamına gelen “luzil” ve kale anlamına gelen “burg” sözcüklerinin birleşmesiyle oluşmuştur ve küçük kale anlamına gelmektedir.

Lüksemburg Ne Demektir?

Lüksemburg kelimesi, Eski Almanca dilinde, küçük ve kale anlamına gelen sözcüklerin birleşmesiyle oluşmuştur ve küçük kale anlamına gelmektedir.

Lüksemburg Erken Tarihi

Günümüzde Lüksemburg Büyük Dükalığı’nın himayesinde olan Lüksemburg bölgesinde, 35.000 yıl önceye kadar uzanan Yontma Taş Devrinde yaşadığı düşünülen ilkel halka dair kalıntılar bulunmuştur. Lüksemburg bölgesinde medeniyetin milattan önce 5000 yılında kurulduğu düşünülmektedir. Lüksemburg’un güney bölgelerinde erken medeniyetlere ait olduğu düşünülen tahtadan ve çamurdan yapılmış basit yapılara, seramiklere ve aletlere rastlanmıştır.

Günümüz Lüksemburg toprakları Demir Çağı’nda Keltler’e aittir. La Tène Kültürü döneminde Lüksemburg topraklarında Treveri adı verilen Galyalı topluluk yaşamaktadır. Milattan önce ilk yüzyılda zengin bir yaşam süren Treverilere ait kalıntılara Lüksemburg, batı Almanya ve doğu Fransa’da rastlanmıştır. Tarihte Lüksemburg adına ilk kez Julius Caesar’ın Gallia Savaşı eserinde rastlanmaktadır.

Erken tarihinde Lüksemburg; Franklar, Karolenj İmparatorluğu, Orta Frank Krallığı gibi farklı yönetimlerin kontrolüne girmiş ve son olarak Lüksemburg Kontluğu, Kutsal Roma İmparatorluğu’nun himayesi altına girmiştir.

Lüksemburg Kontluğu

Lüksemburg’un tarihi, Erken Orta Çağ ve Genç Orta Çağ arası dönemde, Lüksemburg Kalesi’nin inşa edilmesiyle başlamıştır. Ardenler Kontu Siegfried I kendine miras kalan topraklarla, küçük kale anlamına gelen Lucilinburhuc adlı kaleyi 963 yılında takas etmiştir ve Lucilinburhuc etrafında başlayan kentleşme ilerleyen dönemlerde devam etmiştir.

Lüksemburg Kontluğu’nun bilinen ilk hükümdarı III. Henry’dir. 1089 yılına ait bir dökümanda III. Henry’nin Lüksemburg Kalesi’nde kont olarak hüküm sürdüğü yazılmıştır.

Lüksemburg Dükalığı

Lüksemburg Kontluğu, 1354 yılında Lüksemburg Dükalığı olarak ilan edilmiştir. 1353 yılında çevredeki kimi kontluklarla Lüksemburg Kontluğu birleştirilmiş ve Lüksemburg Dükalığı adı altında toplanmıştır. Lüksemburg Dükalığı coğrafi konumu nedeniyle Almanya, Fransa ve Hollanda için stratejik öneme sahip olmuştur.

Lüksemburg’da Habsburg (1477-1795) ve Fransız (1795-1815) Himayesi

1482 yılında Habsburg Hanedanı’ndan Yakışıklı Felipe, Habsburg bölgesini ve bu bölgeyle birlikte Lüksemburg Dükalığı’nı miras almıştır. Yaklaşık 320 yıl boyunca Lüksemburg Dükalığı, kimi dönemler Avusturyalı kimi dönemler ise İspanyol yönetimleri ile Habsburg Hanedanı’nın himayesi altında kalmıştır.

Habsburg Hanedanı’na bağlı olması nedeniyle Lüksemburg Dükalığı, Habsburg’un Fransa Krallığı ile olan anlaşmazlıklarında yer almıştır. 1542 yılında Fransa kralı 1. François Lüksemburg’u iki defa işgal etmiş, Habsburg Hanedanlığı, Fransa’nın işgallerinin ardından Dükalığı geri almayı başarmıştır.

Lüksemburg, 1635 yılında imzalanan Pirenelerin Antlaşması ile üç parçaya bölünmüş, ülke toprakları, İspanyollar ve Fransızlar arasında paylaşılmıştır. Pirenelerin Antlaşması, Lüksemburg’un yüzyıllar sonra ilk kez bölünmesine neden olmuştur.

1684 yılında, Fransa Lüksemburg’u tekrar işgal etmiştir ve 1697 yılında Habsburg Hanedanlığı tarafından geri alınana kadar Lüksemburg, Fransa tarafından yönetilmiştir. 1701 ve 1714 yılları arasında süren İspanya Veraset Savaşı döneminde Fransa, Lüksemburg’u üçüncü kez işgal etmiştir. İspanya Veraset Savaşı’nın sona ermesiyle birlikte, Lüksemburg’da Avusturya yönetimi altında bir barış dönemi yaşanmıştır.

Fransız İşgali Döneminde Lüksemburg

Birinci Koalisyon döneminde (1792-1797), Fransa Lüksemburg’u tekrar işgal etmiştir. İşgal döneminde, Fransız ordusunun Lüksemburglu halka zulmetmiş ve şehri yağmalamıştır. Lüksemburg Kalesi, işgale karşı yedi aya yakın bir süre direnmiştir.

1797 yılında Lüksemburg Fransa topraklarına katılmıştır ve Fransız yönetimiyle birlikte ülkede laiklik gibi birçok cumhuriyetçi devrim yapılmıştır. Fransa yönetiminde Fransızca, Lüksemburg’un resmi dili olarak ilan edilmiştir ve Lüksemburgluların devlet görevlisi olmaları yasaklanmıştır. Fransa ordusunun Lüksemburg halkına zorunlu askerlik uygulaması getirmesi, ülkede ayaklanmalara neden olmuştur. Fransızlar halkın ayaklanmasını bastırmayı başarsa da, ayaklanmanın etkileri Lüksemburg tarihinde büyük bir etki yaratmıştır.

Lüksemburg’da Bağımsızlığın Geliştirilmesi (1815-1890)

1815 yılında Napolyon’un yenilgisiyle birlikte Lüksemburg Dükalığı, Fransız yönetiminden geri alınmıştır. Prusya Krallığı ve Hollanda Birleşik Krallığı’nın Lüksemburg üzerinde hak iddia etmesi sonucunda Viyana Kongresi’nde, Lüksemburg’un Alman Konfederasyonu’na dahil edilmesine karar verilmiştir. Viyana Kongresi’nde Hollanda Birleşik Krallığı’nın kralı Lüksemburg devlet başkanı olmuştur ve Lüksemburg bölgesinin büyük bir kısmı Prusya Krallığı’na verilmiştir. Dükalığın kaybına karşılık olarak, Dükalık makam atlayarak Büyük Dükalık olmuştur.

Belçika Devrimi ile bağımsızlığını kazanan Belçika, Lüksemburg toprakları üzerinde hak iddiasında bulunmuştur. Lüksemburg üzerinde hak sahibi olan devletlerin Belçika’nın iddialarını kabul etmemeleri devletler arasındaki anlaşmazlığa neden olmuştur. 1839 yılında imzalanan Londra Antlaşmasıyla Belçika’ya toprak verilmesi ile anlaşmazlıklar son bulmuştur ve Lüksemburg’un günümüzdeki sınırları çizilmiştir.

Londra Antlaşması, Lüksemburg’un tam bağımsız bir devlet olmasını resmileştirilmiştir. 1842 yılında, Lüksemburg bir alman ittifakı olan Zollverein’e katılmıştır. Alman ittifakına katılması Lüksemburg’un çelik endüstrisinin gelişmesine ve Lüksemburg tren yollarının gelişmesine katkı sağlamıştır.

Lüksemburg’da 1867 Krizi

1867 yılında yaşanan Lüksemburg Krizi, Prusya ve Fransa’nın Lüksemburg üzerinde hak iddia etmesi sonucunda ortaya çıkmıştır. Lüksemburg’un bağımsızlığını kazanmasıyla birlikte Prusya, Lüksemburg Kalesi’nden askerlerini geri çekmiştir ve 1870 yılında gerçekleşen Fransa- Prusya Savaşı sırasında, Lüksemburg’un tarafsızlığı tanınmıştır.

Avrupa güçleri arasındaki anlaşmazlıkların sonucu olarak, Lüksemburg halkı, bağımsızlıklarının önemini fark etmiş ve 19. yüzyılda ulusal bir bilinçlenme yaşanmıştır. Diğer devletlerin bir parçası olmadıklarını ifade etmek amacıyla, kendilerini Lüksemburglular olarak adlandıran halkın bilinçlenmesi, Büyük Dükalığın tam bağımsızlığını kazanmasında etkili olmuştur.

Lüksemburg’da Ayrılık ve Dünya Savaşları (1890–1945)

Hollanda Kralı III. William’ın 1890 yılında ölümüne kadar, Lüksemburg Hollanda’nın himayesi altında kalmıştır. III. William’ın ölümüyle Hollanda’nın yönetimi kızı Wilhelmina’ya miras kalmış, Lüksemburg’un yönetimi ise hanedanlığın farklı bir kolundan erkek bir varis olan Adolphe tarafından miras alınmıştır.

Birinci Dünya Savaşı Döneminde Lüksemburg

Lüksemburg devlet yapılanmasının henüz tamamlanmadığı, 1914 ve 1918 yılları arasındaki Birinci Dünya Savaşı döneminde, Büyük Dükalık savaştaki konumunun belirsiz olduğunu açıklamıştır.

Birinci Dünya Savaşı sırasında Almanya, Fransa’yı mağlup etmek amacıyla Lüksemburg’u işgal etmiş ve ülkenin tarafsızlığını ihlal etmiştir. Almanya’nın Birinci Dünya Savaşı’nda galip gelmesi durumunda Lüksemburg’u topraklarına katma isteğinden habersiz olan Büyük Dük, Birinci Dünya Savaşı’nda tarafsızlığını korumaya devam etmiştir.

Lüksemburg’un Birinci Dünya Savaşı süresince, bağımsızlığını ve devlet yapısını koruyarak tarafsız kalma kararında, dönemin Lüksemburg Büyük Düşesi Marie-Adélaïde’nin etkisi olmuştur.

Savaşlar Arası Dönemde Lüksemburg

Birinci Dünya Savaşı’nda yapılan işgallerin 1918 yılında durmasıyla, Lüksemburg’da ulusal ve uluslararası bir belirsizlik durumu söz konusu olmuştur. Savaşlar arası dönemde Lüksemburg Büyük Dükalığı monarşi yönetimine devam etmiş, fakat devlet başkanı değişmiş ve Büyük Lüksemburg Düşesi Charlotte olmuştur. 1921 senesinde Lüksemburg ve Belçika arasında ekonomik bir birleşme gerçekleşmiş, aynı zamanda Almanya yirminci yüzyıl boyunca Lüksemburg için en önemli ekonomik ortak olmuştur.

Savaşlar arası dönem, Lüksemburg’un dünya çapında tanınırlığı için önemli bir dönem olmuştur. Dönemin dışişleri bakanı Joseph Bech, ülkenin özerkliğini kazanması için birçok uluslararası organizasyona katılım sağlamıştır ve 1920 yılında Lüksemburg, Milletler Cemiyeti’nin üyesi haline gelmiştir.

İkinci Dünya Savaşı Döneminde Lüksemburg

1940 yılında İkinci Dünya Savaşı’nın başlamasıyla, Nazi Almanyası Lüksemburg’u işgal etmiş ve Lüksemburg’un tarafsızlığı yeniden ihlal edilmiştir. Birinci Dünya Savaşı’ndaki işgalden farklı olarak, İkinci Dünya Savaşı’nda Lüksemburg resmi olmayan bir biçimde Nazi Almanyası topraklarına dahil edilmiştir.

İkinci Dünya Savaşı sırasında Lüksemburg tarafsız davranmamış ve gönüllü bir grup vatandaşını Overlord Harekatı’na katılması için görevlendirmiştir. Lüksemburg’da Nazi Almanyasının işgaline karşı harekete geçen birçok direniş grubu ortaya çıkmıştır. İkinci Dünya Savaşı sırasında nüfusunun %2,45’lik kısmını kaybeden ve yapılarının üçte biri yıkılan Lüksemburg, Batı Avrupa ülkeleri arasında savaştan en çok zarar gören ülke olmuştur.

Lüksemburg Modern Tarihi (1945’ten beri)

Lüksemburg Büyük Dükalığı, 1945 yılında kurulan Birleşmiş Milletler’in kurucu üyelerinden biridir. Lüksemburg’un tarafsızlığı 1948 yılında resmen son bulmuştur ve ülke 1949 yılında NATO’nun kurucu üyelerinden biri olmuştur.

1951 yılında Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu adıyla kurulan, daha sonra Avrupa Ekonomik Topluluğu olarak adlandırılan ve günümüzde Avrupa Birliği olan topluluğun kurucu üyesi altı ülkeden biri Lüksemburg olmuştur. 1999 yılında Lüksemburg, Euro bölgesine katılmıştır ve resmi para birimi Euro olmuştur.

Yirminci yüzyılda Lüksemburg’un çelik sanayisinin gelişmesi, ülkenin sanayileşmesinde önemli bir rol oynamıştır. 1970’li yıllarda çelik sanayisinin düşüşüyle birlikte Lüksemburg dünya çapında bir ekonomi merkezi olmayı hedeflemiştir. 21. yüzyılın başından itibaren Lüksemburg devleti, ülkeyi ekonomi alanında geliştirmeye odaklanmış ve bu amaçla Lüksemburg Üniversitesi’ni kurmuştur.

Lüksemburg, günümüzde temsili demokrasi ile yönetilmektedir ve ülkede Lüksemburg Büyük Dükü Henri tarafından yönetilen parlamenter monarşi bulunmaktadır. Lüksemburg, dükalık sistemi ile yönetilen dünyadaki tek devlettir.

Lüksemburg Tarihi Yerleri Nerelerdir?

Lüksemburg tarihi yerlerinden bazıları aşağıda listelenmiştir.

  • Büyük Dük Sarayı
  • Vianden Kalesi
  • Lambert Kalesi
  • Holy Ghost Kalesi
  • Hatıra Anıtı
  • Lüksemburg Ulusal Askeri Tarih Müzesi
  • Bock Casemates
  • General Patton Anıt Müzesi
  • Notre Dame Katedrali
  • Bourscheid Kalesi
  • Clervaux Kalesi
  • Beaufort Kalesi
  • Lüksemburg Ulusal Tarih ve Sanat Müzesi

Lüksemburg’un köklü ve zengin tarihi, günümüzde gezilebilecek birçok turistik yere sahip olmasına neden olmuştur. Lüksemburg tarihi yerleri, Lüksemburg yeşil pasaport vize ile seyahat ederek görülebilmektedir.

Paylaş: