Bulgaristan Edebiyatı Bulgar Yazarlar ve Eserler

Bulgar Yazarlar ve Bulgar Edebiyatı

Bulgar edebiyatının kökeni, İlk Bulgar imparatoru Simeon’un dönemine 9. yüzyıldaki Slav kökenli insanlara dayanır. İlk Bulgar eserleri, İmparator Simeon’un emriyle hazırlanan, özellikle Hristiyanlık ile ilgili olan Bizans eserlerinden oluşan çevirilerdir. Bulunduğu siyasi konum ve dini gelişmeler ile sürekli etkilenen ve değişen Bulgar edebiyatı romantik milliyetçilik, modernizm, sosyalist realizm gibi çeşitli akımların etkisinde eserler barındırmaktadır.

Bulgar edebiyatı, eski edebiyat (864- 1472) ve yeni edebiyat (18. yy’dan itibaren) olmak üzere ikiye ayrılır. Eski edebiyat dönemine şiir hakim olurken bu döneme ait yazarlar arasında, Zırmorizas- Hrab, Kostantin Yeftimiye ve Grigriye Zamblokt gibi şairler ve yazarlar yer almaktadır.

Yeni edebiyat döneminde ise Sofroniye Varçanski, Neofit Rilski gibi yazarlar yer alırken, şair olarak Rekasovski, Çintulov Gerov isimleri ön plandadır.

Bulgar Edebiyatında Şiirin Yeri Nasıldır?

Bulgar edebiyatında, her yüzyılda farklı bir şarilere rastlamak mümkündür. Özellikle siyasi şartların değişmesi ile birlikte yazdıkları şiir içerikleri ile adlarından sıklıkla bahsedilen çeşitli şairler bulunmaktadır.

Eski ve yeni dönemde de şiir, Bulgar edebiyatında önemli bir yere sahiptir. Yeni dönemde şiirin kökleri, eğitim için Rusya’ya gönderilen Bulgar çocuklarının koyu milliyetçilik akımının etkisinde kalması ile Balkanlar’daki halkı ayaklandırmak için yazdıkları şarkılara dayanmaktadır. Bu döneme örnek olarak Hiristo Botefin Türkler aleyhine yazdığı şiir verilebilir.

1830 yılında akım değişmeye başlar. Din ve devlet işerinin birbirinden ayrılması ile oluşan yeni şiir akımında Rekasovski, Çintulov Gerov isimlerine rastlamak mümkündür.

1878’de ise Rus etkisi altında kalan Bulgar edebiyatında i. Vazovim, A. Kostantinovin ve K. Velikovim isimlerinin şiirlerine sıklıkla rastlanmaktadır. Son olarak, günümüze kadar gelmeyi başaran mizah edebiyatı, Bulgar edebiyatında hakimiyet gösterir. Bu akımın ilk temsilcileri arasında Trayanovim, Kunevom yer almaktadır.

Bulgar Edebiyatında Hangi Akımlar Etkindir?

Orta çağ döneminde, Bulgar edebiyatına dini temalar hakimdir; çoğu zaman kahramanca ve öğretici eserleri olan bu dönemde eserler ilahiler, bilimsel incelemeler, dini derlemeler, apokrifler ve hagiografilerdirden oluşmaktadır.

10. ve 11. Preslav ve Ohrid edebiyat okullarında çalışan birçok bilim insanı ihtiyaçları için Kiril alfabesini oluşturmuştur. Chernorizets Hrabar popüler eseri An Account of Letters’ı bu dönemde yazmıştır.

İkinci Bulgar imparatorunun düşmesi ile Osmanlı hakimiyeti başlamıştır. Bu dönemde eserlerin çoğu yerel Bulgarca, Kilise Slavcası ve Sırp-Hırvatça karışımı olarak yazılmış ve “İlirya” olarak adlandırılmıştır. Bu eserler arasında Nikopol piskoposu Filip Stanislavov tarafından 1651’de Roma’da yayınlanan Abagar adlı modern Bulgarca basılan ilk kitapta yer almaktadır.

İlirya hareketi, 18. ve 19. yüzyıl Bulgar edebiyatını etkilemiş olup, modern Bulgar seküler şiirinin en eski örneği olarak düşünülen Hristofor Zhefarovich’in 1741 tarihli Stemmatographia eserinde izler bırakmıştır.

Bulgaristan, Rus-Türk Savaşı’nın ardından bağımsızlık kazanmıştır. Yeni kurulan Bulgar kilisesi, gelişen ulusal okul sistemi, eğitimli Bulgarların yurt dışından geri dönüşü ve yeni gelen Rönesans coşkusu, yeni Bulgar edebiyatının oluşmasına katkıda bulunan faktörler arasındadır.

Devrimci ruhlu yazılar yerini kırsal ve bölgesel yazılara bırakmıştır. 19. yy ile beraber sembolist akım Bulgar edebiyatçılarından Dimcho Debelyanov, Teodor Trayanov, Nikolay Liliev, Emanuil Popdimitrov, Dimitar Boyadjiev’in eserlerini etkilemiştir.

Birinci Dünya Savaşı’na kadar Bulgar edebiyatında sadece dramatik sosyal değişimler nedeniyle değil, aynı zamanda edebi türlerdeki reformlar ile de değişimler görülmüştür. Bu değişimlerin büyük bir kısmı Geo Milev’in (1895-1925) Sofya’da modernist dergi Vezni (Ölçek) de yayınlanan yazılarda görülmüştür.

İki savaş dönemi arasında bu sefer realizm akımı gündeme gelmiştir. Elin Pelin (1877-1949) ve Yordan Yovkov (1880- 1937) çeşitli realist eserler vermiştir.

Tüm bu akımların yanı sıra batı edebiyatından sürrealizm, dışavurumculuk, varoluşçuluk, postmodernizm, yapısalcılık gibi akımlarda Bulgar edebiyatını etkilemiştir.

Sürrealizm

Bir diğer adıyla gerçeküstücülük, Avrupa’yı etkisi altına almış bir akım olup İkinci Dünya Savaşı’nın ardından Bulgar edebiyatında da izler bırakmıştır.

Bir ressam olarak bilinen Jorj Papazov, aynı zamanda bir yazardır. Fransızca ve Bulgarca eserler veren sanatçının, hem resimlerinde hem de kitaplarında sürrealist izlere rastlanmıştır.

Dışavurumculuk

Dışavurumculuk, başlangıçta şiir ve resim alanında, 20. yüzyılın başlarında Kuzey Avrupa’da ortaya çıkan modernist bir harekettir. Tipik özelliği, dünyayı yalnızca öznel bir perspektiften sunması ve fiziksel gerçeklikten çok duygusal deneyimin ön plana çıkarılmasıdır.

İkinci Dünya Savaşı’nın ardından bazı Bulgar sanatçıların görsel ve yazılı eserlerinde etkileri görülmüştür.

Varoluşçuluk

Varoluşçuluk, insan varoluşu sorununu araştıran ve düşünme, duygu, hareket eden bireylerin yaşanmış deneyimlerine odaklanan bir felsefi araştırma biçimidir.

Bu akımda, İkinci Dünya Savaşı ardından tüm Avrupa’yı etkilediği gibi Bulgar edebiyatını da etkilemiştir.

Yapısalcılık

Sosyoloji, antropoloji, arkeoloji, tarih ve dilbilimde yapısalcılık, insan kültürünün unsurlarının daha geniş bir sistemle ilişkileri yoluyla anlaşılması gerektiğini ima eden genel bir kültür ve metodoloji teorisidir. Savaşın ardından Bulgar edebiyatında da yer almış bir akımdır.

Bulgar Edebiyatından Önemli 4 Kitap Nedir?

Birçok önemli eseri barındıran Bulgar edebiyatının önemli eserleri arasında Ivan Vazov’un Boyunduruk Altında, Aleko Konstantinov’un To Chicago and Back, Dimitar Talev’in Samuil, Anton Donchev’in Ayrılma Zamanı ve eserleri yer almaktadır.

Boyunduruk Altında – Ivan Vazov

Bulgar yazar Ivan Vazov’un 1887-1888’de yazdığı ve 1889-1890 da bölümler halinde The Collection of dergisinde yayınlanan tarihi bir romanıdır. Orta Bulgaristan’da küçük bir kasabada geçen roman 1876 Nisan Ayaklanması’nı anlatmakta ve klasik Bulgar edebiyatının en ünlü parçası olmaktadır. Under the Yoke 30’dan fazla dile çevrilmiştir. İngilizce çevirisi 1894 yılında William Morfill tarafından yapılmış ve Londralı yayınevi William Heinemann tarafından basılmıştır.

To Chicago and Back- Aleko Konstantinov

To Chicago and Back 1894’te Bulgar yazar Aleko Konstantinov tarafından yazılan ve 1893’teki Dünya Kolomb Sergisi’ni görmek için Amerika’ya yaptığı ziyaretini anlatan bir seyahat kitabıdır.

Bay Ganyo karakteri mizahi yönü ile önem kazanmakta olup, yazarın en önemli eseri olarak kabul görmüştür. Kitabın çoğu mizahi, hicivli bir tonda, ara sıra daha ölçülü düşüncelerle yazılmıştır.

Samuil- Dimitar Talev

Bulgar tarihi için önemli bir savaşçı olan Samuil’in Dimitar Talev tarafından anlatıldığı eserdir. Ülkesini Bizans askerlerine karşı savunması ve savaş döneminin anlatıldığı eser 1954 yılında yayınlanmıştır.

Ayrılma Zamanı- Anton Donchev

Anton Donchev’in 1964 yılında kaleme aldığı roman, 1668 yılında geçmekte ve Türkler tarafından yakalanan ve İslami dönüşmeye zorlanan bir Fransız asilzadenin hikayesini anlatmaktadır. Çarpıcı sahne anlatımları ile adından sıklıkla söz ettiren bir eserdir. Ayrılma zamanı (Time of parting) Bulgaristan Ulusal Televizyonu tarafından tarihteki en büyük ikinci eser olarak seçilmiştir.

Önemli Bulgar Yazarları Kimlerdir?

Bulgar edebiyatı, tarihi şairler ve yazarlar olmak üzere birçok önemli isme ev sahipliği yapmıştır. Dönemlerindeki cesur eserleri, benimsedikleri akımları güçlü bir şekilde eserlerinde yansıtmaları, toplumsal yargılara yer vererek toplumu aydınlatmaya çalışmaları Ivan Vazov, Aleko Konstantinov, Dimitar Talev ve Anton Donchev gibi önemli isimleri Bulgar edebiyatında baş sıralara çıkarmıştır.

Aşağıda önemli Bulgar yazarları hakkında bilgiler verilmiştir.

Ivan Vazov

Ivan Vazov (27 Haziran 1850 – 22 Eylül 1921), ilk profesyonel Bulgar edebiyatçı ve yeni Bulgar edebiyatının kurucu babası olarak anılmaktadır. Vazov çok sayıda popüler eseri olup hem düzyazı hem de şiiri eşit virtüözlükle uygulamıştır.

Osmanlı ve Bulgaristan arasındaki ilişkiyi anlatan 1893 tarihli Under the Yoke romanı, klasik Bulgar edebiyatının en ünlü eseri olup 30’dan fazla dile çevrilmiştir. En ünlü kısa romanları arasında Nemili-nedragi, Chichovtzi yer almaktadır.

Ivan Vazov ayrıca çok sayıda kısa öykü, gezi yazıları, anılar, denemeler, eleştiri parçaları, dramalar, ve komediler yazmıştır. En önemli şiir koleksiyonlarından biri, Bulgar tarihinin kahramanlarına adanmış 12 kitap ve hatırlanması gereken imge ve fikirlerden oluşan The Epopee of the Forgotten (1881-1884) ‘dir. Diğer şiir koleksiyonları arasında Pryaporets i gusla, Tagite na Bulgaria, Gusla, Slivnitza, Luleka mi zamirisa yer almaktadır.

“Boğmaya çalıştığınız o ışık, büyür ve yutar sizi bir volkan aleviyle.” yazarın sıkça alıntı yapılan sözlerindir biridir.

Aleko Konstantinov

Kurtuluştan sonraki ilk yılların en dikkat çekici düzyazı yazarlarından biri Aleko Konstantinov 1863–1897 yılları arasında yaşamıştır ve mizahi ve seyahat yazıları türünde eserler vermiştir. Ünlü eserlerinden olan Bay Ganyo; To Chicago ve Back farklı katmanları ve zengin nüansları ile Bulgar edebiyatının en tartışmalı ve meraklı karakterlerinden biri olan Bay Ganyo karakteri ile hatırlanmaktadır. Yazar, kariyeri yükselmek üzereyken kaza geçirerek öldürülmüştür.

“Bir tarafın meşruiyeti, diğerinin meşruiyetten yoksun olduğu anlamına gelmez.” Aleko Konstantinov’un en ünlü sözüdür.

Dimitar Talev

Yazar Dimitar Talev’in (1898-1966) Demir Şamdan (1952) adlı eseriyle anılan bir roman ve hikaye yazarıdır. Romanlarının yayınlaması komünist rejim tarafından bir süreliğine engellenmiştir. Diğer birçok entelektüele benzer şekilde, ülkeden sürgün edilen yazar yine de yazmaya devam etmiştir.

Talev, romanlarının yanı sıra pek çok hikaye koleksiyonuyla da ünlü hikaye anlatıcılarından biridir. Yazar, komünist rejim daha iktidara gelmeden önce yayınladığı yazılarında yazarların gelecekte karşılaşmak zorunda olduğu ideolojik kısıtlamaları ön gördüğünü göstermiştir.

Anton Donchev

Anton Nikolov Donchev (14 Eylül 1930) Bulgar tarihi roman yazarı ve Bulgar tarihi drama filmlerinin senaristidir. 2003 yılından beri Bulgaristan Bilimler Akademisi’nde akademisyen olarak görev yapmaktadır. Ayrılık Zamanı romanıyla yurt içinde ve yurt dışında tanınan Donchev, ilk bağımsız romanı Samuel’in Tanıklığı 1961’de yayınlanmıştır. Anton Nikolov en son yaptığı basın açıklamasında “En önemli şey saygınlığı korumak ve dik durmaktır.” Sözleriyle manşetlerde yer almıştır.

Bulgaristan Kültürü Bulgar Edebiyatını Nasıl Etkilemiştir?

Gelişen tarihi olaylar ile birlikte değişen ve gelişen Bulgar edebiyatı, en başta halkın yoğun dini davranışlarından etkilenmiştir. Eserler genellikle, Hristiyanlık ve Katoliklik üzerine olmuştur. Gelişen olaylar ile birlikte komünist rejimin etkisiyle, eserler bu rejim altında kaleme alınmış olup, diğer türlerde yazılan kitapların yayını engellenmiştir.

Gelişen siyasi durumlar doğrultusunda ilerleyen eğitim şartları ile halk modern kültür ve sanata yönelmeye başlamış, Bulgar edebiyatı da bu yönde evrilmiştir. Günümüzde Bulgaristan kültürü Bulgaristan edebiyatını beslemeye devam etmektedir.

Bulgaristan’a Gidecekler için Edebiyat Müzesi Önerileri

Bulgaristan’a gidecekler için görülmesi gereken edebiyat müzeleri aşağıda listelenmiştir

  • The National Museum of Bulgarian literatüre (Ulusal Bulgar Edebiyat Müzesi)
    Sofya’da bulunan müze, Bulgar edebiyatının genel tarihi ile ilgili materyalleri ve belgesel anıtları aramak, toplamak, korumak, incelemek, yayınlamak ve sergilemek amacıyla 1 Ocak 1976’da kurulmuştur.
  • Chudomir Museum of Literature and Art (Chudomir Edebiyat ve Sanat Müzesi)
    1979 yılında kurulan müzede, Bulgar yazarların, sanatçıların önde gelen metinleri ve değerlendirmelerinin yer aldığı orijinal el yazmaları, fotoğraflar, ses bantları, belgeler, eşyalar ve nesnelerin yer almaktadır. Müze Stara Zagora’dadır.
  • Museum House ‘Geo Milev’ (Geo Milev’in Evi)
    Museum House ‘Geo Milev Müzesi Stara Zagora’ da bulunmaktadır.
    Kültür turizmi kapsamında Türkiye’den turlar düzenlenmektedir. Bulgaristan’a gitmek isteyen Bordo pasaport hamili Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları Bulgaristan vize başvurusu yapmalıdır.
Paylaş: