Hırvatistan Mimarisi

Hırvatistan Mimarisi Nasıldır, Hırvatistan'ın Ünlü Mimari Eserleri Nelerdir?

Hırvatistan mimarisi 14 yüzyılı aşkın süredir Romanesk, Gotik, Rönesans, barok ve rokoko gibi birçok mimari akım ve düşünceden etkilenerek yıllar içerisinde günümüze sayısız eser bırakmıştır. Günümüzde modern Hırvatistan mimarisi yüzyıllar boyunca gelişmiş çeşitli kültür ve akımı içinde barınan son halini almıştır.

Antik Hırvatistan Mimarisi

Antik Hırvatistan mimarisinin geçmişi Vučedol kültürüne ait Bakır Çağ buluntularına daynamaktadır. Bronz ve Demir Çağları boyunca pek çok farklı kültür ve sanata sahip etnik grubun etkisi Hırvatistan mimarisinde görülmüştür. M.Ö. 3. yüzyılda Romalıların Yunan sömürge şehirlerini ele geçirmesiyle birlikte Hırvatistan mimarisi üzerinde Roma’nın etkileri görülmeye başlanmıştır.

Günümüzde Antik Hırvatistan mimarisine dair birçok devletin ve toplumun kültürlerinden etkiler taşıyan yollar, mahzenler, kubbeler, türbeler, pasajlar ve avlular gibi sayısız mimari eser bulunmaktadır.

Erken Orta Çağ Hırvatistan Mimarisi

Erken Orta Çağ Hırvatistan mimarisinin izleri, özellikle Erken Orta Çağ Dönemi Hırvatistan’da yapılan kiliselerde görülebilmektedir. 7. yüzyılın başında Hırvatlar, Avrupa’dan gelen birçok Slav topluluğu ile günümüzdeki Hırvatistan topraklarına yerleşmişlerdir. Bu topraklara yerleşirken aynı zamanda Hıristiyan kültürünü benimsemeye başlamışlardır. Hırvatlar ilk kiliseleri kraliyet ibadethaneleri olarak kırma taştan yapmışlardır. Erken Orta Çağ Hırvatistan dönemi’nde çok sayıda uzunlamasına, tek veya üç nefli farklı büyüklüklerde kilise yapılmıştır. 9. yüzyılında inşa edilmiş St. Saviour Kilisesi ve St. Donatus Kilisesi Erken Orta Çağ Hırvatistan döneminin mimari özelliklerini taşıyan en önemli tarihi yapıtlardır.

Hırvatistan’da Romanesk Mimari

Hırvatistan’da Romanesk mimarisi döneminde en önemli yapılar kiliseler olmuştur.Romanesk döneminde üç nefli, üç apsisli, kemerli ve sütunlu ahşap tavanlara sahip kiliseler inşa edilmiştir. Superska Draga’da bulunan St. Peter Kilisesi Romanesk döneminden günümüze kadar en iyi korunmuş kiliselerden biridir.

Hırvatistan’da Romanesk mimarisinin etkisinde 11. yüzyılın başlarında Adriyatik kıyılarında birçok anıtsal kentler inşa edilmiştir. Hırvatistan’ın Adriyatik kıyılarında inşa edilen kentler genellikle bacasız, zemin katlarında dükkanların ve tavernaların bulunduğu üç katlı binalardan oluşmaktadır.

Hırvatistan’da Gotik Mimari

Hırvatistan’da Gotik mimarinin etkileri 14. yüzyılda etkilerini göstermeye başlamıştır. Hırvatistan’da mimarisi Gotik dönemi boyunca Hırvatistan sokakları döşenmiş, kanalizasyon sistemleri inşa edilmiş ve şehir temizliğinin organizasyonları tamamlanmıştır.

Gotik mimari döneminde Hırvatistan’da yapılan kilise ve katedrallerde inşa edilmiş kare prizma şeklindeki yüksek kuleler Gotik görünümü diğer dönemlerin görünümlerinden ayırmaktadır. Fransisken Kilisesi ve Split Katedrali Hırvatistan’da Gotik mimarinin en temsili örneklerinden biridir.

Hırvatistan’da Rönesans Mimarisi

Hırvatistan’da Rönesans mimarisi, diğer Avrupa ülkelerine göre daha geç gelişmiştir. Avrupa ülkelerinde Rönesans’ın gelişmekte olduğu yıllarda Hırvatistan Kuzey Hırvatistan, Dalmaçya ve Slavonya olmak üzere üç farklı ülkenin işgali altındadır. Dalmaçya’da herhangi bir diktenin altında kalmadan İtalyan Rönesansı ve Orta Avrupa Rönesansı’nın sosyal ve dini mimarinin etkilerini eşit derecede göstermiştir. St. Jakov Katedrali bu dönemin Dalmaçya’da bulunan en önemli örneği olarak UNESCO Dünya Miras Listesi’ne dahil edilmiştir. Rönesans’ın Kuzeybatı Hırvatistan’daki etkisi o zamanlardaki Hırvatistan genel kültürel imajından daha mütevazı bir şekilde kendini göstermiştir. 1579’da inşa edilen Karlovac ideal şehri, Rönesans’ın Hırvatistan mimarisindeki en belirgin örneklerinden biridir.

Hırvatistan’da Barok ve Rokoko Mimarisi

16. yüzyılda üçe bölünmüş halde bulunan Hırvat topraklarının 17 ve 18. yüzyıllar yeniden bir araya gelerek birleşmesi sanatsal mirasa katkıda bulunmuştur. Barok şehirciliğinin etkileriyle Hırvatistan’da dik açılı sokaklar ve bu sokakların ortasında dikdörtgen meydanları olan kamu binaları ve Adriyatik şehirlerinin surlarında barok kuleler ve burçlar inşa edilmiştir.

Hırvatistan’da Barok ve Rokoko mimarisinde inşa edilen kiliselerde oval veya eliptik düzlemler kullanılmıştır. Hırvatistan mimarisinde bilinmeyen bir mimarın eseri olan St. Sisak Kilisesi eliptik bir kubbe ve çift çan kulesiyle barok ve rokoko mimarisinin en dikkat çeken örneklerinden biridir.

19. Yüzyıl’da Hırvatistan Mimarisi

19. yüzyılda Hırvatistan mimarisi, yüzyılın başlarında ve sonlarında değişim göstermektedir. 19. yüzyılın başlarında Hırvatistan’da klasisist tarzda mimari eserler inşa edilmiştir. 19. yüzyılın sonunda Rönesans dönemi mimarisinden kalan eserleri yıkarak ya da değiştirerek kentsel güzelleştirmeyle ilgili Hırvat kasabalarında değişimler yapılmıştır.

20. Yüzyıl’da Hırvatistan Mimarisi

20. yüzyılda Hırvatistan mimarisi Birinci Dünya Savaşı’nın sonuna kadar paralellik ve çoğulculuk akımlarının etkileri altında kalmıştır. Batı Avrupa ve Rusya’dan yaygınlaşan avangart hareketlerin etkileri Hırvatistan’ı büyük oranda etkilememiştir.

Hırvatistan Mimarisinde Viyana Ayrılığı

Hırvatistan mimarisinde Viyana ayrılığı 19. yüzyılda Hırvat topraklarında yapılmış pek çok mimari eserlerin esin kaynağı olmuştur. 19. yüzyılın sonlarında Hırvat mimarisine hakim olan akım tarihçilik akımıdır. 20. yüzyılın ilk yıllarında konut inşaatlarının yoğunlaşmasıyla şehirlerdeki nüfus artışının başlamasıyla en eski Art Nouveau eserleri Hönigsberg & Deutsch stüdyosunun ve mimar Vjekoslav Basti’ın parçaları olarak ortaya çıkmaya başlamıştır. 1913’te çalışmaları biten Rudolf Lubinski’nin eseri Ulusal ve Üniversite Kütüphanesi bu yıllarda Hırvatistan mimarisinin en dikkat çeken eserlerine örnektir.

Hırvatistan’da Savaşlar Arası Modernizm ve Zagreb Okulu Mimarisi

Hırvatistan’da savaşlar arası modernizm ve Zagreb okulu mimarisi 20. yüzyıl Hırvat mimarlarının modernizm akımını savunmaya başlamalarıyla şekillenmiştir. Hırvatistan’da tarihçiliğe karşı çıkarak mimarlığın daha bireysel ve modern olması gerektiğini savunan ilk kişi Victor Kovačić tarafından modern Hırvat mimarisi ortaya çıkmıştır. Victor Kovačić’in fikirleri ilk olarak Zagreb’deki Frangeš Mihanović villasına uygulanmış ve bu, dekorasyondan yoksun ve işlevsel organizasyonu ile modern mimarinin gelişiminde devrim yaratan bir gelişme olarak kabul edilmektedir.

Dünya mimari eserleri ile 1930’lardan bu zamana kadar denk eserlere sahip olan Zagreb Mimarlık Okulu Hırvatistan modern mimarisi için sayısız temsilcisiyle Hırvatistan Modern mimarisinde öne çıkmaktadır.

Hırvatistan Mimarisinde Sosyalist Gerçekçilik

Hırvatistan mimarisinde sosyalist gerçekçilik dönemi İkinci Dünya Savaşı’nın ardından özel mimarlık uygulamalarının kaldırılması ve devlet kontrolüne geçmesiyle başlamıştır. Sosyalist gerçekçilik 1920 yılından 1991 yılında Sovyetler Birliği’nin dağılmasında kadar Sovyetlere bağlı ülkelerde ve Avrupa’nın birçok bölgesinde nispeten kısıtlayıcı bir şekilde görülmüştür. Ancak Hırvatistan’da sosyalist gerçekçilik Josip Broz Tito’nun 1948’de Stalin’den ayrılmasıyla sona ermiştir.

Hırvatistan Mimarisinde Sosyalist Modernizm

Hırvatistan mimarisinde sosyalist modernizm etkisi ile savaş öncesi modernizme geri dönmüştür. Sosyalist modernist mimari, ulusun SSCB’den kopuşunun bir dışa vurumu olarak Hırvatistan’ın mimari eserlerinde etkilerini göstermiştir. Bu dönemin eserlerine en iyi örneklerinden biri Vjenceslav Richter’in 1958 Yugoslavya Pavyonu’dur.

Hırvatistan Mimarisinde Spomenikler

Hırvatistan mimarisinde spomenik olarak bilinen mimari eserler Yugoslavya’nın Sovyet sosyalist gerçekçiliğinden kopuşu ile İkinci Dünya Savaş’ında yaşananları anma çabasının birleşmesi üzerine inşa edilmiş muazzam büyüklüklerdeki soyut heykelsi savaş anıtlarıdır.

Hırvatistan Mimarisinde Brütalizm

Hırvatistan mimarisinde brütalizm; mimari eserin doku ve konstrüksiyonunu vurgulayarak, herhangi bir örtücü malzeme kullanmadan ham haliyle ortaya konduğu akımdır. Dik açılara ve geometrik şekillerin çokça tekrar edilerek vurgulanan brütalizm akımı Hırvatistan’da 1950’lerin sonlarına doğru çoğunlukla genç mimarlar arasında ilgi uyandıran bir akım olarak değer kazanmaya başlamıştır.

Hırvatistan Mimarisinde Yerelleşme

Hırvatistan mimarisinde yerelleşmenin başlaması 1950’lerde mimarinin giderek daha etnik hatlar boyunca parçalanması sonucunda ortaya çıkmıştır. Mimarlar bu dönemde sahip oldukları bireysel sosyalist cumhuriyetlerine atıfta bulunarak eserlerini inşa etmeye odaklanmışlardır.

Modern Hırvat Mimarisi

Modern Hırvat mimarisinin temellerini oluşturan kişi Edo Şen’dir. Hırvat hükümeti 1998’de modern Çağdaş Sanat Müzesi açılmasına karar vermiştir. Çağdaş Sanat Müzesi, proje mimarı Igor Franić tarafından 2009’da tamamlanmıştır. 2010’da inşa edilen Otto Barić, Hırvatistan’ın en yüksek binası olan neo-fütürist Dalmaçya Kulesi, Avrupa’daki en iyi yüksek katlı ofis olarak Uluslararası Mülkiyet Ödülü almıştır.

Modern Hırvat mimarisi Vatan Savaşı ve 20. yüzyılın sonu ile birlikte nüfus genel olarak yoksullaşmış olan bir dönemde mekansal planlama ve mimarlık alanında genel bir yönelim bozukluğu yaşamıştır. Modern mimaride yaşanan yönelim bozuklukları Hırvatistan’da satılık evler mimarisinin yıllarca çeşitli kültür ve akımdan etkilenerek son halini almış olan tarzının değişmesine ve neredeyse yok olmasına sebep olmuştur.

Ünlü Hırvat Mimarlar Kimdir?

Ünlü Hırvat mimarlar aşağıda listelenmiştir.

  • Viktor Kovačić: Modern Hırvat mimarisinde tarihselciliğe karşı ilk konuşan ve mimarlığın bireysel ve modern aynı zamanda pratik ve rahat olması gerektiği fikrini savunmuş Hırvat mimarisinin önemli bir sanatçıdır.
  • Ernest Weissmann: Mimarlık ve şehir düzenleme üzerine birçok kitabı bulunmaktadır. Zagreb Grubu olarak adlandırılan bir mimarlık oluşumunun kurucularındandır.
  • Miranda Veljačić: Şehircilik ve modernlik mirasa yönelik uygulamalara odaklanan 1976 doğumlu mimardır.
  • Vlado Milunić: Dans Eden Ev ve Prag’da yaptığı birçok projeye sahip Hırvat kökenli mimardır.

Hırvatistan, tarihi boyunca çok çeşitli kültürlerden ve sanat akımlarından etkilenmiştir. Sanatın birçok salında ismini dünyaya tanıtmayı başarmış Hırvatistanlı ünlüler bulunmaktadır.

Hırvatistan’da Görülmesi Gereken Mimari Eserler Nelerdir?

Hırvatistan; Orta Avrupa, Balkanlar ve Akdeniz’in kesişme bölgesi olduğu için yüzyıllar içinde pek çok sanat ve düşünce akımından etkilenerek inşa edilmiş sayısız mimari esere sahiptir.

Hırvatistan’da görülmesi gereken bazı mimari yapılar aşağıda verilmiştir.

  • Krk Katedrali: 4. yüzyıldan itibaren Hıristiyanlar tarafından kullanıldığı düşünülen tarihi Roma Katolik Piskoposluğu’nun koltuğudur.
  • Zagreb Hırvat Ulusal Tiyatrosu: Bir tüccarın piyangodan kazandığı parayla 1834 yılında yaptırmış olduğu tiyatro binasıdır. Günümüzde ulusal tiyatro, bale ve opera evi olarak üç sanat dalına tek çatı altında ev sahipliği yapmaktadır.
  • Aziz Nicholas Kalesi: 16. yüzyıldan günümüze kadar Hırvatistan kıyılarının en iyi korunmuş yapılarından biridir. Hırvat ordusuna 1979 yılına kadar ev sahipliği yapmış bir tarihi eserdir.
  • Dubrovnik Katedrali ve Fransisken Manastır: 6. yüzyıl döneminden kalan depremlerden sağ çıkmayı başarmış yapılardan bir tanesi olan tarihi eserde İsa’nın çarmıha gerilmiş olduğu konusunda düşünceler bulunan haçı da burda görme ihtimali bulunmaktadır.

Hırvatistan, 14 yüzyılı aşkın süredir sahip olduğu kültürel birikiminden günümüz birçok tarihi mimari eser ve kalıntıyı korumayı başarmıştır. Hırvatistan’ı ziyaret etmek isteyen kişiler Hırvatistan vize işlemleri tamamlandıktan sonra tarihi ve modern mimarinin bir arada bulunduğu Hırvat topraklarını ziyaret edebilmektedirler.

Paylaş: