Romanya Tarihi ve Rumenler Hakkında Bilgi

Romanya; bağımsız bir devlet olarak tarihi 14. yüzyıldan başlayarak günümüze uzanan yaklaşık 800 yıllık bir geçmişe sahiptir. Tüm uygarlıkların tarihinde olduğu gibi Romanya tarihinde de katliamlar, açlıklar, devrimler, savaşlar ve derin anlam ifade eden olaylar yaşanmıştır.

Makalenin ilerleyen kısımlarında Rumenler, Romanya’da tarih öncesi zamanlar ve Romanya siyasi tarihi hakkında daha detaylı bilgiler aktarılacaktır.

Rumen Ne Demektir?

Orta Çağda Vlaklar olarak bilinen Rumenler, milattan sonra 3- 8. yüzyıllar arasında Balkanlarda dağınık olarak yaşayan ve hayvancılıkla uğraşan kavimdir. Rumen adı Latincede Romalı anlamına gelen Romanus kelimesinden gelmektedir.

Rumenler, milattan sonra 3. ve 8. yüzyıllar arasını kapsayan Geç Antik Çağ Döneminde Balkanlar’da dağınık olarak göçebe halinde yaşamışlardır. Tarihçilere göre Vlaklar Orta Çağda Romalılar tarafından Panunya ve Tuna Nehrinin güney kısımlarına yerleştirilen ve hayvancılıkla uğraşan bir topluluktur. Bugünkü Rumenlerin atalarının barbar istilalarından sonra Erdel’de hayatta kalabilen Dakoromenler mi yoksa 13. yüzyılda Balkan yarımadasından göçen Vlaklar mı olduğu tarihçiler arasında tartışma konusudur.

Rumenler, Yüksek Orta Çağda özerk olarak varlık göstermeye başlamıştır. 14. yüzyılda Eflak ve Boğdan’da ilk bağımsız Rumen prenslikleri kurulmuştur. 15. yüzyılda Osmanlı egemenliği altında varlıklarını sürdüren Rumen prenslikleri 18. yüzyılda Avustralya İmparatorluğu’nun Osmanlı Devleti’ne karşı kazandığı zaferler ile büyük oranda Habsburg Hanedanı’nın egemenliği altına girmiştir.

Erken Modern Dönemde Rumenler arasında milliyetçilik duygusu yayılmış ve Eflak, Boğdan ve Erdel prensliklerinin tek bir devlet haline gelmesi için 19. yüzyıl boyunca Avusturya- Macaristan İmparatorluğu ile mücadele edilmiştir. 1877- 1878 yıllarında yapılan Rus- Türk savaşında Romanya bağımsız bir devlet olmuş ve 1878 yılında Berlin Antlaşması ile diğer devletler tarafından bağımsız bir devlet olarak tanınmıştır. II. Balkan Savaşı sonrasında Romanya Bükreş Antlaşması ile Güney Dobruca bölgesini topraklarına katmıştır.

I. Dünya Savaşı sonrasında Romanya Krallığı, Erdel, Bukovina, Banat, Crişana ve Maramureş ile birleşmiştir. Ancak II. Dünya savaşında yenilgiye uğrayan Romanya, savaş sonrasında Besarabya, Kuzey Bukovina ve Güney Dobruca’yı SSCB’ye vermek zorunda kalmıştır. Romanya’da 1947 yılında Sovyet güçlerinin de desteği ile komünist rejime geçilmiş ve Romanya Halk Cumhuriyeti kurulmuştur.

Tarih Öncesi Çağlarda Romanya

Bugünkü Romanya topraklarında insanlık tarihi Orta Paleolitik Çağa dayanmaktadır. 2002 yılında bilim insanları tarafından Romanya’da Avrupa’nın en eski neanderthal kalıntılarına rastlanmıştır. Romanya’nın kuzeydoğusunda yer alan Neolitik Çağa ait Cucuteni kültür alanı ise Avrupa’nın en eski uygarlığı olarak bilinen Cucuteni- Tripoli kültürünün batı bölgesini oluşturmaktadır. Romanya’nın Lunca köyünün yakınlarında bulunan ve milattan önce 6050 yılına ait olan tuzla ise bilinen en eski tuzladır.

Daçya

Romanya’da tarih çağları Heredot’un milattan önce 440’da yazdığı Histories eserinin VI. kitabı ile başlamaktadır. Esere göre bugünkü Boğdan, Romanya ve Kuzey Bulgaristan topraklarında Trakya kavimlerinin bir kolu olarak Daçyalılar yaşamışlardır.

Daçya Krallığı’nın Yıkılışı

Daçya Krallığı, Kral Burebista döneminde (Milattan önce 82- 44) altın çağını yaşamış ve Roma İmparatorluğu tarafından bir tehdit olarak görülmeye başlanmıştır. Roma İmparatorluğu tarafından Dacia’ya düzenlenmesi planlanan ilk sefer Julius Sezar’ın suikaste uğraması ile ertelenmiştir. Daha sonra Tuna Nehrine kadar ilerleyen Roma Lejyonları Tapae’da Daçya ordusu tarafından yenilgiye uğratılmıştır.

Daçya Krallığı milattan sonra 101- 106 yılları arasında Roma İmparatoru Trajan tarafından yönetilen iki sefer ile yıkılmıştır. Dacia Krallığı’nın merkezi ise Roma Daçyası’na dönüştürülmüştür.

Roma Daçyası (MS 106–275)

Milattan sonra 101- 106 yılları arasında Daçya Krallığı, Roma İmparatorluğu tarafından yıkılmıştır. Daçya Krallığı’nın yıkılmasının ardından krallığın merkezi Roma Daçyası’na dönüştürülmüştür. Altın ve gümüş bakımından zengin olan Daçya toprakları Roma İmparatorluğu tarafından kolonileştirilmiş ve zamanla Romalılaştırılmıştır. Milattan sonra 240- 256 yılları arasında Daçya, barbar istilalarına maruz kalmış ve barbar kavimlerine kaybedilmiştir. Milattan sonra 271’de ise Roma İmparatorluğu Daçya’dan çekilmiştir.

Erken Orta Çağ

Erken Orta Çağda Avrupa, Kavimler Göçünün etkisiyle batıya doğru hareket eden barbar kavimlerin istilalarına uğramıştır. Daçya toprakları 4. yüzyıla kadar Gotlar tarafından yönetilmiştir. Daha sonra Erdel Gepidler, Avarlar ve Bulgarlar tarafından 8. yüzyıla kadar yönetilmiş ve 10. yüzyılda Macarlar tarafından ele geçirilmiştir. Eflak ve Boğdan ise 681’de kurulan Birinci Bulgar İmparatorluğu’nun egemenliği altına girmiştir.

Birinci Bulgar İmparatorluğu

Bulgar İmparatoru Kubrat Han’ın 668’de ölümünden sonra Büyük Bulgaristan dağılmıştır ve Bulgarlar Kubrat Han’ın üçüncü oğlu Asparuh önderliğinde Tuna deltasının kuzeyinde bulunan Ongal’e yerleşmiştir. Ongal’e yerleşen Bulgarlar Slavlarla ittifak yaparak Bizans İmparatorluğuna saldırmış ve 680 yılında Ongal Savaşı’nın ardından Bizans İmparatorluğu Birinci Bulgar İmparatorluğunu tanımak zorunda kalmıştır.

Bulgar İmparatorluğu’nun sınırları Karpatlar’ın güney yamaçlarından Dinyeper Nehri’ne ve doğuda Dinyester Nehri’ne kadar genişlemiştir. 804- 806 yılları arasında Bulgarlar, Avarları ve yerel Slav halklarını egemenlikleri altına alarak imparatorluğun topraklarını Orta Tuna’dan Budapeşte’nin kuzeyine kadar iki kat genişletmişlerdir. 813 yılında Krum Han Edirne’yi ele geçirmiş ve Doğu Trakya’yı yağmalamıştır.

Tarihi kitaplarda 14. yüzyılda ilk bağımsız Romanya prenslikleri olan Eflak ve Boğdan kurulmadan önce Romanya topraklarında Bulgarların yanı sıra Peçeneklerin, Kumanların ve Oğuzların varlığından da bahsedilmektedir.

Yüksek Orta Çağ

Fogaras’ta bulunan Macar kaynaklarında Rumen topraklarından 1285 yılında Olahteluk olarak bahsedilmektedir. I. Basarab tarafından 1310 yıllarında kurulan ve bağımsız bir Rumen devleti olan Eflak Prensliği, I. Radu döneminde İkinci Bulgar İmparatorluğu’nu vergiye bağlamıştır.

Erdel’in Bağımsızlığı

I. Vladislav döneminde Erdel ele geçirilmeye çalışılmış ve I. Louis döneminde Tuna’nın güneyinde kalan topraklar ele geçirilmiştir. Erdel 11. yüzyıldan 16. yüzyıla kadar özerk bir Macar voyvodası olmuştur. 1526 yılında yapılan Mohaç Meydan Savaşı sonrasında Macar Krallığı’nın yıkılması ile Erdel, 1711 yılına kadar bağımsız bir prenslik haline gelmiştir.

Eflak ve Boğdan’da Osmanlı Egemenliği

Eflak ve Boğdan Prenslikleri 14. yüzyıl boyunca Osmanlı Devleti ile mücadele halinde olmuştur. İstanbul’un Osmanlı Devleti tarafından 1453 yılında fethinin ardından Eflak Osmanlı Devleti ile komşu olmuştur ve sonraki yüzyıllarda kısa süreli bağımsızlık dönemlerinin dışında Osmanlı egemenliği altına girmişlerdir. Eflak’ın bağımsızlığı konusunda en başarılı olunan dönem Drakula olarak da bilinen Vlad Tepes dönemi olmuştur. Boğdan’da ise en başarılı dönem 47 yıl boyunca tahtta kalan III. Stephen döneminde yaşanmıştır. İki bağımsız Rumen prensliği de Yüksek Orta Çağda Hristiyanlığı korumaya çalışmıştır ve birçok kilise inşa ettirmişlerdir. III. Stefan’ın ölümünden sonra 16. yüzyılda Boğdan da Osmanlı egemenliği altına girmiştir.

Erken Modern Dönem

Erken Modern Dönemde 1541 yılına kadar Balkan Yarımadasının tamamı ve Macaristan’ın kuzeyi Osmanlı egemenliği altına girmiştir. Eflak, Boğdan ve Erdel prenslikleri Osmanlı egemenliğinde olsalar da 18. yüzyıla kadar özerk kalmışlardır. Erken Modern Dönemde Romanya’da feodalizm zayıflamış ve Rusya yeni bir güç olarak ortaya çıkmıştır. Rus- Türk savaşından sonra Rumen prenslikleri 1844 yılına kadar Rusya tarafından işgal edilmiştir. Rus general Pavel Kiselyov’un Rumen prensliklerini işgal ettiği dönemde yerel boyarlar ilk Romanya Anayasası’nı oluşturmuşlardır.

Erken Modern Dönemde Erdel

Macar Kralı II. John, hükümdarlık maiyetini Erdel’e taşıması ve ardından tahttan çekilmesinin ardından Erdel’in ilk prensi olmuştur. Prens John’un 1568’de çıkardığı Turda Fermanı ile modern Avrupa tarihinde ilk kez din özgürlüğü ilan edilmiştir. Erdel 17. yüzyıla kadar çoğunlukla Kalvinist Macar prensler tarafından yönetilmiştir. 17. yüzyıldan sonra Erdel’de Protestanlık yaygınlaşmaya başlamıştır. Erdel Prensliği Erken Modern Dönemdeki altın çağını 1613- 1629 yılları arasında Gabor Bethlen hükümdarlığında yaşamıştır. 1699 yılında Avusturya’nın Osmanlı Devletine karşı kazandığı zaferle Erdel, Habsburg Hanedanı’nın eline geçmiştir.

Avusturya- Macaristan döneminde Erdel nüfusunun çoğunluğunu Rumenler oluşturmuş ve Macarlaştırma politikası sebebiyle milliyetçilik meselesi ortaya çıkmıştır.

Erken Modern Dönemde Eflak

1593- 1601 yılları arasında Eflak prensi Cesur Mihail olarak bilinen Mihai Viteazul olmuştur. Cesur Mihail’in hükümdarlığında kısa bir dönem Eflak, Boğdan ve Erdel birlikte yönetilmiştir. Cesur Mihail’in ölümünün ardından ise birlik bozulmuş ve Eflak ve Boğdan 18. yüzyıla kadar kendi aralarında özerk ancak dışarıdan bağımsız olmaya devam etmişlerdir. 1718 yılında Eflak’ın büyük bir bölümünü oluşturan Oltenia, Habsburg Hanedanı’nın eline geçmiş ancak 1739’da tekrar Osmanlı Devleti’ne verilmiştir.

Rusya’nın Osmanlı’ya yenilmesinin ardından Eflak, 1829 yılında imzalanan Edirne Antlaşması ile kaybettiği Turnu, Giurgiu ve Braila adlı üç Tuna Nehri limanını, limanları Osmanlı gemilerine açma şartıyla geri almıştır.

Erken Modern Dönemde Boğdan

Boğdan’ın sonraları Bukovina olarak adlandırılan kuzeybatı toprakları 1775 yılında Habsburg Hanedanı tarafından ele geçirilmiş ve 1804 yılında Avusturya İmparatorluğu’na katılmıştır. Boğdan’ın Besarabya olarak adlandırılan doğu toprakları ise 1812 yılında Rusya tarafından işgal edilmiştir.

1848 Devrimleri

1848 yılında Eflak, Boğdan ve Erdel’de Tudor Vladimirescu tarafından Eflak ve Boğdan’ın tam bağımsızlığı ve Erdel’in özgürleştirilmesi için bir devrim hareketi başlatılmıştır. Devrim hareketi amacına ulaşamasa da Eflak, Boğdan ve Erdel’de dil ve çıkar birliği duygusu pekişmiş ve ileriki tarihlerde başka devrimm hareketlerine zemin hazırlanmıştır. 1859 yılında hem Eflak’ta hem de Boğdan’da Alexander John Cuza domnitor olarak seçilmiştir ve Eflak ve Boğdan şahsi birlik oluşturmuştur. Erdel’de ise Avusturya- Macaristan yönetimi ile çoğunluğu Rumen olan halk arasında milliyetçilik çatışması devam etmiştir.

Kadınların Durumu

1750’ler ve 1830’lar arasında Romanya’da kendisine çeyiz verilen kadınların aile mirasından mahrum edilmesi çekirdek aileye bağlılığı arttırmıştır. Çeyiz, kadının erkek akrabaları tarafından yönetilse de düğün hediyelerinin ve çeyizin mülkiyeti kadına verilmiştir. Kocanın çeyizi kötüye kullanması durumunda kadının akrabalarına dava açma hakkı, kadına ise boşanma hakkı verilmiştir. Kadınlara verilen mülkiyet hakkı uzun vadede kadınların yasal haklarını arttırmanın yanı sıra dulların ve çocukların ekonomik güvenliği sağlanmıştır.

Romanya’nın Bağımsızlığı ve Krallığı

1866’da Birleşik Romanya Prensliği domnitoru Alexander John Cuza sürgüne gönderilmiş ve yerine Hohenzollern- Sigmaringen’li Prens Carol getirilmiştir. 1877- 1878 yıllarında yapılan Rus- Türk savaşlarından sonra Romanya bağımsızlık ilan etmiştir. Romanya bağımsızlık tarihi 21 Mayıs 1877’dir. 13 Temmuz 1878 tarihinde imzalanan Berlin Antlaşması ile Romanya’nın bağımsızlığı, Büyük Güçler tarafından resmi olarak tanınmıştır. Romanya kuruluş tarihi 26 Mart 1878 olmuştur ve Prens Carol, Romanya Kralı I. Carol olmuştur.

Birinci Dünya Savaşı

28 Temmuz 1914’te Birinci Dünya Savaşı başladıktan sonra Osmanlı, Avusturya- Macaristan ve Rus İmparatorlukları arasında yer alan Romanya, 1914 Ağustos’unda tarafsızlık ilan etmiştir. Ancak Fransa başta olmak üzere İtilaf devletlerinin baskısından dolayı Romanya, Erdel’i ele geçirmek için Avusturya- Macaristan’a savaş açarak 1916 Ağustos’unda İtilaf devletlerine katılmıştır.

1917’de Romanya’daki işgaller durdurulduğunda Romanya Boğdan dışındaki neredeyse bütün topraklarını kaybetmiş ve Almanya ile barış antlaşması imzalayarak savaştan çekilmiştir. Rusya ve Avusturya- Macaristan imparatorlukları dağıldıktan sonra Romanya 1918 Kasım’ında tekrar savaşa dahil olmuştur. 1 Aralık 1920’da delegelerin oyları ile Erdel, Banat, Crişana ve Maramureş Alba Iulia Birleşme Beyannamesi ile Romanya topraklarına katılmıştır.

Büyük Romanya (1918–1940)

Büyük Romanya; iki dünya savaşı arasındaki dönemde Romanya’nın tarihinin en geniş sınırlarına ulaşmasıyla kazandığı adıdır. 11 Kasım 1918 tarihinde Birinci Dünya Savaşı sonlanmıştır. 1920 yılında Versailles Antlaşması ile Besarabya ve Bukovina Romanya ile resmi olarak birleşmiş ve Trianon Antlaşması ile Romanya ve Macaristan arasındaki yeni sınırlar belirlenmiştir. Romanya’nın 1913’te II. Balkan Savaşına katılımı sebebiyle Güney Dobruca da Romanya topraklarına katılmıştır.

Barış antlaşmaları ile Romanya toprakları 300.000 km² genişliğine ulaşmış ve %28’i azınlık olan Büyük Romanya oluşmuştur. Azınlık nüfus 1923 Anayasası ile tanınmış ve Romanya Parlamentosunda temsil edilmişlerdir.

Otoriter Yönetime Geçiş

Otoriter yönetime geçiş öncesi;1918- 1938 yılları arasında Romanya, monarşi ile yönetilen ancak Demir Muhafızlar Partisi başta olmak üzere milliyetçi ve Yahudi karşıtı partilerin yükselişte olduğu bir ülkedir. 1938- 1944 yılları arasında Romanya diktatörlükle yönetilmiştir ve ilk diktatör Romanya’ya parlamenter rejimi getiren II. Carol olmuştur.

1939 yılında Almanya ve Sovyetler Birliği arasında Besarabya’nın SSCB’ye verilmesini şart koşan Molotov- Ribbentrop Paktı imzalanmıştır. 1940’taki büyük toprak kayıplarının ardından II. Carol tahttan indirilmiş ve yerine oğlu Mihai getirilmiştir ancak otoriter güç, askeri diktatör Ion Antonescu tarafından ele geçirilmiştir. 1944’te ise Antonescu tutuklanmıştır.

İkinci Dünya Savaşı ve Sonrası (1940-1947)

18 Haziran 1940 tarihinde Romanya, emirlere uyulmazsa savaş açılacağını belirten bir Sovyet ültimatomu almıştır. Berlin ve Moskova’nın baskısı ile Romanya, Kuzey Bukovina ve Besarabya’dan ordularını çekmek zorunda kalmıştır. Topraklarından geri çekilmeye zorlanması ile Romanya Mihver devletlerine katılmıştır. Mihver devletleri’nin hakem kararı ile Güney Dobruca Bulgaristan’a, Kuzey Transilvanya ise Macaristan’a verilmiştir. Sovyet ültimatomu sonrasında Romanya, Besarbya ve Bukovina’nın kuzetyini SSCB’ye bırakmıştır. Besarabya’nın üçte ikilik kısmı ile Moldova SSC kurulmuştur. Bukovina’nın kuzeyi ve Bucak ise Ukrayna SSC’ye verilmiştir.

Romanya Krallığı’nda II. Carol’un büyük miktarda toprak kaybetmesinin ardından askeri güç General Ion Antoni Escu’ya devredilmiştir. Antonescu gücünü bir süreliğine Demir Muhafızlar Partisi ile paylaşmış, ancak diktatörlük ilan edince 1941 yılında tutuklanmıştır.

Romanya, 1941 Temmuz’unda Alman Wehrmacht önderliğinde İkinci Dünya Savaşı’na katılmış ve Bukovina’nın kuzeyini ve Besarabya’yı geri almak için SSCB’ye savaş açmıştır. Romanya Sovyetler Birliği’ne kaybettiği toprakları işgal etmiş ve Almanya tarafından Dinyester ve Buh nehirleri arasında kalan bölgeler de yönetilmesi Romanya’ya verilmiştir.

20 Ağustos 1944 tarihinde Sovyet Kızıl Ordusu Romanya sınırlarına girmiştir. 23 Ağustos 1944’te ise Antonescu diktatörlüğü devrilmiş ve yerine Romanya Kralı I. Mihail getirilerek Romanya taraf değiştirmiştir. Macaristan ve Çekoslovakya’da Nazi Almanyası ile verilen mücadelede Romanya yaklaşık 300,000 kişilik bir kayıp vermiştir.

İkinci Dünya Savaşı sonucunda Paris Barış Antlaşması ile Kuzey Transilvanya Romanya’ya geri verilmiş ancak Besarabya, Bukovina’nın kuzeyi ve Güney Dobruca Romanya tarafından geri alınamamıştır. Eski adı Boğdan olan Moldova ise 1991’e kadar Sovyetler Birliği’ne bağlı olup sonrasında bağımsız bir cumhuriyet haline gelmiştir.

Romanya’da Yahudi Soykırımı

İkinci Dünya Savaşı’nda Nazi Almanya’nın en önemli yakıt kaynağı Romanya olmuştur. Almanya’nın yardımı ile Romanya, SSCB’ye kaybettiği işgal etmiştir. Almanya’nın Transnistria adı altında yönetmesi için Romanya’ya verdiği Dinyester ve Buh Nehirleri arasındaki bölgede ise Yahudi toplama kampları kurulmuştur. Antonescu yönetiminde özellikle Transnistria ve Moldova’da bulunan birçok Yahudi katledilmiştir. Romanya’da Yahudi soykırımı 23 Ağustos 1944 tarihinde Sovyet Kızıl Ordusu tarafından Ion Antonescu diktatörlüğünün yıkılışına kadar devam etmiştir.

Komünist Dönem (1947–1989)

İkinci Dünya Savaşı sonrasında Romanya Kralı I. Mihail tahtı bırakmaya zorlanmış ve Romanya 1950’lerin sonuna kadar askeri ve ekonomik anlamda Sovyetler Birliği kontrolü altında kalmıştır. SovRom ekonomik işletmeleri adı altında Sovyetler Birliği tarafından Romanya’nın kaynakları sömürülmüştür. 1947- 1962 yılları arasında Romanya halkı yönetim tarafından büyük kısıtlama ve baskılarla karşılaşmıştır. Yaklaşık iki milyon insan Komünist rejim kurbanı olmuştur. 1948- 1965 yılları arasında Romanya başkanı olan Gheorghe Gheorghiu- Dej, Sovyet Başbakanı Nikita Sergeyevich Khrushchev’i Sovyet askeri birliklerinin 1958 yılı Nisan ayında Romanya’dan çekmeye ikna ederek Romanya bağımsızlığını sağlamıştır.

Nikolay Çavuşesku Döneminde Romanya Dış İlişkileri

Romanya’nın bağımsızlığının ardından ülke yönetimine Nicolay Çavuşesku gelmiştir. 1967 yılında Altı Gün Savaşı’ndan sonra İsrail ile ilişkileri devam ettiren tek Varşova Paktı üyesi Romanya olmuştur. Romanya aynı zamanda Batı Almanya ile ekonomik ve diplomatik ilişkiler kurmuştur. Çavuşesku döneminde Arap ülkeleri ve Filistin Kurtuluş Örgütü ile yakın bağlar kurulmuştur ve İsrail- Mısır barışında Romanya arabuluculuk yapmıştır.

1977- 1981 yılları arasında Romanya dış borçları hızlı bir şekilde artış göstermiştir. Dış borçlanma sebebiyle IMF ve Dünya Bankası’nın etki alanı Çavuşesku’nun özerklik politikalarına ters düşecek şekilde Romanya’da artmıştır. Romanya’da bağımsızlık politikası izlemeye devam eden Çavuşesku, dış borçların ödenmesi için acımasız denebilecek tasarruf ve politik kısıtlama projesini başlatmıştır. Dış borçları ödeme projesi Çavuşesku’nun 1989 devriminde iktidardan düşürülüp idam edilmesinden kısa süre önce tamamlanmıştır.

1989 Devrimi

Devrim Bükreş ve Tamışvar’da 1,000’den fazla ölümle ve Romanya’da Çavuşesku yönetimindeki Komünist rejimin devrilmesi ile sonuçlanmıştır. Bükreş ve Tamışvar’da Çavuşesku taraftarları tarafından karmaşa ortamı yaratılmış ve Çavuşesku çifti Romanya’dan kaçma girişiminde bulunmuştur.

25 Aralık 1989 tarihinde usulsüz mahkeme ile Çavuşesku soykırım ve diğer suçları için yargılanmasının ardından idam edilmiştir. Eski Komünist Partisi üyesi Ion Iliescu, irticalen demokratik rejime geçileceğini bildiren Ulusal Kurtuluş Cephesi koalisyonunun lideri olmuştur. Ancak Komünist rejim Iliescu tarafından başta feshedilse de sonradan feshetme kararı geri çekilmiştir. Bugün Romanya hala Komünist rejimle yönetilmektedir.

Serbest Piyasaya Geçiş (1990–2004)

Nikolay Çavuşesku’nun iktidardan indirilmesinin ardından Ulusal Kurtuluş Cephesi lideri Ion Iliescu tarafından çok partili demokratik rejim ve serbest piyasaya geçiş önerilmiştir. 1989 devriminin ardından başbakan olan Petre Roman tarafından birtakım ılımlı serbest piyasa reformları gerçekleştirilmiştir.

Golaniad Protestoları

Savaş öncesi dönemde kurulan Ulusal Hristiyan Demokrat Köylü Partisi, Ulusal Liberal Parti ve Romanya Sosyal Demokrat Partisi yeniden yapılandırılmıştır. 1990 yılı Nisan ayında Bükreş’teki Üniversite Meydanı’nda mevcut yönetimin meşruluğu muhalif partileri tarafından protesto edilmiştir. Golaniad adı verilen protestolara verilen destek 1990 yılı parlamento seçimlerini Ulusal Kurtuluş Cephesi’nin kazanmasının ardından büyük oranda sona ermiştir.

Protestoya devam edenler ise devlet kurumlarına ve emniyet müdürlüklerine saldırmaya başlamışlardır. Protestocular emniyet güçleri tarafından bastırılamayınca Ion Iliescu, Bükreş’teki devlet kuruluşlarının korunması için ülkede yardım çağrısında bulunmuştur. Romanya’da birçok ekonomik kuruluştan Bükreş’e destek yollanmıştır.

Bükreş’e destek için gelen bazı madenciler, protestoların muhalif partisi üyeleri tarafından kışkırtıldığını belirterek muhalif partisi üyelerinin kişisel mülklerine ve parti idare merkezlerine zarar vermişlerdir. Daha sonra parlamento tarafından yapılan sorgulamada devlet istihbarat servisinin protestocuların ve madencilerin kışkırtılmasında rol oynadığı ortaya çıkmıştır. 1994 yılında kurulan mahkemede iki gizli polis yağmalama ve ana muhalefet partisi başkanından 100.000 Dolar çalmaktan suçlu bulunmuştur. Petre Roman yönetimi, madencilerin 1991 yılında maaşlarının yükseltilmesi talebinde bulunmak için Bükreş’e gelmesi ile birlikte düşmüştür. Petre Roman’ın yerine geçici olarak Theodor Stolojan geçirilmiştir.

Yeni Anayasa

Romanya Yeni Anayasa, 1991 yılı aralık ayında yeni düzenlenmiş ve referandum ile yürürlüğe konulmuştur. 1991 Anayasası 18-19 Ekim 2003 tarihinde tekrar düzenlenmiş ve 29 Ekim 2003 tarihinde yürürlüğe konmuştur.

1992 yılı Mart ayında Ulusal Kurtuluş Cephesi (FSN), Ion İliescu liderliğinde Demokrat Ulusal Cephesi (FDSN) ve Petro Roman liderliğinde Demokrat Parti (PD) olmak üzere iki partiye ayrılmıştır. 1992 Eylül’ünde seçimleri FDSN kazanmıştır. Romanya Ulusal Birlik Partisi (PUNR), Büyük Romanya Partisi (PRM) ve eski komünist Sosyalist İşçiler Partisinin (PSM) desteği ile 1992 Kasım’ında Nicolae Văcăroiu başbakanlığında yeni bir yönetim kurulmuştur. FDSN adını 1993’te Romanya Sosyal Demokrasi Partisi (PDSR) olarak değiştirmiştir.

1990-1996 yılları arasında Romanya PDSR tarafından yönetilmiştir ve Ion Iliescu devlet başkanı olmuştur. 1996 başkanlık seçimlerini ise Demokratik Kongre (CDR) üyesi Emil Constantinescu kazanmıştır. CDR kurucu partileri merkezi koalisyon yönetimi kurmak için PD ve Romanya Demokrat Macar Birliği Partisi (UDMR) ile birleşmiştir. Kurulan koalisyon birçok kritik reform hareketinde bulunmuştur.

NATO ve Avrupa Birliği Üyeliği (2004-günümüz)

Soğuk Savaş sonrası dönemde Romanya, Batı Avrupa ile ilişkilerini geliştirerek 2004 yılında NATO’ya katılmıştır. 2008 yılı NATO zirvesine Bükreş ev sahipliği yapmıştır.

1993 Haziran’ında Romanya, Avrupa Birliği üyeliğine başvurmuş, 1995 yılında bir Avrupa Birliği Birleşik Devleti olmuştur. 1 Ocak 2007 tarihinde ise Romanya Avrupa Birliği’ne tam olarak üye olmuştur.

2004 ve Sonrası Romanya Başkanlık ve Parlamento Seçimleri

28 Kasım 2004 başkanlık ve parlamenter seçimlerinde Sosyal Demokrat Parti’nin (PSD) hile yapması sebebiyle seçimler sonuçsuz kalmıştır. İkinci seçimlerde ise Ulusal Liberal Parti (PNL) ve Demokrat Parti (PD) ortak adayı Traian Băsescu seçimi kazanmıştır. Seçimlerin ardından Ulusal Liberal Parti lideri Călin Popescu-Tăriceanu, Sosyal Demokrat Parti’nin dahil edilmediği bir koalisyon devleti kurmakla görevlendirilmiştir.

2009 yılında Traian Băsescu tekrar başkan seçilmiştir. 2012 Ocak ayında 1989’dan beri ilk kez Romanya’da ekonomik kriz yaşanmıştır. 2014 seçimlerinde Klaus Iohannis Romanya Başkanı seçilmiştir. 2020 yılı parlamento seçimleri ise PSD tarafından kazanılmış ve PNL üyesi Florin Cîțu başbakan seçilerek PNL, USR PLUS ve UDMR partilerinden oluşan üçlü koalisyon kurulmuştur.

Romanya’nın Tarihi Yerleri Nerelerdir?

Romanya tarihi ve turistik yerleri aşağıda listelenmiştir.

  • Bukharest Ulusal Romanya Tarihi Müzesi
  • Pitesti Cezaevi
  • Çavuşesku Malikanesi
  • Surlu Cincsor Kilisesi
  • Banffy Kalesi
  • Surlu Cisnadioara Kilisesi
  • Corvin Kalesi
  • Bran Kalesi
  • Mogosoaia Kalesi
  • Teleki Kalesi
  • Kornis Kalesi
  • Peles Kalesi
  • Rasnov Hisarı
  • Bükreş Parlamento Sarayı
  • Cantacuzino Kalesi
  • Enisala Hisarı
  • Poenari Hisarı
  • Targoviste Hisarı
  • Ateneum
  • Rupea Hisarı
  • Alba Iulia Akropolu
  • Harman Kilisesi
  • Miclauseni Kalesi
  • Ruginoasa Sarayı
  • Carta Sistersiyen Manastırı
  • Neamt Hisarı
  • Köstence Gazinosu
  • Coltesti Hisarı

Romanya tarihi şehir olarak birçok kule ve hisar barındırmaktadır. Tarih boyunca çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapmış olan Romanya’da gezilecek yerler Romanya tarihi yapılar ve Romanya tarihi eserleri açısından oldukça zengindir.

Tarih Boyunca Romanya’da Türklerin Yaşadığı Şehirler Hangileridir?

Kavimler göçü ile batıya doğru hareket eden birçok Türk boyu 13. yüzyıla kadar bugünkü Romanya topraklarının da bulunduğu Karpat- Tuna bölgesine yerleşmişlerdir. Romanya’da yerleşim gösteren Türk boyları sırasıyla Hunlar, Avarlar, Hazarlar, Peçenekler, Bulgarlar, Oğuzlar ve Kumanlardır. Gepidler, Avarlar ve Bulgarlar 4-8. yüzyıllar arasında Transilvanya’yı yönetmişlerdir. Bugünkü Romanya toprakları 10. yüzyıla kadar Bulgar İmparatorluğu tarafından yönetilmiştir.

Romanya toprakları 15- 18. yüzyıllar arasında Osmanlı devletine bağlı özerk prenslikler olarak yönetilmiştir. Osmanlı- Rus Savaşı’nın ardından ise azınlıkları Rumenleştirme politikaları sebebiyle birçok Türk, Romanya topraklarını terk etmek zorunda kalmıştır. 20. yüzyılda Dobruca’da Türk kültürüne sahip çıkmak amacıyla çeşitli topluluklar kurulmuştur. 1909’da Mecidiye Köstence Romanya ve Hırşova’da şubeleri bulunan Dobruca Tamimi Maarif Cemiyeti Dobruca’da bulunan Türk teşkilatlarından birisidir.

Romanya resmi kaynaklarına göre bugün Romanya’da yaşayan Türk nüfusunun çoğunluğu Oğuz ve Tatar Türkleridir. Türkler’in Romanya’da en yoğun olarak bulunduğu yer Dobruca bölgesidir. Dobruca bölgesindeki Türklerin %85’i Köstence, %12’si Tulça’da yaşamaktadır. Başpınar köyü Romanya tamamen Türklerden oluşmaktadır.

2011 yılında yapılan sayıma göre Romanya’daki Türk nüfusu 48,690’dır ve toplam Romanya nüfusunun %0.14’ünü oluşturmaktadır.

Paylaş: