Karadağ Mimarisi

Karadağ Mimarisi Nasıldır, Karadağistan'ın Ünlü Mimari Eserleri Nelerdir?

Karadağ, Güneydoğu Avrupa’da Adriyatik Denizi’nin kıyısında bulunan Sırbistan, Bosna Hersek, Kosova, Arnavutluk ve Hırvatistan ile komşu bir Balkan ülkesidir. Karadağ’ın tarihi ve coğrafi konumu kültürünü ve dolayısıyla mimarisini etkilemiştir. Karadağ, mimari anlamda Antik Roma, Hıristiyanlık, İslam, Bizans İmparatorluğu, Osmanlı İmparatorluğu, Venedik Cumhuriyeti, Avusturya Macaristan İmparatorluğu ve Yugoslavya’dan etkilenmiştir.

Karadağ; romanesk, Gotik ve barok dönemlere ait önemli kültürel ve tarihi mekanlara sahiptir. Karadağ’ın kıyı bölgeleri özellikle Kotor ve Perast; Aziz Tryphon Katedrali, Aziz Luke Kilisesi, Kayaların Leydisi Roma Katolik Kilisesi, Savina Manastırı gibi Venedik mimarisine ait dini anıtlarıyla ünlüdür. Karadağ’da bir sahil kasabası olan ve 1979 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınan Kotor, Venedik mimarisinin mükemmel bir örneği olarak günümüze ulaşmıştır. Karadağ’ın sahil bölgelerindeki mimari eserlerde gözlemlenen Venedik etkisi ülkenin iç kısımlarında yerini Bizans etkisine bırakmaktadır. Karadağ’a hakim olan mimari dokunun çoğunlukla Bizans, Venedik ve Osmanlı’dan etkilendiğini söylemek mümkündür.

Karadağ’ın Mimari Özellikleri Nasıldır?

Karadağ, coğrafi konumu nedeniyle tarih boyunca başta Bizans, Venedik ve Osmanlı olmak üzere Antik Roma, Hıristiyanlık, İslam, Avusturya Macaristan İmparatorluğu ve Yugoslavya kültürlerinden etkilenmiştir. Karadağ’ın tarih boyunca kültürel etkileşim içerisinde olduğu toplumların; Karadağ’ın mimari yapısında etkilerini gözlemlemek mümkündür. Karadağ, kıyı kesimlerde Osmanlı ve Venedik unsurlarının birleştiği mimari eserlere iç kesimlerde ise Bizans etkisinin daha ağır bastığı tarihi yapılara sahiptir.

İtalya, Hırvatistan, Slovenya, Karadağ, Yunanistan, Arnavutluk ve Kıbrıs’ın belli bölgelerinde 697’den 1797 yılına kadar varlığını sürdürmüş bir devlet olan Venedik Cumhuriyeti’nin mimari etkileri günümüzde Karadağ’ın kıyı bölgelerinde çok iyi korunmuş durumdadır. Karadağ’da bir sahil kasabası olan Kotor’da yüzyıllarca süren Venedik egemenliği şehre tipik Venedik mimarisini kazandırmıştır. Kotor; kaş kemerleri, kabartma süslemeleri, oymaları ile ünlü Venedik mimarisinin çok iyi korunmuş, mükemmel bir örneği olarak 1979 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınmıştır.

Kotor’da 1166 yılında 9. yüzyıldan kalma eski bir tapınağın kalıntıları üzerine inşa edilen Aziz Tryphon Katedrali, bölgedeki Roma mimarisinin en değerli anıtı olmanın yanı sıra 14. yüzyıldan kalma freskleri ve Venediklilerden kalma altın eserleri ile günümüze ulaşmış önemli bir eserdir. Stari Grad olarak bilinen tarihi Kotor’da Venedik tarzından çok sayıda saray bulunmakta olup 15. yüzyıldan kalma Gotik pencereli “Drago Sarayı”; 17. yüzyıldan kalma “Bizanti Sarayı”; 16. yüzyıldan tipik Venedik Rönesansı ve barok formları ile “Pima Sarayı”; 1326’da kurulan “Grubonia Sarayı”; 17. yüzyıldan kalma “Gregurina Sarayı” günümüze ulaşmış çok değerli anıt yapılardır.

“Storica Cattaro” (“Stari Kotor” için Venedik) Mimarisi Nasıldır?

Storica Cattaro ya da Stari Kotor, Venedikliler tarafından inşa edilmiş Kotor’u denizden gelebilecek saldırılardan koruyan koruyan Venediklilerin “Cattaro” dediği Venedik yapısıdır. Karadağ’ın kıyı kesiminde yüzyıllar süren Venedik egemenliği, başta Kotor olmak üzere Karadağ’ın kıyıdaki şehirlerine günümüzde UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilerek koruma altına alınan Venedik mimarisi kazandırmıştır.

Storica Cattaro, 4.5 kilometre uzunluğunda, 20 metre yüksekliğinde ve 15 metre genişliğinde bir duvardır. Dünyanın tarihi değerlerinden biri olarak UNESCO tarafından korunan Storica Cattaro’nun inşası 9. yüzyılda başlamış ve 18. yüzyıla kadar devam etmiştir. Storica Cattaro’da bulunan üç kapıdan en eskisi 9. yüzyılda kısmen inşa edilmiş olan güney kapısı olup, Kotor’un diğer kapıları olan kuzey ve ana kapılar 16. yüzyılan ilk yarısında Rönesans tarzından inşa edilmiştir.

Karadağ’da Ev Mimarisi Nasıldır?

Karadağ; özünde Akdeniz olmak üzere başta Roma, Venedik ve Osmanlı olmak üzere doğu ve batı kültürlerinin etkilerinin çok güzel harmanlandığı bir mimari yapıya sahiptir. Karadağ’da ev mimarisinde de tarihi yapısı ve Akdeniz mimarisinin karakteristik özellikleri dikkat çekmektedir.

Karadağ’da ev mimarisinde karşımıza çıkan Akdeniz mimarisinin en temel özelliklerinden biri Akdeniz genellikle gelişen deniz ticaretiyle bilinmesine rağmen inşaatta kullanılan yapı malzemelerinin bölgeye ait olmasıdır. Karadağ ev mimarisinde evin bölge ile uyum içerisinde olması çok eski zamanlarda bölgede yaşamış kavimler doğanın bir ruhu olduğuna ve bu ruhun bozulmaması gerektiğine dair inançlarından kaynaklı olarak günümüze gelen bir diğer özelliktir. Günümüzde Karadağ’da doğal ve insan yapımı unsurlar arasında her zaman bir denge olması gerektiğine inanılarak çevreci yapılar inşa edilmektedir. Akdeniz mimarisinde yapıların peyzajın doğal bir parçası olarak görülmesi ev mimarisinde de etkisini göstermektedir. Kiremitli düşük eğimli çatılar, yüksek tavanlar, açık kat planı, bahçeler, teraslar ve avlular; Karadağ’da satılık ev arayanların dikkatlerini çekecek bölge mimarisinin en tipik unsurlarıdır.

Karadağ Ev Dekorasyonu Nasıldır?

Karadağ ev dekorasyonunda Akdeniz etkileri dikkat çekmektedir. Akdeniz mimarisinde iç ve dış mekan yaşamın birliğini sembolize edecek şekilde tam bir bütünlük içerisinde tasarlanmaktadır. Açık kat planı, bahçeler, teraslar ve avlular ile Kardağ’daki evlerin iç ve dış mekanları ya birbirlerine açılacak ya da birbirlerini çevreleyecek şekilde düzenlenmişlerdir.

Ünlü Karadağ Mimarlar Kimdir?

En ünlü Karadağ mimarı, aynı zamanda Karadağlı ilk kadın mimar olan Svetlana Kana Radević’dir. 21 Kasım 1937 doğumlu ve çalışmaları iki ulusal mimarlık ödülü ile tanınan Svetlana Kana Radević, 8 Kasım 2000’de hayatını kaybetmiştir.

Karadağlı ünlüler arasında sayılan Svetlana Kana Radević’in en bilinen eseri Hotel Podgorica’dır. Hotel Podgorica, Moraca Nehri’nin kıyısında tasarımında doğal malzemelerin tercih edildiği nehir manzaralı balkonları ile ünlü bir oteldir.

Paylaş: